Aramaya Dön

3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas No
E. 2024/763
Karar No
K. 2024/763
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/763 Esas - 2025/92

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/763 Esas
KARAR NO: 2025/92
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 07/10/2024
KARAR TARİHİ: 14/02/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 11/03/2025

Karasu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/295 Esas 2024/20 Karar sayılı görevsizlik kararı Mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizin 2024/763 Esas sırasına kaydı yapılan dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili davacının 30.09.2024 tarihinde ...'ye ait senede bağlanmamış paylarını Üsküdar ... Noterliği ... Yevmiye No'lu pay devri sözleşmesi ile ...'tan ve ayrıca Karasu ... Noterliği ... Yevmiye No'lu pay devri sözleşmesi ile ...'tan devir aldığını, aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan Hamit Bektaş'ın şirkete gönderdiği ihtarname ile yönetim kurulu başkanlığından istifa ettiğini, pay devrinin kaydı için davalı şirket ortaklarına ulaşamadığını, davalı şirketin organsız kaldığını belirterek şirkete kayyım atanması talebinde bulunmuştur.

Mahkememizce ...'ın yönetim kurulu üyeliğinden istifasına ilişkin Karasu 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı istifanamesi ile Karasu ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı anonim şirket pay devir sözleşme sureti, Üsküdar 7. Noterliğinin 30/09/2024 tarihli ... yevmiye sayılı anonim şirket pay devir sözleşme sureti incelenmiştir.

Alınan ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davalı şirketin 06/06/2023 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, kurucu ortaklarının %5 hisse ile ..., %45 hisse ile ..., %25 hisse ile ... ve %25 hisse ile ... olduğu, ...'ın yönetim kurulu başkanı diğer ortaklar ... ve ...'ın ise yönetim kurulu üyeleri olduğu, şirket sermayesinin %25'inin (500.000,00 TL) peşin olarak ödendiği kalanın ise 24 ay içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, yönetim kurulu üyelerinin üç yıl süre ile seçildiği, temsil yetkisinin ... ve yönetim kurulu üyeleri ... ya da ...'tan biri ile müşterek kullanımının öngörüldüğü anlaşılmıştır. Davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ... ile ...'ye ayrı ayrı müzekkere yazılarak;

a)Davacının, şirket ortakları ...ile ...'ın paylarını devraldığı yönünde şirkete bildiriminin ve pay defterine kayıt talebinin olup olmadığı

b)Şirket ortakları olup bahsi geçen devir işlemlerini yapan ... ile ...'ın şirket ana sözleşmesi ile taahhüt ettikleri sermaye borçlarının tamamını şirkete ödeyip ödemediği, bu kişilerin şirkete sermaye borcu bulunup bulunmadığı ve varsa sermaye borç miktarının ne olduğu

c)Şirket yönetim kurulu başkanı olan ...'ın yönetim kurulundan istifasına ilişkin Karasu 1. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı istifasının şirkete ulaşıp ulaşmadığı, istifa sonrasında yönetim kurulunda meydana gelen boşluk sebebiyle 6102 sayılı TTK nun 363/1 maddesinde yer alan "334 üncü madde hükmü saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar." hükmü gereğince yönetim kurulu üyesi seçilip seçilmediği, ya da yönetim kurulunda meydana gelen eksikliğin ikmali için genel kurul yapılıp yapılmadığı, hususları sorulmuş ve araştırılmıştır. Adı geçen yönetim kurulu üyeleri pay devri yapan ortakların şirkete olan sermaye koyma borçlarını yerine getirmediklerini, boşalan yönetim kurulu üyeliğine seçim yapılmadığını, davacının şirket paylarını devraldığından bahisle pay defterine kayıt talebinin bulunmadığını bildirmişlerdir. Dava anonim şirkete organ boşluğu sebebiyle kayyım atanması talebine ilişkindir. Kayyım atanası talebi dışında başka bir talep ileri sürülmemiştir. 6102 sayılı TTK'da anonim şirketlere kayyım atanmasına ilişkin özel bir düzenleme yoktur. 4721 sayılı TMK'nın 403, 426/3 ve 427/4 maddelerinde kayyım atanmasına ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Mahkemece bir şirkete kayyımı atanabilmesi için şirketin feshi yöneticinin azli gibi şirket varlığının korunmasını gerektiren bir dava bulunması ya da şirkette organ eksikliğinin bulunması gereklidir.

