Esas No
E. 2024/1524
Karar No
K. 2024/1697
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2024/1524 K. 2024/1697 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1524, K. 2024/1697, T. 04.03.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1524
Karar No
2024/1697
Karar Tarihi
04.03.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2024/1524 E.  ,  2024/1697 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1406 Esas, 2023/2076 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/868 E., 2023/551 K.

Taraflar arasındaki Limited şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma üzerine 3 aylık yenileme süresi içerisinde dava dosyası yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarlarından olup, davalının ise şirketin diğer ortağı ve müdürü olduğunu, davalı şirket müdürünün müvekkillerinin uzun yıllar Almanya'da ikamet etmesini fırsat bilerek şirketi kendi tekeli haline getirerek piyasada da şirketin tek sahibi kendisiymiş imajı yarattığını, müvekkillerini şirketten dışladığını, şirkette bir kısım hisseleri hile ile usulsüz şekilde üzerine geçirdiğini, şirkete ait malları şahsi malı gibi görmekte ve keyfi işlemler yapmakta, dilediği gibi tasarrufta bulunduğunu, şirket işleyişi ve mali durumu hakkında ortaklara tam ve sağlıklı bilgi vermediğini, şirket ortaklarına usulüne uygun tebligat yapmadan keyfi şekilde genel kurul yapılmakta ve kararlar alındığını, davalı şirket müdürünün bugüne dek şirketin aile şirketi olması ve şirket kurucuları ile yakın akrabalık bağından kaynaklanan güveni bu şekilde kötüye kullandığını ileri sürerek şirket müdürü olan davalının müdürlükten azline, ihtiyati tedbiren şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete husumet düşmediğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasının duruşmasının 18.01.2023 tarihine bırakıldığı, davacılar vekili Avukat ...’in 16.01.2023 tarihli dilekçesi ile davacılar ile olan vekalet ilişkisinin sona erdiğini buna ilişkin azilnameyi mahkemeye sunduğu, davacılar vekilinin davacı asiller tarafından azledilmesi sonucunda daha önce tayin edilen duruşma gün ve saatinde bizzat hazır bulunmaları ya da kendilerini bir vekille temsil ettirmeleri gerekirken davacı tarafça dava dosyasının takip edilmediği, vekillik ilişkisinin istifa ile sona ermesi durumunda istifadan haberi olmayan vekalet verene istifadan haberdar edilmesi için tebligat çıkarılması zorunlu ise de azilde asil zaten vekalet ilişkisinin azille sona erdiğini bildiğinden bu durumu bildirir bir tebligat çıkarılmasına gerekte bulunmadığı, davacı asillerin davayı ya bizzat takip etmeleri ya da kendilerini başka bir vekille temsil ettirmeleri ve tayin edilen duruşma gün ve saatinde hazır bulunmaları gerekirken davacı tarafça dava takip edilmemiş, davalı tarafta beyanında davayı açıkça takip ettiğini beyan etmediğinden dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma üzerine 3 aylık yenileme süresi içerisinde dava dosyası yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davaclar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar vekili olan Av. ...’in her iki davacı asilin vekili olduğunu, yalnızca davacı ... tarafından azil söz konusu olduğunu, diğer davacı ... tarafından düzenlenmiş bir azilname dosyaya sunulmamasına rağmen, söz konusu azilname her iki müvekkile de aitmiş gibi değerlendirilerek hatalı şekilde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, ayrıca davacı asillere tebligat çıkartılarak vekilini azletmesi nedeni ile davayı takip etmesi gerektiği veya kendine 2 hafta içinde bir başka vekil görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükme göre işlem yapılacağının bildirilerek duruşma zabtının tebliğ edilmesi gerekirken, bu usulün yerine getirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 77 nci maddesinde; "vekilin azledilmesi halinde yargılamanın başka güne bırakılamayacağı, 81 inci maddesinde " vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.'' hükmü, aynı Kanunun 83üncü maddesinde de; '' vekil ile takip edilen davada, vekilin azli halinde vekalet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.'' hükmünün yer aldığı, vekilin istifası halinde, istifa dilekçesinin vekalet verene tebliği zorunlu ise de, yukarıda anılan kanun hükümlerine göre, vekalet veren veya vekalet eden, azilnameyi bildirerek belgeyi sunduğu tarihte vekalet ilişkisinin sonlandığının kabulü gerektiği ve mahkemenin vekalet verene duruşma günü ile azilnamenin sunulduğu bilgisini bildirme yükümlülüğü bulunmadığı, 6100 sayılı Kanunu'nun 83üncü maddesindeki düzenleme, kötü niyetli davanın uzatılmasına engel olunması için getirilmiş olup, vekalet verene tebliğden itibaren iki hafta içerisinde vekil tutma hakkının bulunduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu düzenlemenin vekalet veren vekil tutmak istediğini beyan ettiğinde, azilnamenin mahkemeye bildirildiği tarihten itibaren, yeni vekaletnamenin ibraz edilebileceği sürenin iki hafta olabileceğine ilişkin olduğu, dosya kapsamından; davacı asiller ... ve ... adına düzenlenmiş iki ayrı vekaletnamenin bulunduğu, azledilen vekil tarafından dosyaya UYAP üzerinden sunulan 16.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde, yalnızca davacı ... tarafından vekillik görevlerinden azledildiği belirtilerek dilekçe ekinde davacı asil ... tarafından keşide edilen 13.01.2023 tarihli azilnamenin sunulmuş olduğu halde diğer davacı müvekkili ... hakkında dosyanın 18.01.2023 tarihli duruşması için herhangi bir mazeret dilekçesi sunulmadığı, 18.01.2023 tarihli celsede; davacı vekilinin mazeretsiz olarak gelmediğinin ve davacı vekilinin azil dilekçesini ibraz ettiği görülerek dosya içerisine alındığının, davalı vekilinin davayı takip etmeyeceğinin beyan edildiği zabıtta yazılarak, taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK'nın 150 nci maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... için azilnamenin sunulduğunu ancak 6100 sayılı Kanun 83 üncü maddesi gereği Davacı asil olan müvekkiline tebligat çıkartılarak vekilini azletmesi nedeni ile davayı takip etmesi gerektiği veya kendine 2 hafta içinde bir başka vekil görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükme göre işlem yapılacağının bildirilerek duruşma zabtının tebliğ edilmesi gerektiği, diğer davacı için azilnamenin bulunmadığı 18.01.2023 tarihli karar celsesinde söz konusu azilname her iki müvekkile de aitmiş gibi değerlendirilerek hatalı şekilde işlemden kaldırma kararının verilemeyeceğini belirterek kararın ortadan kaldırılarak ilk derece mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6100 sayılı Kanun 77, 83, 150 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog