6. Hukuk Dairesi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2024
NUMARASI : ........ Esas- ........ Karar
İSTİNAF KARARININ
Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ Esas -........ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı malzemelerin bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket temsilcisi, dava ve takip konusu faturalara konu malların temsilcisi olduğu şirkete teslim edildiğini ve faturalar nedeniyle 86.107,39 TL tutarında borçları olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........ E sayılı takibinin 86.107,39 TL asıl alacak ve 4.432,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.539,47 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 18 ayrı faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın asıl alacak üzerinden hükümden düşürülmesi için de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve 2021/(19)11-990 E 2022/1568 K sayılı ilamı)
Takip dayanağı 18 adet fatura olup, kural olarak faturalara konu hizmetin sunulduğu fatura alacaklısı tarafından yazılı delillerle ispatlanmalıdır. Somut olayda davalı şirket temsilcisi davaya ve takibe konu faturalara ilişkin malların kendilerine teslim edildiğini, faturalar nedeniyle davacıya 86.107,39 TL tutarında borçlu olduklarını ifade etmiştir. Davalı şirket temsilcisinin bu beyanı davanın tümünü kapsamadığından kabul beyanı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, ikrar niteliğindedir.
Davalı tarafça takibe konu faturalar nedeniyle davacının 86.107,39 TL tutarında alacaklı olduğunun ikrar edilmesi nedeniyle davanın bu tutardaki asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafça ödeme emri ile asıl alacağa % 48 oranında faiz işletilmesi istenilmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir sözleşme ve delil ibraz edilmediğinden, buna ilişkin talebin reddine karar verilerek asıl alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Davacının fer'i nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise, takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........ E. sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 86.107,39 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 86.107,39 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 17.221,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket temsilcisi, verilen kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı halde hakkaniyetsiz karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça 86.107,36 TL (asıl alacak bedeli) dava değeri üzerinden açılan işbu davada, talep sonucunda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, ön inceleme celsesinde davalı şirket temsilcisi tarafından borcun 86.107,39 TL olduğunun ikrar edildiği, davacı vekili tarafından aynı celse, sadece takip çıkışı üzerinden talepte bulundukları yönünde beyanda bulunulduğu, mahkemece de, davalı şirket temsilcisinin beyanı kabul beyanı olarak değil ikrar mahiyetinde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla birlikte, 86.107,36 TL dava değeri üzerinden açılan işbu davada, takip çıkışı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinin talep edilmesi halinde eksik harcın ikmal ettirilmesi, aksi halde davalı şirket temsilcisinin beyanının kabul beyanı olduğu kabul edilerek davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen yargılama giderleri yönünden tam kabul kararı verilmiş gibi hüküm tesisi de yerinde değil ise de, istinaf edenin sıfatı ve istinaf istemleri nazara alındığında, davalı şirket temsilcisinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davalı şirket temsilcisinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 5.881,99 TL harçtan, peşin alınan 1.470,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.411,49 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4.İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6.Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ........
(e-imzalıdır)
Üye ........
(e-imzalıdır)
Üye ........
(e-imzalıdır)
Katip ........
(e-imzalıdır)
.....