9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/411 Esas - 2023/557
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... A.Ş. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Esas ve Usullere Göre Yapılan Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin 21 Bölgede Toplam 5.503 Yaya ve 538 Motosikletli İşçi ile Yürütülmesi İşi – .... (....) Sözleşmesi akdedildiğini, Davacı kurumun KDVK madde 9 ve KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (I/C.2.1.3.2.5) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden, davalı şirketin kendisine yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatı ile tevkif edip ... ödemesi gerekirken, KDV tutarının tamamının davalı şirkete ödendiğini, sonrasında KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklar nedeni ile 9/10 oranındaki tevkifat tutarının VUK madde 371’de yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ... ödendiğini,
4.612.108,14TL tutarındaki bu alacağın ödeme ihtar yazısından itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte kendilerine ödenmesi için davalı şirkete 25.02.2021 tarihli yazının yazıldığını, söz konusu yazının davalıya 05.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu yazıda davalı şirketin kendi beyanlarını düzeltebileceğinin ve KDV ödendi ise de hata düzeltme yolu ile .... iadesinin talep edilebileceğinin ihtar edildiğini, ancak davalı şirketin bu meblağı davacı kuruma ödemediğini, Davalı şirketin, davacı şirket tarafından yapılan tevkifatı gösterir .... Nolu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, Davalı şirkete KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmesi sebebiyle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle verdi dairesine yatırılan meblağın kendilerine iade edilmesi gerektiğini, Davalının kendi KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle ... ödediği bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceğinin davalıya bildirildiğini, ancak davalı şirketin buna rağmen alacaklarını ödemediğini, KDV Kanunu’nun 8. Maddesine göre KDV’nin mükellefinin, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olduğunu, dolayısıyla yurtiçindeki işlemlerde KDV’nin mükellefinin satıcılar olduğunu, KDVK madde 9/1’de Bakanlığa işleme taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisi tanındığını, KDV Genel Uygulama Tebliği ile işgücü temin hizmetlerinde alıcılara 9/10 oranında KDV tevkifat yükümlülüğü getirildiğini, KDV’nin kalan 1/10’luk kısmının hizmeti sunan tarafa ödeneceğini ve hizmeti sunan tarafın bunu kendi ... beyan edip ödemesi gerektiğini, Müvekkili şirketin davalı firma ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden yükleniciden .... imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında hizmet alındığını, sorumlu sıfatıyla alıcıdan kesip ... beyan etmesi ve ödemesi gereken KDV tutarlarıyla ilgili gerekli düzeltmeleri yaptığını ve KDV’yi ... ödediğini, bunu müteakip davalıdan kendilerinden fazla tahsil edilen tutarların iadesini ve işlemlerin düzeltilmesini talep ettiklerini, ancak davalı firmanın söz konusu tutarı iade etmediğini, Davacı kurumun hem davalı şirkete KDV’yi ödediğini hem de 9/10 KDV’yi de ayrıca vergi dairesine ödediğini ve mükerrer ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı adına ... ödenen 4.612.108,14-TL’nin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, Bu durumun tevkifatlı fatura düzenlemeyen ve 1 nolu KDV beyannamesi vermeyen davalı şirket yüzünden olduğunu, davalı şirketin söz konusu meblağı hata düzeltme yolu ile vergi dairesinden geri alabileceğini, Davalı şirketin TBK m.77-82 maddelerine göre sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin KDV’yi geri ödememesinin sözleşme hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, Davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ve mal kaçırma hazırlığında olduğunu, muaccel hale gelen alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş, Davanın kabulü ile davalı şirketin taşınır, taşınmaz, üçüncü kişideki hakları ve bankadaki mevduatları hakkında şimdilik 4.612.108,14TL ihtiyati haciz kararı verilmesini, temerrüt tarihi olan 05.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alacağın tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş,
Esasa ilişkin olarak ise taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkili şirketin yerine getirdiği edimi nedeniyle tarafına ödenen ücret kapsamında yani işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamının müvekkili şirket tarafından beyan edilmek sureti ile ... ödendiğini, bu nedenle müvekkiline davacı yararına sebepsiz zenginleştiği iddiası ile böyle bir davanın açılamayacağını, belirterek davanın reddini dilemiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında mevcut .... başlıklı sözleşme ile, .... (....) sözleşmesi başlıklı sözleşmeler kapsamında, davacı iş sahibinin davalı hizmet veren şirkete, hizmet veren şirketin verdiği hizmete karşılık düzenlediği faturalara istinaden KDV'nin tamamını da kapsayacak şekilde yapmış olduğu ödeme sonrasında, yasal düzenlemeler uyarınca işveren tarafından yapılması gereken 9/10 oranındaki tevkifat kesintisinin yapılmaması nedeniyle, davacı kurumun söz konusu bedelin pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak hazineye ödenmesi sonucunda, davacı tarafından hazineye ödenen tutarın, davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin 36. Maddesinde yetkili olarak .... mahkemeleri belirlenmekle, davalı vekilinin yetki itirazının, yine tahsili istenen davacı tarafça yapılan ödemenin, ödeme tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıldan az bir süre geçmiş olmakla TBK 82. Maddesi uyarınca davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflarca delil olarak dayanılan belgeler, yazılan müzekkereler ile dosyaya temin olunmuş ve taraflarca ibraz edilmiştir.
Mahkememizce oluşturulan bilirkişi kurulundan 16/01/2023 tarihli rapor ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde 13/07/2023 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Taraflar arasında, 15/05/2015 tarihli " ... A.Ş. mal ve hizmet alımına ilişkin esas ve usullere göre yapılan gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtım/ teslimi hizmetlerinin 21 bölgede toplam 5.503 yaya ve 538 motosikletli işçi ile yürütülmesi işi .... ( ....) sözleşmesi başlıklı sözleşme ile",
Yine 29/06/2015 tarihli "... A.Ş. mal ve hizmet alımına ilişkin esas ve usullere göre yapılan gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtım/ teslimi hizmetlerinin 21 bölgede toplam 5933 yaya ve 554 motosikletli işçi ve173 engelli işçi ile yürütülmesi işi .... ( ....) üç ay süreli doğrudan temin yöntemi ile hizmet alımı sözleşmesi başlıklı sözleşmenin düzenlendiği, ihtilafsızdır. İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, aralarında mevcut sözleşme ilişkileri, bilirkişi rapor ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde,
KDV genel uygulama tebliğinin 2.1.3.2.5. " iş gücü temin hizmetleri" başlığı altında yer alan 2.1.3.2.5.1. "tevkifat uygulayacak alıcılar ve tevkifat oranı " kısmında yer alan düzenlemeye göre taraflar arasında çeşitli tarihlerde imzalanan hizmet alım sözleşmelerine ilişkin olarak davacı şirketin 9/10 tutarında tevkifat uygulamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte davacı şirketin bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek KDV tutarının tamamını tevkifat uygulamaksızın davalı şirkete ödediği, Davalı şirketin bağlı olduğu .... yazılan müzekkere ile davalıya ait temin olunan 2015/2019 yıllarına ait tüm KDV beyannameleri ve ilgili döneme ait tahsilat dokümanlarından,
Davacının ( alıcı) gerekli olan KDV tevkifatını uygulamayıp doğan KDV'nin tamamını davalı'ya ( satıcı) ödediği, davalı şirkete ait belgeler incelendiğinde, söz konusu sözleşmeler uyarınca davacı tarafından yapılan hakediş ödemeleri süreci ve vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği bu süreç boyunca, davacının iki nolu KDV beyannamesi ile doğan KDV'nin 9/10'unu tevkif edip, sorumlu sıfatıyla beyan edip, ödemesi gerekirken, davalının( satıcının) bir nolu KDV beyannamesi ile mükellef sıfatı ile beyan edip, matrah bildirdiği, dolayısıyla KDV tevkifatının yapılmamış olmasından dolayı hazine kaybının oluşmadığı,
Davalının vergisel yükümlülüklerini yerine getirmiş olması nedeniyle mamelikinde herhangi bir artış meydana gelmediği, yasal olarak sorumlu tutulan alıcı taraf olup, davacı ... A.Ş.'nin, davalı şirkete KDV'yi tam olarak ödemesinde, sonrasında pişmanlık dilekçesi ile birlikte tekrar ... 9/10 KDV'yi ödemesinde davalının herhangi bir sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce bu yönde kanaat edinilmekle, Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı şirketin kusurlu davranışından ötürü davalı şirketin mal varlığında herhangi bir artış gerçekleşmediği gibi , iddia olunduğu üzere sebepsiz zenginleşmediği, dikkate alınarak, davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın reddine,
Bu karar nedeni ile alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 78.763,28 TL harçtan çıkartılarak artan 78.493,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3.Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
4.A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 280.242,16 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalı Vekili Av. ....'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2023 Başkan .... ¸ Üye.... ¸ Üye .... ¸ Katip .... ¸