14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2052
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ: 21.04.2021 NUMARASI: 2018/427 Esas - 2021/218 Karar
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince Tekne Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan Liman Kontrol-9 Botunun, ana makine değişimi için davalı ... Müdürlüğüne ait olan ve diğer davalının Su Araçları Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı ... isimli yüzer vinç ile karaya alınması sırasında, yüzer vincin bomunun boşalarak Liman Kontrol-9 Botunun üzerine düşmesi sonucunda Botta ciddi hasar oluştuğunu, eksper incelemesi sonucu tekne sahibine 355.791,55 TL ödeme yapılarak sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalı ... Sigorta AŞ’nin, hasara sebebiyet veren vinç ile hasara uğrayan botun aynı sigortalıya ait olduğu gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, hasara uğrayan bot ile hasara sebebiyet veren vincin farklı araçlar olduğunu, her iki aracın davalı ... Müdürlüğüne ait olmasının tazminat talebine engel olmadığını, su araçları sorumluluk poliçesinin sigortalının ödeyeceği tazminat ve sınırları başlıklı 6.4. maddesinde de aynı sigortalıya ait iki su aracının çatması sebebiyle bir tazminat talebinin ortaya çıkması halinde, sigortalının sigortacıdan talepte bulunma hakkının bulunduğu ve sigortacının da su araçları farklı donatanlara aitmiş gibi aynı haklara sahip olduğunun belirtildiğini, sigorta poliçeleri ile teminat altına alınan rizikoların da farklı olduğunu, sigortalı botta hasara sebebiyet veren vincin donatanı ile sorumluluk sigortacısının hasar bedelinden müşteren ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 355.791,55 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ..., savunmasında özetle; meydana gelen hasarın müvekkili kuruluşun ilgili birimleri tarafından botun sigortacısı davacı şirkete bildirildiğini, onarıma başlamasının uygun olduğunun müvekkiline bildirildiğini, meydana gelen hasarla ilgili davacı tarafından 355.791,55 TL’nin müvekkiline ödendiğini, davacı ... şirketinin müvekkili kuruluştan poliçe çerçevesinde yaptığı ödemeyi dolaylı yoldan geri almaya matuf talebinin sigorta kurumunun özüne aykırı olduğunu, davaya konu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, poliçelere konu deniz araçlarının kullanımı ve işletilmesinden kaynaklanan hasar ve sorumluluk taleplerinin müvekkili kuruluş dışarıda tutularak sigorta şirketleri arasında halli gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekili, savunmasında özetle; davacının sigortalısının üçüncü kişi olmadığından, davacının sigortalının haklarına halef olmadığını, davacının davayı açmak için hukuki ehliyetinin bulunmadığını, sigortalının su aracına sigortalının yüzer vincinin verdiği hasar nedeniyle ödeme yapan davacının, sorumlu üçüncü kişi olmadığını, kusurlu sigortalının uğradığı hasarın ödenmesi nedeniyle, davacının sigortalısının mali mesuliyet sigortacısı olan müvekkiline halefiyet yolu ile dava açılamayacağını, hasarın meydana geldiği hadisenin çatma olmadığını, aynı sigortalıya ait iki su aracının çatması sebebiyle bir tazminat talebinin ortaya çıkması halinde, sigortalının sigortacıdan talepte bulunma hakkı bulunduğunu, sigortacının da su araçlarının farklı donatanlara aitmiş gibi aynı haklara sahip bulunduğunu, müvekkilinin mali mesuliyet poliçesi ile teminat altına alınan bir rizikonun mevcut olmadığını savunarak, davanın husumet yokluğu ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...
Davacı vekili tarafından Davalının sigortacısı olduğu ... isimli vince bir başka gemi veya su aracı tarafından zarar verilmesi ... isimli vincin hasara uğrayan konumunda olması hali için davalı tarafın yorumunun geçerli olabileceği oysaki davada ... isimli vincin zarara sebebiyet veren olduğu, hasarlananın ise Liman Kontrol-9 Botu olduğu poliçenin 6.5 maddesinde belirtildiği gibi botun sigortalısının müvekkili şirkete başvurarak zararının tazminini talep ettiği müvekkilinin de hasar tazminatını ödediği, şayet tekne sigortacısı oldukları botta meydana gelen hasar bir başka sigortadan tahsil edilse idi ancak bu durumda müvekkili şirketin davalıya başvuruda bulunma hakkının söz konusu olamayacağı halde somut olayda hasar bedelinin müvekkili şirketçe ödendiğini bu nedenle ödenen sigorta tazminatının rücuya engel bir durumun bulunmadığı ileri sürülmüş olup davacı vekilinin itirazlarının karşılanması için alınan ek raporda; olayın çatma olarak kabul edilemeyeceği özel şartların 3.7 maddesi düzenlemesinde yer alan çatma harici bir nedenden zararın kaynaklanması halinde ise özel şartların 6.5 maddesinde donatanlar aynı olsa dahi sorumluluk poliçesinden sigortalı için teminat verilmiş ise de verilen teminat ile ilgili istisna halinin düzenlendiği zarar gören su aracının zararın başka bir sigorta ile temin edilmiş olması halinde 6.5 maddenin uygulama dışı kalacağı dolayısıyla 6.5 maddede yer alan sorumluluk düzenlenmesine göre ancak zarara uğrayan ve başka bir sigorta ile zararı karşılanmayan sigortalı yönünden hak doğmuş olduğundan zararını karşılayan mal sigortacısına halefiyet yolu ile böyle bir hakkın tanınmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce ek rapordaki değerlendirilmeler yerinde görülmekle sonuç itibariyle davacı ...Ş.'nin su araçları sorumluluk sigorta poliçesinin 6.5 maddesinin son cümlesinde yer alan istisnai düzenleme nedeniyle davalı ... şirketine başvuru hakkının bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete Tekne Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan Liman Kontrol-9 Botunun, davalı ... ve ... Sigorta A.Ş tarafından Su Araçları Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ve diğer davalının donatanı olduğu ... yüzer vinçi tarafından hasara uğratıldığını, mahkemenin davalı ... yönünden yaptığı değerlendirmenin, sigortalanan menfaatin farklı olması ve su araçları sorumluluk sigortası özel şartlarının 6.4. maddesi birlikte dikkate alındığında hatalı olduğunu, mahkemece olayın çatma niteliğinde olmadığından 6.4. maddenin uygulanamayacağını kabul edilmesine rağmen bu kabulün hatalı olduğunu, sigortalanan menfaati yönünden bakıldığında, sigortalanan menfaatinin hasara uğrayan vince ilişkin olduğundan ve hasara sebebiyet veren bot farklı olduğundan alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı deniz aracı ve menfaat üzerinde birleştiğinden söz edilemeyeceğini, Poliçe özelşartlarının 6.4. maddede "aynı sigortalıya ait iki su aracının çatması sebebiyle bir tazminat talebinin ortaya çıkması halinde, sigortalının sigortacıdan talepte bulunma hakkının olduğu ve sigortacıdan su araçları farklı donatanlara aitmiş gibi aynı haklara sahip olacağı hükmü bulunduğundan, ... yönünden tesis edilen hüküm hatalı olduğunu,Diğer davalı yönünden oluşturulan hükmün de hatalı olduğunu, zira zarara sebebiyet veren olayın çatma niteliğinde olduğu kabul edildiğinde poliçe özelşartlarının 6.4. maddesi uyarınca davalı ... ve ... Sigorta A.Ş'nin tazminat sorumlusu olacağını, bu madde uyarınca hasara uğrayan su aracının tekne sigortacısı olan müvekkilinin, sigortalısının halefi olarak, hasara sebebiyet veren su aracının sorumluluk sigortacısından tazminat hakkı bulunduğunu, bu nedenle olay çatma olarak kabul edildiği takdirde davalıların hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını, mahkemenin, olayı çatma olarak kabul etmemesine ilişkin gerekçesinin TTK'nın 1286. maddesine aykırı olduğunu, dava konusu hasarın, bir deniz aracı tarafından diğer deniz aracına su üzerinde verildiğini, anılan maddeye göre, geminin bir manevrayı yapmak veya yapmamak yahut seyir kurallarına uymamak suretiyle başka bir gemiye (hatta gemi ile dahi sınırlı tutulmamış gemide bulunan insanlar ve eşya dahi kapsama alınmış.) çatma olmaksızın zarar vermesi halinde dahi çatma hakkındaki hükümlerin uygulanması gerektiğini, mahkeme gerekçesinin aksine çatmanın sadece iki geminin çarpışması şekliyle sınırlandırmadığını, bir geminin diğer bir gemiye ve hatta gemi içindeki insan veya eşyaya çatma olmaksızın zarar vermesi halinin dahi çatma hükümlerine tabi tutulduğunu, Su Araçları Sorumluluk Sigortası Özel Şartlarının çatma başlıklı 3.6. maddesinin 2. bendi gereğince "Enkazın, yükün veya diğer eşyanın yüzdürülmesi, kaldırılması, yok edilmesi, ışıklandırılması veya işaretlenmesi, çatmaya karışan diğer su aracının, başkaca bir gemide yahut onun üzerindeki herhangi bir yük ya da eşya dışındaki herhangi bir eşyaya verdiği zarardan doğan sorumluluklar teminat altındadır." düzenlemesine ve davalı ... şirketinin ihtara cevabında dahi hasarın çatma olmadığı yönünde bir iddia öne sürmemesine göre zararın çatma sonucu oluştuğunun kabulü gerektiğini, Mahkemenin su araçları sorumluluk sigortası özel şartlarının 6.5. maddesi yönünden bilirkişi raporuna atfen yaptığı değerlendirmenin hatalı olduğunu, anılan maddede "İş bu 3.7 veya 3.9 numaralı özel şartlara istinaden, sigortalıya ait ve tazminat talebine konu bir su aracının, yükün veya diğer eşyanın veya diğer şeyin zıya uğraması veya hasarlanmasını müteakip bir tazminat talebinin ortaya çıkması halinde, sigortalının sigortacıdan talepte bulunmak hakkı vardır ve sigortacı da bu zayi olan veya hasarlanan su aracı, yük, diğer eşya veya şey üçüncü kişilere aitmiş gibi aynı haklara sahiptir; meğerki bu zıya ve hasar, su aracı, yük, diğer eşya veya şeyin sahip olduğu bir diğer sigortadan tahsil edilebilir olsun." düzenlemesi bulunduğunu, 6.5. madde yönünden değerlendirme yapılırken poliçe ile sigortalı gemiden kaynaklanan zararlardan doğan sorumluluklara karşı zarar görene teminat sağlandığına dikkat edilmesi gerektiğini, 6.5. Madde de bahsi geçen sigortacının, mal (tekne) sigortacısı olmayıp, sorumluluk sigortacısı (davalı) olduğunu, madde de mal sigortacısına halefiyet tanınmaması gibi bir durum bulunmadığını, 6.5. maddenin "meğerki" ile başladığını ve hüküm altına alınan sınırlamanın sorumluluk sigortacısının halefiyetine ilişkin olduğunu, tekne sigortacısının, hasara uğrayan su aracının mal sigortacısı sıfatıyla, hasara sebebiyet veren su aracının sorumluluk sigortacısından halefiyet yolu ile talepte bulunulmasında ise herhangi bir yasal engel bulunmadığını, talebin dayanağının da hasara uğrayan Liman Kontrol-9 botundaki hasar bedelinin, bu botun tekne sigorta poliçesine istinaden ödeyen müvekkilinin, hasara sebebiyet veren ... yüzer vincinin su araçları sorumluluk sigorta poliçesine istinaden yüzer vincin sorumluluk sigortacısından tazmini talebi olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanınkabulüne, karar verilmesini istemiştir.