4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.08.2014 günü davalı şirkete ... no.lu KMA ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile davacının yönetimindeki elektrikli bisikletin karşılıklı çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini ve davacının yaralanarak malul kaldığını, davacının daimi ve geçici gelir kaybına uğradığının kesin olduğunu, davalıya başvurulduğunu ve ... no.lu hasar dosyasının açıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazada davacının kusursuz olduğunu, ceza mahkemesi bilirkişi raporunda görüleceği üzere davalı sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kaza tutanağında da davalı sürücüsünün sola dönüş kurallarına uymamaktan tamamen kusurlu bulunduğunu, ...
2.Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da davalı sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişiye verilmesinin zaman kaybına neden olacağını, kaza dan sonra ... Şehir hastanesi tarafından düzenlenen rapora göre davacının % 30,2 oranında malul kaldığını, olay tarihinden itibaren tazminata avans faizi işletilmesi gerektiğini, arabuluculuk sonucu anlaşamama tutanağı düzenlendiğini belirtmiş ve şimdilik daimi iş göremezlik için 500 TL, geçici iş göremezlik için 250 TL olmak üzere 750 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç için davalı şirket nezdinde 26.07.2014/2015 vadeli ... no.lu ZMSS poliçesinin düzenlendiğini, poliçe maddi teminatının kişi başına 268.000,00 TL olduğunu, kusur oranında sorumlu olduklarını, gerçek zarardan sorumlu olduklarını, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, hasar ve kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan kusur bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, manevi tazminatının poliçe teminatına girmediğini, hesaplamanın bilirkişi tarafından yapılmasını talep ettiklerini, sağlık ve geçici iş göremezlik tazminatlarından SGK'nın sorumlu olduğunu, temerrüde düşmediklerini, bu nedenle dava masraflarının davacıya ait olduğunu, ticari iş olmadığından yasal faize hükmedilebileceğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi Raporu, tedavi evrakları, SGK hizmet dökümü, araç tescil ve mülkiyet kayıtları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
06/09/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "6.1) Davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...’in % 75 oranında asli kusurlu olduğu, 6.2) Davacı sürücü ...’ın % 25 oranında tali kusurlu olduğu, 6.3) Davacı sürücü ...’ın KASK TAKMAMASI nedeniyle kendi yaralanmasında % 20 oranında müterafik kusurlu olduğu, 6.4) Anayasa Mahkemesi’ nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 17/07/2020 tarihli... Esas 2019/40 Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığı, 6.5) Her ne kadar daha önceleri Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları bakiye ömür süresi için PMF 1931 Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği yönünde ise de; Yargıtay 17. HD....E. sayılı dosyasından verdiği... K. nolu ve 14/01/2021 günlü ilamında özetle denilmekle işbu raporda davacının yaşam süresinin TRH 2010-ERKEK Tablosu esas alınarak belirlendiği, 6.6) Davacının olay tarihinden itibaren 135 günlük geçici iş görmezlik süresi boyunca %100 oranında malul sayıldığının; devam eden dönemde ise %17 oranında sürekli malul kaldığının kabulü ile hesaplama yapıldığı, 6.7) 25.12.2021 tarihli ve 31700 sayılı “Resmi Gazete”'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”’ un 3/b maddesi ile kaldırıldığından işbu rapor tarihindeki verilere göre yapılacak hesaplamada davacının (60) yaşından sonrasına isabet eden işleyecek emeklilik/pasif devresi de, bilinen son net asgari ücret (2022 yılı ikinci yarısı için; 5.500,35 TL x 12 ay = 66.004,20 TL ) esas alınarak hesaplama yapıldığı, 6.8) Davacı ... in meslekte kazanma gücü/efor kaybına ait toplam maddi zararının 86.331,89 TL olduğu, Sayın Mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmasına kanaat getirilmesi halinde ise talep edebileceği zararının 69.065,52 TL olacağı, 6.9) Davacının Bakıcı Gideri talebi bulunmadığından işbu yönde hesaplama yapılamadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 12/06/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...'İn % 75 oranında asli kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın % 25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı sürücünün kask takmaması nedeniyle kendi yaralanmasında % 20 oranında müterafik kusurlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezliğinden kaynaklı tazminat davasıdır. Huzurdaki davada, 25.08.2014 tarihinde davalı şirkete ... no.lu KMA ZMSS poliçesiyle sigortalı... plakalı araç ile davacının yönetimindeki elektrikli bisikletin çarpışması neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında maluliyet raporu tanzimi yönünden davacı vekilinin talebi ile dava dosyasında ... Üniversitesi Hastanesinin 17/01/2022 tarihli maluliyet raporu ile davalı vekilince sunulan 18/09/2022 tarihli tıbbi mütalaanın çeliştiği görülmekle davacının kaza tarihi olan 25/08/2014 tarihi itibariyle uygulanacak yönetmelik dikkate alınarak geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dava dosyasının ATK’ya gönderilmesi için mütemadiyen sevki için müzekkereler yazılmıştır.
Davacı yan Mahkememizin 17/01/2024, 15/05/2024, 14/08/2024 ve 22/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı asıl ATK ön raporundaki eksikliklerin giderilmesi için hastaneye sevkinin sağlanılması istenmiş ise de davacı vekilinin hiçbir gerekçe sunmaksızın ve mazeret bildirerek dava dosyasını sürüncemede bıraktığı görülmektedir.
Bu kapsamda 22/10/2024 tarihli celsede, davacı vekiline tebliğ edilen ATK cevabi yazısı kapsamında davacının adli tıp bölümünde hazır olup olmadığı hususunda beyanda bulunması için 2 haftalık süre verilmesine, muayene için hazır olmamış ise 2 haftalık kesin süre içerisinde adli tıp bölümünde muayene için hazır olmasına, kesin süre içerisinde hazır olmadığı takdirde bu talebinden vazgeçmiş sayılarak dava dosyasının mevcut haliyle ele alınacağının ve adli tıp bölümünden dosyanın işlemsiz olarak iadesinin isteneceğinin duruşma zaptının tebliği ile ihtar edilmiştir.
Mahkememizin 17/01/2024, 15/05/2024, 14/08/2024 ve 22/10/2024 tarihli ara kararlarına ve ATK'nın birden fazla yazısının davacı yana tebliğine rağmen davacının ATK ön raporunda bulunan eksikliklerin tamamlanması için hastane başvurusunu yapmamış olduğu, ihtaratlı ara kararlara rağmen gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla; davacı yana yeniden süre verilmesinin dava dosyasına katkı sağlamayacağı, daha önceki ara kararların da benzer sebeplerle yerine getirilmediği anlaşıldığından dava dosyanın sürüncemede kalmaması ve yargılamanın uzamaması adına davacı yanın ATK incelemesinden vazgeçmiş sayılarak dava dosyasının mevcut haliyle ele alınmasına karar verildi. Tefhimle açık duruşmaya devam olundu. 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
Somut uyuşmazlıkta zararın takdiri açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi öncelik arz etmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.
Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Bu nedenle 1 yıldan uzun süre zarfında 4 farklı kesin süreli ihtar ve makul süre verilmesine rağmen, davacı yanca hiçbir özür ya da mazeret bildirilmeksizin ara kararların yerine getirilememesi ve dava dosyasında takdir edilecek tazminatın mevcut itibariyle değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 561,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5.Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 750,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)