5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/4645 E. , 2024/10014 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçelesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., Çukurca Mahallesi 26149 ada 3 (eski 2) parsel sayılı taşınmazın imar planında Özel Sağlık Tesisi Alanı olarak ayrıldığını ve davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza belediyece fiili el atma söz konusu olmadığını, davanın görüleceği yargı mercinin idare mahkemeleri olduğunu, dava konusu alanda idarece yapılmış bir faaliyet söz konusu olmadığını, Orman Bakanlığı ve Orman İşletme Genel Müdürlüğü ile çekişmeli olan bir alana idarece fiilen el atılmasının mümkün olmadığını, son yapılan parselasyon planı ile davacının hisselerinin özel sağlık tesisleri alanı kullanımındaki imarın 26149 ada 3 sayılı parsele geçtiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atmanın olmadığını, idari yargının görevli olduğunu, imar planındaki konumu dikkate alındığında maliklerin tasarruf imkanının kısıtlanmadığını, özel sağlık tesis alanı olduğunu, husumet düşmediğini, taşınmazın etrafının tel örgü ile çevrilerek ağaçlandırılmasından Orman Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, bedelin fazla, kararın hatalı olduğunu, faizde ıslah tarihinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 11.261,00 m² yüzölçümlü olarak 1988 onay tarihli imar planında "Sosyal Tesis Alanı" kullanımına ayrılmış iken 1997 onay tarihli revizyon imar planı ile "Çankaya Belediyesi Sağlık Tesis Alanı" kullanımına ayrıldığı, ancak Sağlık Bakanlığınca kamulaştırılmasının mali külfet getireceği, bu nedenle özel şahıslara ait kısımların kullanımdan çıkartılmasını talep etmesi ve açılan el atma davaları nedeniyle kullanım kararının "Özel Sağlık Tesisi Alanına" dönüştürülmesine ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin Çankaya Belediye Meclisinin 02.06.2015 tarihli ve 418 sayılı kararıyla uygun görülerek, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.08.2015 tarihli ve 1534 sayılı kararıyla onaylandığı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile mülkiyeti şahıslara ait olan 9.132 m²lik 26149 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kullanım kararının "Özel Sağlık Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, kamu mülkiyetinde kalan yaklaşık 2.129 m²lik kısmın ise sağlık tesis alanı olarak düzenlendiği, taşınmaz üzerinde kullanım amacına uygun herhangi bir yapı ya da tesis bulunmamakla birlikte etrafının tel çitle çevrilmek suretiyle ağaçlandırıldığı, dava konusu taşınmazın paydaşlarınca ... aleyhine açılan ve davanın kabulüne dair verilen kararların istinafı üzerine Daireye intikal eden dava dosyalarında, 2011 yılında açılan davalarda taşınmaza fiili el atmanın olmadığının tespit edildiği ancak 2012 yılında açılan davalarda hukuki el atma olduğundan bahisle görev uyuşmazlığı çıkartılan davalarda Danıştay Başsavcılığı tarafından fiilen el atmanın varlığı kabul edilerek taleplerin reddedildiği ve davaların adli yargıda görüldüğü, taşınmazın paydaşlarınca ... aleyhine Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/322 Esas, 2013/463 Karar sayılı dosyasında açılan davada, davanın kabulüne dair kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2015/18853 Esas, 24091 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, yine taşınmazın paydaşlarınca Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/175 Esas, 2017/188 Karar sayılı dosyasında ... aleyhine açılan davanın kabulüne dair kararın istinaf edilmesi üzerine Dairenin 2017/3050 Esas, 2018/114 Karar sayılı ilamı ile davalı idarenin istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2018/5476 Esas, 2019/17546 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın daha önceki imar planında Çankaya Belediyesi Sağlık Tesis Alanı olarak ayrıldığı, iş bu idare tarafından etrafı tel çitle çevrilip el atılarak üzerinde ağaçlandırma yapıldığı, açılan davaların tarihlerine ve seyrine bakıldığında bu el atma olgusunun 2011 yılından sonra gerçekleştirildiği, daha sonra imar plan revizyonuna gidilerek taşınmazın Özel Sağlık Tesisi Alanı olarak ayrılmasının mevcut el atmayı ortadan kaldırmadığı, taşınmazda şahısların tasarruf imkânının tamamen ortadan kaldırıldığı ve mülkiyet hakkının özüne zarar verildiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığını, ne var ki nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;
istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 26149 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1988 onay tarihli imar planında "Sosyal Tesis Alanı" kullanımına ayrılmış iken 1997 onay tarihli revizyon imar planı ile "Çankaya Belediyesi Sağlık Tesis Alanı" kullanımına ayrıldığı, Sağlık Bakanlığınca kamulaştırılmasının mali külfet getireceği, bu nedenle özel şahıslara ait kısımların kullanımdan çıkartılmasını talep etmesi üzerine 2015 yılı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile aynı yerde mülkiyeti şahıslara ait olan 9.132 m²lik 26149 ada 3 parsel sayılı taşınmaza şuyulandığı ve imar planında kullanım amacının "Özel Sağlık Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, dosya içindeki fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaza ağaçlandırma yapılmak ve etrafı tel örgü ile çevrilmek suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmıştır.
4.Buna göre; Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyalarında davalı idarece el atıldığının kabul edildiği ve davalı idarenin dava konusu taşınmaza paydaş olduğu da gözetildiğinde kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
5.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.