8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4143
- Karar No
- 2025/935
- Karar Tarihi
- 10.02.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Hukuk Dairesi 2023/4143 E. , 2025/935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, birleşen dosya davacıları vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1979 yılında yapılan ilk kadastro tespiti sırasında, dava konusu taşınmaz orman olarak kadastro harici bırakılan alanda kaldığı gerekçesi ile kadastroya tabi tutulmayarak tespit harici bırakılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan kadastro sırasında, Antalya ili Demre ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 137 parsel sayılı 800,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, taşınmaz hakkında mahallinde yapılan inceleme neticesinde, taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliğin bulunmadığı, taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, kadastro tespit işlemlerinin hemen özncesinde zilyetlik ve imar-ihya faaliyetlerinin başladığı, açıklanan nedenlerle çekişmeli taşınmaz bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğine, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın yalnızca tespit maliki olan davalıya ait olmadığı, bu taşınmazın murisleri olan ...'dan intikal etmekle beraber terekesinin taksim edilmediği, böylece taşınmaz üzerinde kendi paylarının da bulunduğunu belirterek taşınmazın müvekkillerin murisleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmazın üzerinde şahısların zilyetliği olmadığı, böylece imar ihya koşullarının gerçekleşmediği, bu nedenle yapılan tespitin hatalı olduğu belirtilerek gerçek kişilerin davasının reddine; Hazine'nin davasının kabulüne, taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmaz üzerinde tarımsal üretim yapılmadığı ve tarımsal amaçlı imar ve ihyanın tamamlanmadığı" gerekçesiyle gerçek kişilerin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı belirtilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 nci maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ancak; İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken "kadastro tutanağının iptaline" şeklindeki hüküm tesis edilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, kamu düzeni de gözetilerek, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Tarafların temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ikinci bendindeki "kadastro tutanağının iptaline" ifadesinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "kadastro tespitinin iptaline" ibaresinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadelerine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.