10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/16461 E. , 2025/1252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 2023/11002 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91389 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91389 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın 22.09.2021 tarihli eylemi sebebiyle, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2022 tarihli ve 2021/87829 soruşturma, 2022/29 esas, 2022/24 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın evvelce 16.08.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2016 tarihli ve 2016/59556 soruşturma, 2016/1873 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin denetim süresi içinde 27.11.2019 tarihinde aynı nev’iden suçu tekrar işlediği gerekçesiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/28 esas, 2021/200 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/1585 esas, 2022/1941 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmakla,
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2016 tarihli ve 2016/59556 soruşturma, 2016/1873 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan 22.09.2021 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eyleminin kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle ihlal niteliğinde olmadığı gibi 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 27.11.2019 ve 22.09.2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bursa 32.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/20 Esas ve 2022/345 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1.Şüpheli hakkında, 22.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2022 tarihli ve 2021/87829 Soruşturma, 2022/29 Esas, 2022/24 sayılı iddianamesi ile Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2.Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/345 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
B. Dosya arasında bulunan Bursa 32.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/945 Esas, 2022/930 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1.Sanığın 16.08.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2016 tarihli ve 2016/59556 Soruşturma, 2016/1873 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 07.12.2016 tarihinde tutanakla okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği,
2.Şüphelinin 27.11.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2020 tarihli ve 2016/59556 Soruşturma, 2020/622 Esas, 2020/487 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3.Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/28 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/1585 Esas, 2022/1941 Karar sayılı ilamı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olduğu, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
5.Bozmadan sonra, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/945 Esas, 2022/930 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 07.02.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
6.Durma kararından sonra, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve 2023/22478 Soruşturma, 2023/781 Karar sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 22.09.2021 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılmıştır.
Sanık hakkında daha önceden 16.08.2016 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.12.2016 tarihli ve 2016/59556 Soruşturma, 2016/1873 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 27.11.2019 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/28 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararının, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/1585 Esas, 2022/1941 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasından sonra, yeniden yapılan yargılama sonucunda, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/945 Esas, 2022/930 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararından sonra Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden 17.05.2023 tarihli ve 2023/22478 Soruşturma, 2023/781 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibarıyla da usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
İnceleme konusu dosyada, doğrudan dava açılmasına dayanak alınan davada, durma kararı sonrasında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve 2023/22478 Soruşturma, 2023/781 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği dikkate alındığında, inceleme konusu 22.09.2021 tarihli eylemin, usulüne uygun şekilde verilip kesinleşmesi halinde ikinci kez verilen erteleme kararından önce işlenmiş hale geleceği, erteleme kararının bu eylemi de kapsayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceği anlaşıldığından;
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Mahkemesince, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/945 Esas, 2022/930 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, yeni bir erteleme kararı verilmiş olması halinde kararın usul ve yasaya uygun şekilde verilip kesinleşip kesinleşmediğinin irdelenmesi, derdest davalar var ise birleştirilmesi, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bursa 32.
Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/345 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.