3. Hukuk Dairesi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/610 - 2025/568
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2023
NUMARASI : 2023/257 Esas - 2023/669 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : TURAB MAKİNE METAL PLASTİK GIDA İNŞAAT HAYVANCILIK İMALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - [25959-23121-60014] UETS
Av...
İHBAR OLUNAN : KAPLAN HELEZON BANT SİSTEMLERİ VE TARIM MAKİNALARI İMALAT SAN VE TİC LİMİTED ŞİRKETİ
Av...
Av...
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... adresinde fabrikası bulunduğunu ve ticari faaliyetlerini işbu adresten yürüttüğünü, davalı şirketin ise davacının adresinin tam karşısında deposu bulunduğunu, 10.12.2022 tarihinde davalı şirketin deposunda büyük bir yangının meydana geldiğini, davalı şirketin deposunda meydana gelen yangın sonucunda davacı şirkete ait taşınmazların da zarar gördüğünü, şirketin davalı şirketin deposuna bakan cephesinde bulunan cam, çerçeve ve pencerelerinin tamamının çatladığı yahut kırıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca şirketin yine yangının meydana geldiği depoya bakan cephesinde yer alan, klima motorlarının da yangın nedeni ile çalışamamakta olup zarar gördüğünü, Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/76 Değişik İş dosyası ile işyerinde meydana gelen hasara dair delil tespiti yapılarak bilirkişi raporu alındığını, raporda pencere sistemlerindeki çerçeve ve camların değişim/onarım bedelinin yaklaşık olarak 47.937,159 TL civarlarında, zarar gören klima motorları hakkında toplam onarım-değişim bedelinin yaklaşık olarak KDV daihil 7.500,00 TL civarlarında olduğunun belirlendiğini beyan ederek 56.375,00 TL zarar bedelinin 10.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının kiracı olarak bulunduğu depoda yangın çıkmasında, yangının çıkış sebebinde, önlenememesinde ve yangının artmasında hiç bir şekilde kusuru bulunmadığını, tinerci ...'nin yaktığı ateşin deponun sandviç panelden yapılmış cephesine sirayet etmesi sonucu yangının başladığını, taşınmaz malikinin hem bina maliki olarak kusursuz sorumluluğu hem de kiraya veren olarak kiralananı sürekli olarak kiralama amacına uygun bulundurma yükümlülüğü gereğince taşınmazı dışarıdan gelecek olası tehlikelere karşı koruma yükümlülüğü bulunduğunu, doğru tespitlerde bulunulabilmesi bakımından binanın projesine aykırı şekilde eklenen sundurmaya ilişkin detayların görülebilmesi adına Sakarya Belediyesi imar müdürlüğünden taşınmazın projesinin getirtilmesinin önem arz ettiğini, davanın Bereket Sigortaya ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda yapılan "Yangının ortaya çıkmasında ve yayılmasında kiracıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı..." değerlendirmesinin hatalı olduğunu, yangının davalının kiracısı olduğu kiralananda başladığının ihtilafsız olduğunu, dosya kapsamında mevcut Yangın Raporu'nda, yanan yerin davalı Tarafça "Mobilya Deposu" olarak kullanıldığı ve "1000m2" alana sahip olduğunun belirtildiğini, faaliyet konusu mobilya işinin "yangın" eylemine karşı daha hassas olduğunu, basiretli tacir olmanın gerektirdiği önlem alma yükümlülüğünün daha ağır olduğunu, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde "Üstelik bu civarda bu tinercilerin sayısı da azımsanacak sayıda değildir." ve 21.12.2023 tarihli ilk ve karar celsesinde davalı tarafça "...duvarın dibinde tinerci ateşi yakmış ve yangın bundan çıkmıştır." denilmek suretiyle yanan yerin etrafında tehlike arz eden hususun kendilerinin de bilgisi dahilinde olduğunun ikrar edildiğini, dolayısıyla, mobilya deposu olarak kullanılan iş yerinin etrafında işyerine tehlike arz edecek durumların mevcut olduğunun bilindiği ve yangının işyerinin dibinde başladığı durumda, işyerinde gerekli güvenlik önlemini almayan, yangının başlamasından sonra büyümesine karşı önlem almayan böylece basiretli tacir olmanın gereklerine aykırı hareket ettiği sabit olan davalı tarafa hiç kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, ceza davasında kesinleşen maddi olguların hukuk hakimini bağlayıcı olduğunu, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, mahkeme tarafından yeterince araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davada, 10.12.2022 tarihinde, davalı şirketin kiracı olarak bulunduğu ve mobilya deposu olarak kullanılan işyerinde çıkan yangın sonucu, karşı cephede yer alan davacı şirkete ait işyerindeki cam, pencere ve klimalarda oluşan zararın tazmini istenmektedir. Mahkemece, kusur raporu alınmadan ve ceza davası sonucu beklenmeden, zarara sebep olan yangını dava dışı 3.kişinin çıkardığı ve davalı şirketin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma yetersizdir.
Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrin kusursuz sorumluluk hallerini olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz.
Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK'nın 58. maddesi gereğince "…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." Belirtilen yasal düzenleme gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan yangın önleme veya yangının etkisini azaltıcı yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sh: 14-15) Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.
Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur.
Somut olayda, dosya kapsamında yer alan ve yangının çıkış anı ve sonrasına ait görüntülerin incelenmesinde, davalı şirketin kiracı olarak bulunduğu taşınmaza bitişik konumdaki kulübeye giren dava dışı 3.kişinin yangını başlattığı ve sonrasında yangının davalı şirketin deposuna sirayet ettiği görülmüştür. Ceza dosyasında dava dışı yangına sebep olan kişinin, davalı şirketin kiracı olarak bulunduğu taşınmazın yanındaki bekçi kulübesinde kaldığını, olaydan önce alkol(kolonya) içtiğini beyan ettiği, davacı şirket vekilince de çevrede tinercilerin olması, bu nedenle güvenlik sorunu bulunması sebebiyle işyerlerinin çevre güvenliğini tel çekerek sağladıklarını beyan ettiği, davalı şirketin mobilya deposu olarak kullandığı işyerinde böyle bir önlemin alınmadığının anlaşılmasına göre mahkemece uzman bilirkişi heyetinden davalı şirketçe işyeri güvenliğinin alınıp alınmadığı, yangının sirayeti ve davacı şirketin zararının oluşmasında davalı şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı, illiyet bağının kesilip kesilmediği hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Davacı şirket vekilinin istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece, kusura ve zarara ilişkin bilirkişi raporu alınmadan ve ceza dosya sonucu beklenmeden hüküm kurulması doğru bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmış, kusura ve zarara ilişkin rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2023 tarih ve 2023/257 esas, 2023/669 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.Davacı tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde iadesine,
4.Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
5.Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14.03.2025 ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*