Esas No
E. 2021/263
Karar No
K. 2025/40
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YEREL HUKUK MAHKEMESI

Yerel Hukuk Mahkemesi

E. 2021/263 K. 2025/40 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yerel Hukuk Mahkemesi, E. 2021/263, K. 2025/40, T. 12.02.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yerel Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/263
Karar No
2025/40
Karar Tarihi
12.02.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/263 Esas
KARAR NO: 2025/40
DAVA: TASARIM HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 24/01/2020
KARAR TARİHİ: 12/02/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun Tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunmakta olup, tasarımları Türk Patent Enstitüsüne 16.04.2019 tarihinden itibaren ... tescil numarası ile tescil başvurusu yapıldığını, davalı ...Ltd. Şti. Tarafından "...” markası ile üretim ve satışı yapıldığı tespit edildiğini, tasarım Hakkına Tecavüz davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olup, diğer davalı gerçek kişi ... davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan, davalı ... davaya taraf yapıldığını, davalı ...Ltd. Şti. tarafından "..." markası ile üretim ve satışı yapıldığı tespit edildiğini, tasarım hakkına tecavüz davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olup, diğer davalı gerçek kişi ... davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan, davalı ... davaya taraf yapıldığını, müvekkiline ait orijinal ürün örnekleri ile piyasadan temin edilen taklit ürün örnekleri sunularak davalıların iş yerlerinde delil tespiti yapılmış ve delil tespit dosyalarından alınan bilirkişi raporları ile tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edildiğini, ...D. İş sayılı delil tespit dosyasıyla davalının iş yerinde 11.12.2019 tarihinde gerçekleştirilen keşfe ilişkin tutanakta "Mağaza önünde davalı tarafın hal ve hareketlerinden dolayı 155'den koluk kuvvet desteği istenildiğini, fakat. Fakat vali güzergahından dolayı destek veremeyeceklerini söylediler. Avukat ... ile birlikte tespit edilmek üzere fotoğraf çekilmesine müsade edilmedi. Vergi levhası saklanıldı. Kolluk kuvvetiyle gelinmesi gerektiğini müsade etmeyeceklerini sözlü söylem ve tepkiyle karşıladılar. Bu esnada ürünü tespit ederek görselledim. Model üründen 7 seri turuncu ve yeşil olarak toplam 35 adet ürün tespit edilmiştir. Ürünler hızlıca toplanıp ortadan kaldırıldı. " denildiğini, davalı ... Şti. aleyhine ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...

D. İş sayılı delil tespit dosyasıyla davalının iş yerinde 16.12.2019 tarihinde gerçekleştirilen keşfe ilişkin tutanakta (Ek-12) " adreste tescilli modele benzer olarak 5 adet pembe, 5 adet mavi, 4 adet bordo, 5 adet tarçın ve 5 adet kahve olmak üzere toplam 24 adet model bulunmuştur" denildiğini, delil tespit dosyalarından alınan bilirkişi raporları ile davalıların müvekkilin tasarım hakkına tecavüz ettikleri tespit edildiğini, davalıların tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığını, 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı yüksek olan gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup bu iddiaların taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davalı müvekkilinin kullanmış olduğu ürünlerin davacıya ait tescilli marka ile aralarında benzerlik bulunmadığını, tesettür giyim sektöründe bulunan ortalama standartlara bakıldığı zaman üst ve alt iki parçanın uzunluk ve ebat olarak birbirine yakın olması kaçılmaz bir husus olduğunu, yine 25.10.2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde 3. numaralı tasarım bakımından önemli farklılıkların bulunduğu belirtildiğini, ilgili bilirkişi raporunda farklılıkların açıkça belirtilmesine rağmen; sonuç kısmında bu farklılıkların benzerliği azaltmaya yetmeyeceğine dair kanaatin kabulü mümkün olmadığını, ilgili tespit davasından alınan raporda tüm farklılıklar açık bir şekilde belirtilmesine rağmen; hiçbir hukuki dayanağı olmayan bilirkişi görüşü esas alınarak hüküm kurulması kabul edilemez nitelikte olduğunu, ilgili bilirkişi raporunda kumaş türlerinin de aynı olduğu belirtilmiş ise de; bu durumda gerçeği yansıtmamakla birlikte; alınan raporun ne denli eksik olduğunu gösterdiğini, 13. numaralı tasarımlar bakımından da davalı müvekkile ait modelin tamamen farklılık arz ettiği belirtilmiştir. görsellerden de anlaşılacağı üzere davacının modeli fermuarlı ve düğmeli ve cepsiz iken davalının modeli beli tamamen lastikli ve her iki yanında torbalı cepli olduğu belirtildiğini, bu farklılıklara rağmen modellerin birlikte kombin yapıldığında benzerlik taşımasının hiçbir imkânı kalmadığını, zira 13. numaralı tasarımın farklılığı itibariyle benzer hiçbir yanı bulunmadığını, kullanılan ürünlerin kumaşı bakımından raporda herhangi bir hususa değinilmediğini, davalı müvekkiline ait modelde kullanılan ürünün kumaşı son zamanlarda çokça terci edilen “...” kumaştan üretilmiş olup davalıya ait modelle aralarında gözle görülebilecek farklılıklar bulunduğunu, davacının modeli ile benzer olduğuna dair kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı müvekkilimizin delil tespiti esnasında da belirtmiş olduğu söz konusu ürünlerden birer seri numune model olarak üretildiğini , seri üretime geçilmediğini, bu sebeple müvekkili tarafından davacıya ait olduğu iddia edilen modelden herhangi bir satış, pazarlama yapılmadığı gibi müvekkil tarafından söz konusu ürünlere ilişkin herhangi bir ticari kar da söz konusu olmadığını, davaya konu modellerin herhangi bir ayırt edicilik ve yenilik özelliği önüne alındığında bu modellere ilişkin tescilin hükümsüzlüğü gerektiğini, 25.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin olarak 3 no'lu tasarım açısından yapılan tespitte karıştırılma ihtimallerin değerlendirilmesinde gerekçesiz ve yetersiz tespit yapıldığını, davalı müvekkili aleyhine haksız olarak ikame edilen iş bu davanın reddini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'a tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap sunmadığı tespit edilmiştir.

CEVABA CEVAP : Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davalının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu tespit edildiğini, anılan delil tespit dosyasıyla davalının iş yerinde 16.12.2019 tarihinde gerçekleştirilen keşfe ilişkin tutanakta " adreste tescilli modele benzer olarak 5 adet pembe, 5 adet mavi, 4 adet bordo, 5 adet tarçın ve 5 adet kahve olmak üzere toplam 24 adet model bulunmuştur" denildiğini, delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda da anılan yasa hükmü gereğince farklılıklardan çok ortak noktalara odaklanılarak benzerlik incelemesi yapılmış ve davalı ürünün müvekkil tasarımının birebir benzeri olduğu tespit edildiğini, dolayısı ile bilirkişi raporunda yasaya uygun olarak inceleme yapılarak, benzerliklerin tespit edildiğini, davalının, delil tespit dosyası içeriğine yapacağı itirazları ancak kanuni süre içerisinde delil tespit dosyasına yapabileceğinden eldeki davada değerlendirilmeleri mümkün olmadığını, bu sebeple davalının bu yöndeki beyanlarının reddi gerektiğini, delil tespit dosyalarından alınan bilirkişi raporu ile davalıların müvekkilin tasarım hakkına tecavüz ettikleri tespit edildiğini, mahkemenizce de delil dosyalarında yer alan orijinal ve taklit ürün örnekleri üzerinde mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesiyle de davalıların tasarım hakkına tecavüz ettikleri tespit edileceğini, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...

