7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2024/231 E. , 2025/133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekle aykırılık nedenleriyle vasiyetnamenin iptali, araç ve durak hattı satışının muvazaa nedeniyle iptali, terditli tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili; 22.06.2016 tarihinde ölen muris ...'a ait Zonguldak 1. Noterliğinin 01.06.2009 tarihli ve 11734 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve şekle aykırılık nedenleriyle geçersiz olduğunu, ayrıca murisin Zonguldak 1. Noterliğinde 10.04.2000 tarihli... plakalı araç ile durak hattını davalı ...'a satış yoluyla devrinin muvazaalı olduğunu, davalı ...'in satın alma gücünün olmadığını, tüm bu işlemlerle davacıların saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek muvazaa nedeniyle satışın iptali ile araç ve durak hattının davacılar adına tescilini, şekle aykırılık, ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenleriyle vasiyetnamenin iptalini, aksi halde tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; araç ve durak hattı satışının muvazaalı olmadığını ve vasiyetnamenin de geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin şekle uygun olduğu, irade sakatlığının ve ehliyetsizliğin ispatlanamadığı, araç ile durak hattının satışında iddia edilen muvazaanın da ispatlanamadığı, davacılar ... ve ...'nın tenkis alacağı olmadığı, davacı ...'nin saklı payının ise davalı ... lehine yapılan vasiyetname neticesinde zedelendiği gerekçeleriyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, araç ve durak hattına ilişkin satışın iptali talebinin reddine, tenkis davasının kısmen kabulü ile davacı ...'nin tenkis talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili özetle; yargılama aşamasındaki iddialarını tekrar ederek vasiyetnamenin şekil, ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenleriyle iptalinin gerektiğini, muris tarafından davalı oğlu ...'e yapılan araç ve hat devrinin muvazaalı olduğunu, müvekkilleri ... ve ... yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tüm davacıların saklı paylarının ihlal edildiğini, davacı ...'ya kazandırıldığı iddia edilen malvarlığının dava dışı bir kişiye ait olup muris tarafından yapılan bir kazandırmadan bahsedilemeyeceğini, davacı ...'nin tenkis alacağının olması gerekenden az miktarda hesaplandığını, ayrıca müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekle aykırılık nedenleriyle vasiyetnamenin iptali, araç ve durak hattı satışının muvazaa nedeniyle iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190, 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 560 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
2.4721 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesine göre, "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler". Buna göre tenkis davası, mirasçıların saklı paylarını elde edememiş olması hâlinde açılabilir. Saklı payın zedelenip zedelenmediği ise mirasın açıldığı tarihteki terekenin durumuna göre belirlenir.
3.Tereke; miras bırakanın ölüm tarihi itibari ile sahip olduğu ve mirasçılarına intikal edebilen mal, hak, alacak ve borçların tümüdür. Miras bırakanın tasarruf özgürlüğünün belirlenebilmesi için terekenin ölüm tarihindeki değerinin tespit edilmesi ve kanunda belirtilen değerlerin eklenip çıkarılmasıyla net terekenin hesaplanması ve bu değerden saklı paylar toplamının çıkarılması gerekir.
4.Tereke denildiğinde akla ilk olarak miras bırakanın ölüm tarihinde sahip olduğu ve mirasçılara intikali elverişli olan mal ve haklar gelse de; tasarruf nisabının belirlenmesinde esas alınan tereke, yalnızca aktif değerlerden ibaret değildir. Net terekenin hesaplanabilmesi için miras bırakanın mal varlığının aktifine; denkleştirmeye tâbi tasarrufları (4721 sayılı Kanun md. 669), tenkise tâbi sağlararası tasarrufları (4721 sayılı Kanun md. 508, 565) ile hayat sigortası satın alma bedeli (4721 sayılı Kanun md. 509, 567) değerlerinin terekeye eklenmesi gerekir.
5.Türk Medeni Kanunu'nun 507 nci maddesinin ikinci fıkrası ile tasarruf nisabının hesaplanması için terekeden çıkarılması gereken değerler düzenleme altına alınmıştır. Hükme göre hesap yapılırken; miras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri, miras bırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri, terekeden indirilir.
6.Miras bırakanın mevcut mal ve haklarına, yukarıda belirtilen değerlerin eklenip çıkarılması sonucunda farazi bir tereke değeri elde edilmiş olur ve ortaya çıkan bu değere tenkise esas tereke adı verilir.
7.Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılıp parasal olarak miktarının tespiti gerekir. Tasarrufun saklı payı ihlal edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Ayrıca sabit tenkis oranı hesaplanırken de bu rakam esas alınır.
8.Uygulamada mirasbırakanın ölüm gününe göre bulunan tenkis oranına, sabit tenkis oranı denilmektedir. Özellikle tenkis konusu kazandırma bölünemeyecek bir mal ise, tenkisin aynen yapılması mümkün değildir. Bu durumlarda tenkis, kazandırmanın parasal değerine göre hesaplanır. Burada mirasbırakanın ölüm gününe göre tenkis edilecek miktarın, taşınmazın o günkü değerine oranı esas alınarak, bu oranın aynısının karar tarihine en yakın andaki taşınmazın değerine uygulanması suretiyle ödenecek miktar tespit edilir.
9.Sabit tenkis oranı hesaplanırken ayrıca 4721 sayılı TMK'nın 570 inci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı saklı paylı mirasçılardan ise aynı Kanun'un 561 inci maddesinde yer alan saklı paydan fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan kazandırma tenkise tâbi olursa 563 üncü maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
10.Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK.564) araştırılmalıdır.
11.Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.
12.Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde, sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmayacağından davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse de sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; 23.11.2009 tarihli kadastro tutanağına göre 899 ada 1 parsel, 1987 yılında muris tarafından dava dışı Musa'ya hibe edilmiş olmasına karşın, anılan taşınmazın muris tarafından davacı ...'ya yapılan bir kazandırmaymış gibi tenkis hesabına esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. O halde bu hususa dikkat etmek suretiyle yukarıda (V.C.2) bölümünde açıklanan ilkeler doğrultusunda tenkis hesabı yapılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda V.C.3.2 nci paragrafında açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.