8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3486 E. , 2025/836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraza ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; davalı ... İdaresi adına tespit edilen Çorum ili Bayat ilçesi ... köyü Koru mecrasında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin yanlış olduğunu, dava konusu taşınmazın kök murislerinden kaldığını ve bu sebeple davalı adına tespit gören tespitin iptali ile kendi adına tespit ve tescilini talep etmektedir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiş, verilen karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/126-2022/383 E-K sayılı kararı ile özetle "hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda yörede en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1951 tarihli hava fotoğrafı incelenmemiş, geri çevirme kararı sonrası sunulan orman ve jeodezi bilirkişi raporlarında ise stereoskopik inceleme yapılmamış olduğundan raporlar denetlenebilir olmaması nedeni ile yöntemince orman araştırması yapılmadığı ve taşınmazların niteliği ile kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığı" gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Yeniden yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; keşif ve keşifte dinlenen tanık beyanı, mahalli bilirkişilerinin beyanları, en eski 1951 tarihli ve dosya içerisinde bulunan hava fotoğraflarının stereoskopik incelemesi, memleket haritaları ve orman amenajman planlarının incelenmesi sonucu dava konusu 101 ada 1 sayılı parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan dava konusu edilen taşınmazın tamamının tanzim edilen teknik bilirkişi raporları, memleket haritaları, mevcut en eski tarihli hava fotoğrafları ve diğer evraklar incelendiğinde orman vasfında olduğu, 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre orman sayılan sahalardan olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceği bu nedenle bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhdesatlara da hukuki değer verilemeyeceği, her ne kadar dava konusu taşınmaz üzerinde davacı tarafından yapılan davacıya ait muhtesatlar mevcut ise de ilgili Yargıtay kararları gereği mera, orman gibi kamu malları üzerinde meydana getirilen muhdesatın kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece yapılan keşif sonucunda üç uzman orman bilirkişi ve harita bilirkişiden oluşan kurul tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden, olduğunun belirlenmiş olmasına, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından, yetersiz, eksik bilgilerle yapılan bilirkişi raporları sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, taşınmazın orman olmadığı, çok uzun zamandır müvekkilinin zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle, kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.