5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/4576 E. , 2024/10207 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Bursa ili, ..., Mahallesi 258 ada 126 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2018 tarihli ve 2017/273 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli 2019/413 Esas, 2020/Karar sayılı kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'da öngörülen zirai net gelir yöntemine uygun şekilde değer biçen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında hata yapılmadığı, taşınmazın sulu tarım arazisi olması sebebiyle uygulanan kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı ile bulunan metrekare birim fiyatının, ayrıca kamulaştırmadan arta kalan alanın yüzölçümü ve kullanım amacı gözetildiğinde uygulanan değer azalışı oranının adil ve makul olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan 576,77 m²lik kısmın yüzölçümü, geometrik durumu, bilirkişi raporundaki özelikleri ile kamulaştırma amacı nazara alındığında bu bölümün kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından bu kısmın tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken değer azalışı olduğu kabul edilerek aza hükmedilmesi ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan hükümlerin Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği nazara alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, Yargıtay tarafından İzmir-Kemalpaşa dosyalarında üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceği kuralının uygulandığını, ancak bu durumun o bölgede yaşanan soğuk zararı sebebine dayalı olağandışı bir gerekçeye dayandığını, olağandışı bir durum söz konusu olmayan Karacabey ilçesinde üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceği kuralının uygulanmaması gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, arsa olarak kabul edilmediği takdirde kapitalizasyon faiz oranının %3, objektif değer artışı oranının %500 olarak uygulanması gerektiğini, taşınmazların 2019 yılında 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içine alındığını, bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, bölgedeki özel sektör kamulaştırmaları sebebiyle Nilüfer ve Karacabey İlçe Tarım Müdürlüğü resmi verilerinin kasıtlı olarak düşük tutulduğunu, münavebe cetvelindeki ürünlerin verim ve fiyat verisi ortalamalarının yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca açılan davalarda tescil ve terkine ilişkin hükümler kesin olup, tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince tescil ve terkin yönünden kesin olarak hüküm kurulup, infaz için ilgili Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesi gerekirken, tescil ve terkin işlemi için kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bir kısım davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan "Karar kesinleştiğinde" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "Terkin hükmü kesin olduğundan" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.