D. İş sayılı delil tespit dosyasında davalıca ...markasıyla üretilerek piayasaya sürülmüş ürün örneği yer almakta olup;

söz konusu taklit ürün piyasadan satın alınarak delil tespit dosyasına sunulduğunu, eldeki davanın konusunu müvekkil tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği değil, davalının tasarım hakkına tecavüz eylemi oluşturmakta olduğunu, dolayısıyla eldeki davada tasarım hakkına tecavüz dışında, yenilik ve ayırt ediciliğine inceleme yapılması mümkün olmadığını, davalıca hükümsüzlük açılmaksızın somut her hangi bir delile dayanılmaksızın soyut ifadeler ile müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edici niteliğe haiz olmadığı iddia edilemeyeceğini, müvekkilinin kazancını esas itibariyle kendisinin tasarladığı başkalarınca üretilip satılmayan özgün kıyafetler üretip satarak kazanmakta olduğunu, davalıların da müvekkilin fikri emeğini izinsiz ve bedelsiz olarak kullanmak suretiyle müvekkiline karşı haksız olarak birçok alternatif pazarın oluşmasına neden olduğunu, böylesi bir rekabet sonucu müvekkil pazarını büyük ölçüde kaybetmiştir. 6769 sayılı Kanunun 151/2.a maddesine göre talep ettiklerini, bu noktada mahkemece yapılacak tazminat hesabında, tazminat hesabının başlı başına davalının ticari kayıtları esas alınarak yapılması mümkün olmadığını, dava dilekçelerinde açıklanıldığı üzere tekstil sektöründe tekil değil, seri(çoklu) üretim yapılmakta olup; seri üretimde beden ve renk dağılımına göre en az 2500 -3000 adet üretim yapılmakta olduğunu, davalı toptan üretim ve satım yaptığı için tecavüzünün boyutları Türkiye çapından birçok konfeksiyon üreticisi ve perakendecisinin bilgisine ulaşmış olduğunu, davaya konu ürün bakımından müvekkilinin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, delil tespiti için yapılan masraflar da müvekkilin bu eylem nedeniyle uğradığı zarar kapsamında olup delil tespit dosyası kapsamındaki harç, keşif ve bilirkişi ücretlerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir.

İKİNCİ CEVAP: Davalı ...Ltd. Şti. vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava ve cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamakta olup bu iddiaların tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, cevap dilekçelerinde de belirttikleri gibi müvekkilinin davacı yana ait endüstriyel tasarıma hakkına tecavüz oluşturmaya yönelik kasti veya ihmali bir kullanımı söz konusu olmadığını, dava konusu ürünlerden birer seri model üretildiğini davacı ...'na ait olduğunu öğrenilmiş olduğundan üretime geçilmesinden vazgeçilmiş olduğunu belirttiklerini, davacının cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi 2500-3000 adet gibi yüksek miktarda üretim kesinlikle yapılmadığını, Kaldı ki davacının bu iddiası mesnetten yoksun olup, soyut bir iddiadan öteye geçmediğini, bu şekilde bir varsayım ile hüküm kurulması hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, davalı müvekkilinin davacının endüstriyel tasarım hakkına ilişkin olarak delil tespitine kadar herhangi bir bilgisi bulunmadığını, bu hususa ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir kastı veya ihmali olmadığı gibi delil tespitinden evvel davalı yan tarafından müvekkiline herhangi bir bildirim veya ihtar da gönderilmediğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak dava konusu ürünleri tescil etmiş olduğu haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiği açıkça ortada olduğunu, nitekim tesettür giyim sektöründe bulunan ortalama standartlara bakıldığı zaman üst ve alt iki parçanın uzunluk ve ebat olarak birbirine yakın olması kaçılmaz bir husus olduğunu, salt boyut veya şekil gibi temel özelliklerin ortak olması ile ürünlerin aynı olduğu kabulü halinde piyasada haksız rekabet hali oluşturduğunu, davaya konu modellerin herhangi bir ayırt edicilik ve yenilik özelliği arz etmediği göz önüne alındığında bu modellere ilişkin tescilin hükümsüzlüğü gerektiğini, her iki model kullanılarak meydana getirilen kombinin davacıya ait modellerle benzer olmadığı ve müşteri tarafından tercih sebebi olabilecek ayırt edici özellikler taşıdığı açıkça ortada olduğunu, bu özelliklerin birkaçı bilirkişi raporunda da belirtildiğini, Bu hususa ilişkin olarak yeni bir bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alınmasını mahkemeden talep etiklerini belirtmiş ve davalı müvekkili aleyhine haksız olarak ikame edilen iş bu davanın reddini, Tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişti DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, belirsiz alacak davası hükümlerine göre arttırılmak üzere SMK 151/2-a maddesine göre hesaplanmak suretiyle şimdilik 1.000TL maddi tazminat ve 20.000TL manevi tazminat ile hükmün ilanına istemlerine ilişkindir. Davacı adına tescilli "..." numaralı tasarım tescil belgesi TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. Mahkememizin 2019/285 D.İş esas sayılı dosyası ile ...

2.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. Taraf vekillerinin değişik iş dosyaları, tescil kayıtları, ürün numuneleri, taraf ticari defterleri ile bilirkişi incelemesine delil olarak dayandıkları görülmüştür.

Mahkememizin ön inceleme duruşmasında ara kararı ile davalı şirketler arasında hukuki veya organik bağ bulunmadığından dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...Ltd Şti ile ... hakkında açılan davanın bu davadan tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kayıt edilmesine, (Mahkememizin ... D.İş dosyasının yeni esas alan dosyaya eklenmesine) davalılar ... Şti ve ... aleyhine açılan davanın yargılamasının işbu esas üzerinden devamına karar verilmiştir.

HMK'nın 266. maddesi kapsamında mahkememizce görevlendirilen endüstriyel tasarım uzmanı ..., sektör bilirkişisi ... ve mali bilirkişi Fatih Aydın tarafından düzenlenen 05/08/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile ...D. iş dosyası kapsamında alınan raporda yer alan davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile ... D. iş dosyası kapsamında alınan raporda yer alan davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, takım olarak üretilen ve satılan ürünler ikili takım olup benzer olarak algılanan elbise/tunik ve farklı olarak algılanan etekten oluştuğu, her bir ürünün bütün halinde satılmasının zorunlu olduğu, diğer bir ifade ile benzer olmayan kısım olmadan elbisenin anlam ifade etmeyeceği Mahkemece takdir edilirse bu durumda, 6769 sayılı Kanunun 151/2. maddesine göre davalının rekabeti olmasaydı, davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 720.185,04 TL olacağı, ürünün benzer olmadığı tespit edilen kısmı olmadan da satılabileceği ve kullanılabileceği takdir edilirse bu durumda toplam kârlılık tutarı olan 720.185,04 TL üzerinden oransal bir saptama yapılması ve toplam tutardan düşülmesi gerektiğini bildirmişlerdir.

HMK'nın 266. maddesi kapsamında mahkememizce görevlendirilen Sınai haklar uzmanı ..., marka - tasarım uzmanı ... ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacının ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescilli Ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkileri ve formal yapı kriterlerini kapsayan tüm özellikleri ve aksesuarı(kemer) ile davalı ürünü incelendiğinde, davalının, davacının endüstriyel tasarım tescilli ürününden yüksek oranda esinlendiği, ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkilerinde türev üretme üzerine tasarım oluşturduğu, kısmi farklılığa rağmen bütünsel bakışta benzer teşkil ettiği, bilinçli tüketici nezdinde aynı ürün ailesinin eşdeğer bir ürünü olarak algılanacağı ve sonuçta tasarımların aynı/ benzer olarak algılanacağına, davacının .... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescilli Ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkileri ve formal yapı kriterlerini kapsayan tüm özellikleri ile davalı ürünü incelendiğinde, tasarımlar arasında farklılık bulunduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılanacaklarına, SMK 151/2-a maddesi kapsamında maksimum tazminatın taraf ticari defterleri üzerinde mali bilirkişinin tespitlerine göre 111.098,12 TL tazminat hesap edilebileceği, ancak zararın net olarak tespitinin somut olayda mümkün olmadığı, çünkü davalının işyerinde tespit edilen 35 adet ürün tespit edilmekle sırf bu kadar ürün üzerinden tazminat hesabı gerçek zarar miktarını ortaya koymaya yeterli olmadığı gibi, seri üretim dikkate alınarak 500 adet kesim üretim yapılmasına göre farazi bir hesap da dosya oluşuna uygun düşmemekte olduğu, bu çerçevede maddi tazminatın TBK 50 ve 51 çerçevesinde Mahkemece Takdir edilmesinin uygun olacağı, bu doğrultuda davalı işyerinde tespit olunan adetler, tasarımın elbise tasarımı olması ve seri üretilse dahi bu süresi üretimin davalı tarafça satışa arz edilip edilmeyeceğinin tespit olunamaması karşısında maddi tazminatın Takdiri Mahkemeye ait olmak ve Mahkemenin takdirinde yol gösterici olmak adına 10.000 TL olabileceği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre haksız rekabetin varlığına hükmedilmesi halinde davacı lehine münasip manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceğinden manevi tazminat hususunda Takdirin Mahkemeye ait olacağını bildirmişlerdir.

Mahkememizce görevlendirilen Sınai haklar uzmanı ..., marka - tasarım uzmanı ...ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/07/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacının ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescilli Ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkileri ve formal yapı kriterlerini kapsayan tüm özellikleri ve aksesuarı(kemer) ile davalı ül incelendiğinde, davalının, davacının endüstriyel tasarım tescilli ürününden yüksek oranda esinlendiği, ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkilerinde türev üretme üzerine tasarım oluşturduğu, kısmi farklılığa rağmen bütünsel bakışta benzer teşkil ettiği, bilinçli tüketici nezdinde aynı ürün ailesinin eşdeğer bir ürünü olarak algılanacağı ve sonuçta tasarımların aynı/benzer olarak algılanacağına, davacının... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescilli Ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkileri ve formal yapı kriterlerini kapsayan tüm özellikleri ile davalı ürünü incelendiğinde, tasarımlar arasında farklılık bulunduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılanacaklarına, SMK 151/2-a maddesi kapsamında maksimum tazminatın taraf ticari defterleri üzerinde mali bilirkişinin tespitlerine göre 111.098,12 TL tazminat hesap edilebileceği, ancak zararın net olarak tespitinin somut olayda mümkün olmadığı, çünkü davalının işyerinde tespit edilen 35 adet ürün tespit edilmekle sırf bu kadar ürün üzerinden tazminat hesabı gerçek zarar miktarını ortaya koymaya yeterli olmadığı gibi, seri üretim dikkate alınarak 500 adet kesim üretim yapılmasına göre farazi bir hesap da dosya oluşuna uygun düşmemektedir. Bu çerçevede maddi tazminatın TBK 50 ve 51 çerçevesinde Mahkemece Takdir edilmesinin uygun olacağı, bu doğrultuda davalı işyerinde tespit olunan adetler, tasarımın elbise tasarımı olması ve seri üretilse dahi bu süresi üretimin davalı tarafça satışa arz edilip edilmeyeceğinin tespit olunamaması karşısında maddi tazminatın Takdiri Mahkemeye ait olmak ve Mahkemenin takdirinde yol gösterici olmak adına 10.000 TL olabileceği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre haksız rekabetin varlığına hükmedilmesi halinde davacı lehine münasip manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceğinden manevi tazminat hususunda Takdirin Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.

Mahkememizce görevlendirilen Sınai haklar uzmanı ..., marka - tasarım uzmanı ... ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/09/2024 havale tarihli bilirkişi 2.ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacının .. numaralı Endüstriyel Tasarım Tescilli Ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkileri ve formal yapı kriterlerini kapsayan tüm özellikleri ve aksesuarı(kemer) ile davalı ürünü incelendiğinde, Davalının, Davacının Endüstriyel Tasarım Tescilli Ürününden yüksek oranda esinlendiği, ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkilerinde türev üretme üzerine tasarım oluşturduğu, kısmi farklılığa rağmen bütünsel bakışta benzer teşkil ettiği, bilinçli tüketici nezdinde aynı ürün ailesinin eşdeğer bir ürünü olarak algılanacağı ve sonuçta tasarımların aynı/ benzer olarak algılanacağına, davacının ... numaralı endüstriyel tasarım tescilli ürünün ölçü/oran, biçim dili, gövde ilişkileri ve formal yapı kriterlerini kapsayan tüm özellikleri ile davalı ürünü incelendiğinde, tasarımlar arasında farklılık bulunduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılanacaklarına, görünüm SMK 151/2-a maddesi kapsamında maksimum tazminatın taraf ticari defterleri üzerinde mali bilirkişinin tespitlerine göre 111.098,12 TL tazminat hesap edilebileceği, ancak zararın net olarak tespitinin somut olayda mümkün olmadığı, çünkü davalının işyerinde tespit edilen 35 adet ürün tespit edilmekle sırf bu kadar ürün üzerinden tazminat hesabı gerçek zarar miktarını ortaya koymaya yeterli olmadığı gibi, seri üretim dikkate alınarak 500 adet kesim üretim yapılmasına göre farazi bir hesap da dosya oluşuna uygun düşmemektedir. Bu çerçevede maddi tazminatın TBK 50 ve 51 çerçevesinde Sayın Mahkemece Takdir edilmesinin uygun olacağı, bu doğrultuda davalı işyerinde tespit olunan adetler, tasarımın elbise tasarımı olması ve seri üretilse dahi bu süresi üretimin davalı tarafça satışa arz edilip edilmeyeceğinin tespit olunamaması karşısında maddi tazminatın Takdiri Mahkemeye ait olmak ve Sayın Mahkemenin takdirinde yol gösterici olmak adına 10.000 TL olabileceği bildirilmiştir.

Davacı vekilinin belirsiz alacak davası kapsamında talep arttırım dilekçesi sunduğu, arttırılan maddi tazminat miktarı yönünden nispi harcı yatırdığı, dilekçenin davalı ile davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.

Huzurdaki davada; davacı adına tescilli ... tescil numaralı başvuru formundaki 3 ve 13 numaralı tasarımların taklitlerinin davalılar tarafından üretilmekte ve satışa sunulmakta olduğu iddiasına dayalı olarak tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, SMK'nın 151/2-a maddesi gereğince maddi ve manevi tazminat istemlerinin mevcut olduğu görülmüştür. Davalı şirket ise tasarımların benzer olmadığı gibi belirgin farklılılar haricinde aynı sektörde - tesettür giyim özelinde; giyim ürünlerinin uzunlukları, boyları gibi hususların benzerliklerinin olağan karşılanmasının gerektiğini, delil tespiti sırasında incelenen modellerin tarafınca üretildiğini ancak seri üretime geçilmediğini, Yargıtay tarafından verilen kararlarda da sıklıkla özgün olmayan (yaratıcı bir fikir) niteliği taşımayan ticari hayatta sıklıkla kullanılan özellikler barındıran ürünlerin aynı veya benzerlerinin kullanımına katlanması gerektiğini, davacı tarafın tasarımında bir ayırt edicilik olmadığını, tasarımın hükümsüzlüğünün gerektiğini savunmuştur.

Davacının tescilli tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını ileri sürmüş ise de davaya konu tasarım yönünden hükümsüzlük davasının açıldığını gösterir herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Değişik iş dosyası ile yapılan tespitlerde incelenen ürünlerin davalılar tarafından üretilip /satışa sunulduğu taraf beyanları kapsamında sabit olup ihtilafın davalılarca üretilip/ satışa sunulan ürünlerin davacının tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil edip etmediği, tecavüz teşkil etmekte ise talep edilmesi mümkün ise tazminat miktarının takdiri noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Dava tarihi itibari ile tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.

b)Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

c)Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz sayılmıştır.

SMK'nın 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; gerek değişik iş dosyası kapsamında gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasında davacı adına tescilli tasarım ile davalıların üretip/ satışa sunduğu ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirlendiğinden ve SMK kapsamında tescil edilen tasarımın tescilli olduğu süre boyunca hak sahibine koruma alanı sağladığından dolayı somut olayda davalının davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz teşkil eden eylemlerinin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, tasarımsal incelemede davacının tescilli tasarımı ile iltibas oluşturan ürünlerin davalı işletmesinde üretilip/ satışa arz edilmesine dayalı eyleminin SMK'nın 81. maddesi gereğince davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 234. maddesi; ''(1) Şirketi temsil yetkisini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni olarak şirket adına yapılmış olan işlemlerden dolayı, şirket alacaklı ve borçlu olur. (2) Bir ortağın şirkete ait görevlerini yerine getirirken işlediği haksız fiillerden şirket de doğrudan doğruya sorumludur.'' şeklinde düzenlenmiş olup tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklandığından ve özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceğinden temsile yetkili kişilerin de şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsilen sorumlu olmasının gerektiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve kararın ilanına karar verilmesi gerekmiştir.

Somut olayda davacı tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-a kapsamında talep etmiş olup sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre maddi tazminat miktarının hesaplanmasını talep etmiştir. Her ne kadar davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi kapsamında davacı beyannameleri ile farazi işletme kârlılığı üzerinden yapılan 111.098,12 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte tazmini talep edilmiş ise de davacının dava konusu tasarımdan kaç adet ürettiği ve sattığı, davalıların ise ele geçen adet dışında tecavüze konu ürünlerden kaç adet üretip sattığının ve bu ürünlerin satışından ne miktarda kâr elde ettiğinin net olarak tespit edilemediği, davacının da dayanak tasarımdan ne kadar satış yaptığına dair yazılı faturaların ispata elverişli usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde denetlenemediği gibi zararın net olarak tespitinin somut olayda mümkün olmadığı, davalının işyerinde tespit edilen 35 adet ürün tespit edilmekle sırf bu kadar ürün üzerinden tazminat hesabı gerçek zarar miktarını ortaya koymaya yeterli olmadığı gibi, seri üretim dikkate alınarak 500 adet kesim üretim yapılmasına göre farazi bir hesabın da dosya oluşuna uygun düşmediği tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında tasarımın kullanıldığı süre, tasarımın niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Nitekim tazminat hukuku kapsamında yapılacak bir değerlendirme, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminatın belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Gerek davacı gerekse davalıların küçük/orta çaplı işletmeler niteliğinde olduklarının mali kayıtlarından anlaşıldığı, davacının farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasını talep etmesinin tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere hazır giyim firmalarında imal edilen ya da satılan ürün çeşidinin piyasada birden çok firma tarafından yapıldığı, tüketici nezdinde alternatif ürünlerin çok çeşitli olması, davalı firmanın olası satış kapasiteleri, pazardan aldıkları pay, pazardaki diğer aktörlerin davranışları gibi bir çok farazi etkenin bulunduğu, dava konusu tescilli tasarımların trend olan, tüketicinin çok tercih ettiği, ödül almış modellerden olmadığından tüketicinin bu tasarımının benzerini tercih için piyasada bir çok alternatifinin bulunduğu, dolayısıyla 500- 2500 gibi kesimlerin ancak çok sayıda rağbet gören/ trend olmuş tasarımlar için söz konusu olabileceği gözetildiğinde, davacının farazi ihtimale dayalı taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle;

TBK'nın 50. ve 51. maddeleri uyarınca tazminat tutarının hakkaniyete göre belirlenmesinin gerektiği, buna göre tasarım hakkına tecavüz yönünden 20.000-TL maddi tazminat takdir edilmesinin somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının tasarımının tescilli olduğu süre, tasarımın niteliği, davalıların kusur durumu, tasarımı kullandığı süre / ürün miktarı, satış hacimleri dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz yönünden 20.000-TL manevi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış olup davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,

A- Davalılar ...Şti ile davalı ...'un davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, B- 20.000TL maddi tazminatın 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılar ... Ltd. Şti ile davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, C- 20.000TL manevi tazminatın 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılar ... Şti ile davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, D-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL ilam harcından tamamlama ve peşin harcın mahsubu ile eksik 134,14 TL harcın davalılardan tahsiline,

3.Kabul edilen tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulması talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4.Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5.Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6.Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd. Şti 'ne verilmesine,

7.Davacı tarafın yaptığı 54,40 TL başvuru harcı, 717,26 peşin harç, 1.881,00 TL tamamlama harcı, 923,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 15.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.576,16 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 13.374,83 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog