Esas No
E. 2024/3815
Karar No
K. 2024/10331
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/3815 E.  ,  2024/10331 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/207 Esas, 2023/15 Karar
DAVA TARİHİ: 12.02.2020
KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin malik olduğu Çorum ili, ..., Salur köyünde kayıtlı 1020 parsel sayılı taşınmazda Obruk Baraj göletinin sürekli taşkınlığının olması veya taban suyunun artması gibi nedenlerden dolayı tarımsal faaliyetlerin yapılmaz hale geldiğini, bu durumun Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/9 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini, Çorum Valiliği Kamulaştırma Komisyonuna hitaben tespit ve bilirkişi raporunu sunarak kamulaştırılmasının talep edildiğini, taraflarına olumsuz cevap verildiğini, fiilen el atılan taşınmazın müvekkilinin edinme tarihinden itibaren oluşan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin en yüksek mevduat faizi ile ödenmesine ya da kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın kamulaştırılmasına, dava masraf ve vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Obruk Barajı için kamulaştırma çalışmalarının tamamlanmadığını, bazı taşınmazlar için mahkeme süreci bazı taşınmazların ise kamulaştırma işlemlerinin devam ettiğini, 194 parselin ifrazı ile oluşan 1020 ve 1021 sayılı parsellerden 1021 sayılı parsel sayılı taşınmazın müvekkili idare tarafından kamulaştırılmadığını, 1021 parsel sayılı taşınmazın su kotunun üzerinde kaldığı için kamulaştırma planlarına alınmadığını, barajdan kaynaklı bir zararın bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2020/43 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli ve 2021/3095 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli ve 2021/3095 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın baraj gölü suyunun yükselmesi nedeniyle sürekli su altında kalıp kalmadığı, zaman zaman su altında kalıyor olması halinde bu durumun taşınmazların tarım arazisi olarak kullanımına engel teşkil edip etmediğinin, jeoloji mühendisinin de katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılıp tespit edilerek alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; metrekare birim bedelinin bozma öncesi alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen bedelden yüksek belirlendiğini, taban suyu yüksekliğinin debinin bölgedeki drenaj sorunundan kaynaklı olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, kapitalizasyon faizi oranının hatalı belirlendiğini, bedel hesaplanırken verimin ve fiyatın yüksek, masrafın düşük alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu arazi niteliğindeki taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü ile 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.