TMK'nın 427. Maddesinin 4. fıkrası bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hükmüne havidir. TMK'nın 427/4. maddesinde düzenlenen organlardan yoksunluk, şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade etmekte olup anonim şirketlerin yasal organları genel kurul ve yönetim kuruludur. Genel kurul organının eksikliği her faaliyet dönemi sonunda toplanması zorunlu olan genel kurulun toplanamaması veya toplantı nisabının sağlanamaması ya da karar alınamaması durumlarının süreklilik kazanması gibi hallerde söz konusuyken; yönetim kurulunun eksikliği ise genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan nisabın sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca istifa etmesi gibi durumlarda söz konusu olabilmektedir. Bu hallerde şirketin devamlılığının sağlanması ve menfaati için şirkete yönetim kayyımı atanması gerekmektedir.

Somut olayda şirketin kurucu ortaklarının %5 hisse ile ..., %45 hisse ile Hamit Baktaş, %25 hisse ile ... ve %25 hisse ile ... olduğu, Hamit Bektaş'ın yönetim kurulu başkanı diğer ortaklar ... ve ...'ın ise yönetim kurulu üyeleri olduğu, yönetim kurulu üyelerinin üç yıl süre ile seçildiği, ortaklar Hamit ve Dilek'in senede bağlanmamış (çıplak) paylarını davacıya noter sözleşmesi ile 30/09/2024 tarihinde devrettiği, ardından yönetim kurulu başkanı Hamit'in yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, şirket sermayesinin %25'inin (500.000,00 TL) 06/06/2023 tarihli kuruluşta peşin olarak ödendiği kalanın ise 24 ay içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, 24 aylık sürenin devir tarihinde dolmamış olması itibariyle pay devri yapan ortakların henüz sermaye borçlarının tamamını şirkete ödemeden pay devri yaptıkları, dolayısıyla ortaklıklarının halen devam ettiği anlaşılmaktadır.

Senede bağlanmamış (çıplak) payın devri yazılı olmak koşuluyla BK 162 alacağın temliki hükümlerine göre mümkündür. Bedeli kısmen ödenmiş olan payların devri ise devralan kişinin borç yüklenmesi niteliğinde olduğundan yani borcun nakli (BK. md.

173.işlemi söz konusu olduğundan devir için anonim şirketin onayı gereklidir. Senede bağlanmamış paylar için de bir pay defteri tutulması gerekmektedir. Çıplak pay da olsa, devrin şirkete karşı ileri sürülebilmesi (genel kurula katılma, kâr payı alma vb. mali ve yönetimsel ortaklık hakları için) için payın, pay defterine kaydedilmiş olması zorunludur.

Anonim şirket yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren hallerden biri üyenin istifasıdır. İstifa karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bir irade açıklamasıdır. Şirket yönetim kurulunda istifa veya başka bir sebeple üyeliğin boşalması halinde izlenecek yol TTK 363 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar.

Pay devrini yapan ortaklardan Dilek Funda Bektaş'ın yönetim kurulu üyeliği halen devam etmektedir. Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Baktaş üyelikten istifa etmiş ise de geride üç yönetim kurulu üyesi bulunmaktadır. Bu yönetim kurulu üyeleri TTK 363 maddesi düzenlemesine göre boşalan üyeliğe geçici yönetim kurulu üyesi seçme imkanına sahiptir. Dolayısıyla ortada bir organ boşluğundan söz etmek mümkün değil ve yönetim kayyımı atanması koşulları gerçekleşmemiştir.

Davacının devraldığı çıplak payların pay defterine kaydını amaçladığı ve bu sebeple yönetim kayyımı atanmasını istediği anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda belirtildiği üzere şirkette organ boşluğu ve şirket varlığını korumaya yönelik kayyım atanmasını gerektirir açılmış bir dava bulunmamaktadır. Somut olayda devrolunan paylara ilişkin sermaye borcunun tamamen yerine getirilmemiş olması itibariyle pay devrine onay verecek organ şirket genel kuruludur. Anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağıracak organ yönetim kuruludur. (TTK 410/1 md) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. (TTK 410/2) Genel Kurulun ortak tarafından toplantıya çağrılabileceği bir diğer hal TTK 411 maddesinde düzenlenmiştir. Sermayenin en az onda birini oluşturan ortak/ortaklar yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını yönetim kurulundan noter vasıtasıyla isteyebilir. Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır. Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. (TTK md. 412)

Sonuç olarak; %5 hisseyi ...'tan %45 hisseyi de ...'tan devralmış görünen davacının TTK 410, 411 ve 412 maddelerinde yer alan düzenlemeleri işletme imkanı var iken organ boşluğu bulunmayan ve hakkında tedbir mahiyetinde kayyım atanmasını gerektirir bir dava açılmamış olan- davalı şirkete doğrudan yönetim kayyımı atanmasını talep etmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. (emsal Yargıtay 11 HD 2012/13135 Esas 2014/3515 Karar) Açıklanan gerekçelerle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2.Peşin karar harcının karar tarihi itibariyle geçerli tarife gereği alınması gereken maktu karar harcından mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine,

4.Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine, Dair, HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/02/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog