Esas No
E. 2023/4141
Karar No
K. 2024/4929
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

6. Hukuk Dairesi

E. 2023/4141 K. 2024/4929 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4141, K. 2024/4929, T. 17.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4141
Karar No
2024/4929
Karar Tarihi
17.12.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

6. Hukuk Dairesi         2023/4141 E.  ,  2024/4929 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/34 E., 2023/259 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Konut Yapı Kooperatifi vekili

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... İnşaat Malz. Enformasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince duruşmasız, davalı T.H.S.S. Nişantaşlılar Konut Yapı Kooperatifi vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalılardan T.H.S.S. Nişantaşlılar Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat ..., dahili davalılardan ..., ..., ... ile davacı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilleri ... ile ...’ın diğer müvekkili ... İnş. Malz. Enfor. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları ve yetkilileri olduğunu, davalı S.S. ....... Sitesi Konut Yapı Kooperatifi ile müvekkili şirket arasında Konya ili ...ilçesi Nişantaşı Mahallesi 17463 ada 7 parsel B Blok zemin kat 8 no.lu dükkan ile aynı yer C Blok zemin kat 6 ve7 no.lu bağımsız bölümlerin satışı hususunda anlaştıklarını, binada eksikler olması nedeniyle eksik işlerin müvekkilleri tarafından yapılarak satış bedelinden düşülmesini kararlaştırdıklarını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve taşınmazların müvekkilleri adına tescil edildiğini, bu süre zarfı içerisinde kooperatifin tasfiye haline girdiğini, tasfiye memurlarınca açılan davalar sonucunda dava konusu taşınmazların davalı kooperatif adına tesciline karar verildiğini, müvekkillerinin sözleşme gereğince ödeme yaptıkları halde mağdur olduklarını, kooperatifin haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların rayiç değerlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, olmadığı takdirde müvekkillerince ödenen bedeller ile yapılan işlerin toplam tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların müvekkilinden bir hak iddia edemeyeceklerini, varsa alacaklarını davalı ...'tan talep edebileceklerini, kooperatifin taraf ehliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekilinin zimmet davasından beraat ettiğini, mahkeme kararı ile taşınmazların davalı kooperatif adına tescilinin yapıldığını, yaptığı işleri kooperatif adına yaptığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve davalı ... davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 15.11.1999 tarihli harici satış sözleşmesi gereğince taşınmaz bedellerinin nakit ve imalat yapılmak suretiyle ödendiği, taşınmaz tapularının davacılar ... ve ...'a devredildiği, ancak davalı kooperatifin tasfiye haline girmesinden sonra mahkeme kararı ile taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek Kooperatif adına tesciline karar verildiği, davacının uğradığı zararın tespit edilerek sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde sözleşmeyi imzalayan davalılar ve kooperatiften tahsiline karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, buna göre dava tarihinde taşınmazların rayiç değerlerinin toplam 1.237.500,00 TL olduğunun tespit ve rapor edildiği, davalı kooperatifin genel kurul kararı olmaksızın taşınmazların satışının yapılmasında davacı tarafın bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.237.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatif, ..., ... ve ölü davalı ...'un aktif terekesinden müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar ... ve ... İnşaat Malz. Enformasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince duruşmasız, davalı T.H.S.S. Nişantaşlılar Konut Yapı Kooperatifi vekilince duruşmalı olarak süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilleri ve davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı kooperatif adına yönetim kurulu başkanı ..., ... ve muhasip üye ... ile davacı şirket adına ... ve ... arasında düzenlenen 15.11.1999 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ile 3 adet dükkanın davacı şirkete 330.000 DM karşılığında satışı kararlaştırılmış, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen 15.11.1999 tarihli sözleşmede ise dükkanların bulunduğu binanın bir kısım inşaat işinin yapımını davacı şirket üstlenmiş, yapılan imalat bedelinin güncel fiyatlara göre belirlenmesi ve satış bedelinden düşülmesi kararlaştırılmıştır.

Dava konusu dükkanlar 10.04.2002 tarihinde davacılar ... ile ... adına tapu sicilinde kaydedilmiş, davacı kooperatifin tasfiye sürecine girmesi üzerine, tasfiye memurları tarafından davacılara karşı açılan Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/464 Esas, 2013/614 Karar sayılı dava dosyasında tapu iptali ve tescil ile dava konusu dükkanların davalı kooperatif adına tapu siciline tesciline kararı verilmiş, karar 06.07.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.

HMK'nın 297. maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

HMK'nın 298/2. maddesinde ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.

HGK'nın 24.02.2010 tarihli, 2010/1-86 Esas, 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur” Kararın gerekçesinin kendi içinde çelişkili olması ve hüküm kısmı ile gerekçenin bir kısmı arasında çelişki yaratılması da; yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.

Mahkemece, 16.06.2023 tarihli duruşmada tefhim edilen kısa kararda; "1-Davanın kısmen kabulüne, 1.237.500,00 TL alacağın talep doğrultusunda dava tarihi olan 23.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatif, Mehmet Ayrı Dikici, ... ve ölü davalı ...'un aktif terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine” denilmiş, gerekçeli kararda ise; "1-Davanın kısmen kabulüne, 1.237.500,00 TL alacağın talep doğrultusunda dava tarihi olan 23.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatif, Mehmet Ayrı Dikici, ... ve ölü davalı ...'un aktif terekesinden müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,” denmiştir. Mahkemece kısa kararda hükmedilen alacağın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmediği halde gerekçeli kararında bu ifadeye yer verilerek kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması hatalı olmuştur.

Kabule göre ise, mahkemece üç adet dükkanın dava tarihindeki rayiç değerleri toplamına hükmedilmiş ise de, yapılacak iş, 15.11.1999 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi gereğince davalı kooperatif kayıtlarına giren davacı taraf ödemelerinin dava tarihi itibariyle güncellenen bedeli ile davacı şirket tarafından 15.11.1999 tarihli ek sözleşme gereğince yapılan işin dava tarihi itibariyle rayiç değeri toplamının reeskont faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekir. Yine davacılar tarafından kooperatif yöneticilerine yapılmış daha fazla bir ödeme varsa bu ödeme yöneticilerden hangisine yapılmış ise temyiz edenlerin sıfatlarına göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek ancak ondan talep edilebileceği mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilleri ve davalı kooperatif vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilleri ve davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı kooperatiften alınarak davacılara verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı kooperatif yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı kooperatife verilmesine, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı T.H.S.S. Nişantaşlılar Konut Yapı Kooperatifi'ne iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 17.12.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.298/2 HMK md.297 K6100 md.297
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog