11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4669 E. , 2024/1241 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil ve ilan işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %50 ortağı olduğu ve şirket müdürü sıfatına sahip bulunduğu dava dışı Bir Yakıt Tic....Ltd. Şti'nin %24 şirket hissesinin usule ve kanuna aykırı bir şekilde dava dışı Sedat Yıldız'a devredildiği hakkında davalı tarafından yapılan işlemin yayımlanan ilan ile öğrenildiğini, yapılan tescil işleminin kanuna aykırı olduğunu, pay devrenin geçerli olabilmesi için şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı gerektiğini, şirket genel kurulunda yapılan görüşme neticesinde %50 kabul %50 ret oyuyla şirket pay devrinin reddedildiğini ileri sürerek itirazın kabulü ile yapılan tescilin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; dava dışı Bir yakıt Tic.... Ltd. Şti.'nin ortağı olan Arda Sayar'ın Sedat Yıldız'a hissesini devrettiğine ilişkin devralan Sedat Yıldız tarafından sicile başvurulduğunu, şirket genel kurulunda %50-%50 oy oranıyla hisse devrine ilişkin karar verildiğini, limited şirket genel kurulunun başvurudan itibaren 3 ay içerisinde pay devrini reddetmemesi halinde pay devrine onay vermiş sayılacağını, kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağını, Arda Sayar'ın genel kurula başvuru tarihinden itibaren 3 ay içinde reddedilmeyen hisse devir talebi üzerine müdürlüğe yapılan başvurunun kabul edilerek tescil ve ilan işleminin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu hisse devrinin 07.04.2021 tarihli genel kurulda gündeme alındığı, genel kurul toplantı karar tutanağında %50 olumsuz oya karşılık %50 olumlu oy ile hisse devirlerinin onaylanması isteğinin reddine karar verildiği, davalı tarafından söz konusu kararın red niteliğinde olmadığı kanaatiyle hisse devrinin 05.05.2021 tarihinde tescil edilip ilan edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 620 nci maddesi gereğince genel kurul kararının salt çoğunlukla alınması gerektiği, %50 red oyu ile hisse devrinin onayına red kararının verilemeyeceği, verilmiş bir red kararı bulunmadığı, hisse devrine ilişkin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde hisse devrinin reddine ilişkin usulüne uygun alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesi gereğince hisse devrinin onaylanmış sayılacağı, davalı ... Sicil Müdürlüğünün yapmış olduğu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan itirazların bir kısmının gerekçeli kararda tartışılmadığını, devir işlemini gerçekleştiren tarafın müvekkilinden olağanüstü genel kurul toplantısı talebinde bulunduğunu, pandemi koşulları ve toplanma yasağı gerekçesiyle bu talebin mesul müdür sıfatıyla müvekkili tarafından reddedildiğini, şirket yönetim kurulunun toplanarak olağanüstü genel kurul yapılması kararı verdiğini, usule uygun olarak itiraza konu şirket pay devri hususunun gündeme eklenerek toplantının yapıldığını, yapılan toplantıda pay devrinin onaylanması talebinin %50 kabul, %50 ret oyuyla salt çoğunluk sağlanamadığından kabul edilemediğini, davalının genel kurul kararını inceleyerek bu kararın kendi deyimiyle geçersiz olduğuna karar verip, buna ilişkin işlem tesis etmesinin yetki gaspı niteliğinde olduğunu, yapılan genel kurulda ortağın şirket hisse devri hususunun oylandığını, aranacak salt çoğunluğun devir işleminin kabulü için aranması gerektiğini, yapılan genel kurulda devire ilişkin talebin salt çoğunluk sağlanamadığından reddedildiğini, ret için salt çoğunluk aranmayacağını, davaya konu devir işlemine ilişkin toplantı davetinin şirkete değil, şirket ortaklarına yapılmak zorunda olduğunu, şirket sürekli çalışanlarına yapılmış olan tebligatın muhatabına ulaşmadığı için usulsüz tebligat niteliği taşıdığını, bu sebeple müvekkili tarafından beyan edilen 14.02.2021 tarihinden itibaren sürenin başlaması gerektiğini, bu durumda davalı tarafından yapılan 05.05.2021 tarihli tescilin 3 aylık süre tamamlanmadan yapılan işlem niteliğinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un itiraz başlıklı 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında; ilgililerin, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı itiraz davası açabileceklerinin belirtildiği, anılan Yasa hükmünde de belirtildiği üzere ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililerin itiraz edebileceği, bu ilgililerin kimler olduğunun ise aynı Kanun'un 28 inci maddesinde ve Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci maddesinde açıklandığı, anılan maddelere göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcilerinin ilgili kişi olarak kabul edildiği, somut olayda, ticaret sicil kararına itiraz eden davacı ...'ın dava dışı Bir Yakıt Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin müdürü ve ortağı ise de, işbu davayı şirket adına, şirket müdürü sıfatıyla değil, kendi adına ortak sıfatıyla açtığı, tacir tüzel kişi ise yetkili uzuvları veya yetkili temsilcilerinin ilgili sıfatını taşıdığı ancak şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmadığı, bir başka anlatımla, itiraz eden davacının işbu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı, hal böyle olunca, Mahkemece, davacının 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca ilgili sıfatına sahip olmadığından işbu davayı açamayacağı, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediği gerekçesiyle başvurunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, İstinaf Mahkemesi kararında, müvekilinin şirket yetkilisi sıfatı ile dava açmadığı belirtilmiş ise de dava dilekçesinde açıkça, müvekkilinin şirket yetkilisi olduğunu belirttiklerini ve bu hususu tevsik eden belgeleri dava dilekçesi ekinde sunduklarını, İstinaf Mahkemesi kararında, 6102 sayılı Kanun'un 28 inci ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddelerine dayalı olarak şirket ortağının, işbu dava bakımından ilgili sıfatının bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ise de anılan maddelerde, şirket ortağının dava açamayacağı yönünde bir ibare bulunmadığını, tersine tescil başvurusu için ortaklarının yetkili olduğunun açıkça belirtildiğini, kaldı ki Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddesinin başlığında, tescil başvurusuna yetkili olan kişilerin sayıldığını, anılan maddenin itiraz başvurusunda bulunabilecek kişiler ile ilgili olmadığını, keza 6102 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin de tescil için başvuruda bulunabilecek ilgililerle ilgili bir hüküm olduğunu, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin "Müdürlüğe Üçüncü Kişilerin Başvurması ve Sonuçları" başlığını taşıyan 37 nci maddesiyle, üçüncü kişilerin, kanuna aykırı bir tescil sözkonusu olduğunda, kişisel yararları bulunmasa dahi kanuna aykırılığı Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirebileceğinin ve müdürlüğün de bu bildirimi incelemek zorunda olduğunun düzenleme altına alındığını, söz konusu düzenleme göz önüne alındığında, ortakların, kanuna aykırı işlemlerin tescil edilmemesi için sicil müdürlüklerine başvurabilecekleri gibi dava da açabileceklerin açık olduğunu, genel kurul kararlarının iptalini dava etme yetkileri bulunan şirket ortaklarının, şirketi ilgilendiren bir tescil işlemi bakımından da dava hakkına sahip olmalarının tabi olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... Sicil Müdürlüğünün pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin işleminin iptali istemine ilişkin olup temyize getirilen uyuşmazlık, davacının işbu dava bakımından 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine göre ilgili sıfatına sahip olmadığı ve buradan varılacak sonucuna göre aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 28 inci ve 34 üncü maddeleri,
3.Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 ve 37 inci maddeleri,
4.Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 31 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Dava, davalı ... Sicil Müdürlüğünün pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine göre ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer dava açabilecek olup bu ilgililerin kimler olduğu ise Ticaret Sicil Yönetmeliğin 22 nci ve Ticaret Sicil Tüzüğünün 31 inci maddelerinde gösterilmiştir. Anılan hükümlere göre tacir tüzel kişi ise onun yetkili organları veya temsilcileri ilgili sıfatına sahiptir.
3.Somut olayda, davacının davalı ... Sicil Müdürlüğünün tescil ve ilan işlemine konu limited şirketin münferit temsile yetkili müdürü olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim tacirin tüzel kişi olması halinde yetkili organının ilgili sıfatına sahip olduğu ve davacının dava dışı şirketin müdürü olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulündedir.
4.Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dışı şirketin müdürü ve ortağı olduğu ancak işbu davayı şirket adına, şirket müdürü sıfatıyla değil, kendi adına ortak sıfatıyla açtığı, ortağın ise ilgili sıfatına sahip bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı dava dilekçesinde, dava dışı şirketin müdürü olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün davaya konu işlemini şirketin müdürü ve ortağı sıfatıyla öğrendikten sonra işbu davayı açtığını açıkça belirtmiş, dava dilekçesi ekinde şirketin müdürü olduğunu belgeleyen bir takım evrakları sunmuştur. Bunun yanında, davacının davayı açan Avukata hem kendi hem de müdürü olduğu şirket adına vekaletname verdiği anlaşılmaktadır. Belirtilen hususlar gözetildiğinde davacının davayı müdürü olduğu şirket adına açtığının kabulü gerekmekte olup aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi isabetli görülmemiştir.
5.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esastan incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.