Esas No
E. 2021/28
Karar No
K. 2025/48
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/28 ESAS
KARAR NO: 2025/48
DAVA: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/03/2014
KARAR TARİHİ: 27/02/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun süre emek verdiği ve 45.000.000 TL'den fazla yatırım yaptığı çalışmaların 3. kişiler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını ve bu yolla haksız kazanç elde edildiğini, müvekkili nezdinde çalışan 8 işçinin iş sözleşmesi sonrasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmasına rağmen dava dışı şirkete geçiş yaptıklarını bu çalışanlar aleyhine tazminat davası açtıklarını, fikri mülkiyet hakları müvekkillerine ait olan ve adlarına tescilli patent, endüstriyel tasarım, faydalı modelleri üretmeye yarar makine va kalıpları münhasıran müvekkiline üretimi için davalı şirket ile 11.10.2012 tarihinde genel üretim ve satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından üretime devam edilirken davalının aynı zamanda sözleşme ile çok sıkı biçimde yasaklanmış olmasına rağmen 3. kişilere hukuka aykırı biçimde üretim yaptıkları ve müvekkiline ait patent, endüstriyel tasarım ve faydalı modelleri üretmeye yarar kalıpları 3. kişilere pazarladıklarının öğrenildiği, söz konusu makine, bilgisayar ve diğer meteryallerin sadece müvekkiline kalıp üretimi yapılması için davalıya tevdi edildiğini, sözleşmenin feshi sonrası defalarca iadesinin talep edilmesine rağmen davalının iade etmemekte ısrar ettiğini, 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 136. maddesi kapsamında patent hakkında tecavüz sayılan fiillerin sayılıp KHK'nın 166. maddesinin yaptığı yollamayla faydalı modellerinde bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, davalı aleyhine ...

1.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırıldığını, sözleşmenin 10. maddesine göre müvekkilinin cezai şart talep hakkının bulunduğun belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 dolarlık kısmının davalıdan en yüksek ticari avans faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davaya konu iddialarının ve dava dilekçesinde yer alan talebin fikir ve mülki haklara ilişkin olduğunu, işbu husustaki uyuşmazlıkların çözümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, mahkemenin görevsizliği ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasına rağmen somut dava konusu alacaklar bakımından kısmı dava açılamayacağını, işbu yargılamada davacının talep edebileceği tutarın taraflar arasındaki sözleşmenin 10.maddesiyle dava açmadan önce belirlenebilir nitelikte olduğunu, 100.000 $ üzerinden kısmı belirsiz alacak davası açmalarında hukuki yararı bulunmadığından ve hukuki yararın dava şartı olması nedeniyle de iş bu davanın usulden reddinin gerektiğini, bu sebeple mahkemenin davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuksal neden yoksunluğundan ötürü HMK .'nın 114/1 - h ve 115.maddelerine atfen, dava şartı yokluğu gerekçesiyle , davanın usulden reddine karar vermesini, başta yargılama giderleri olmak üzere avukatlık ücretinin de karşı yana ödetilmesini , müvekkilin davacı taraf ile çalışmaya başladığı tarihten önce de bu faaliyet sektöründe iştigal ettiğini ve başkaca firmalara da kalıp üretiminde bulunduğu dilekçelerin ekinde sunulduğunu, müvekkil firma ticari defter ve kayıtlarının sabit olduğunu, müvekkil firma davacı ile yapmış olduğu sözleşmeye konu üretimlerle kalıp üretim sektörüne girmediğini, bu alanda uzun yıllar faaliyette bulunduğu için başkaca firmalarla ticari ilişkilerinin oluşunun çok normal olduğunu, davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde müvekkilin faaliyet alanını kısıtlayıcı şekilde talepte bulunulduğunu, davacının müvekkil firmanın kendileri için üretimlere devam ettiği sırada üçüncü kişilere hukuka aykırı biçimde üretim yaptığı ve kendilerine ait patent, endüstriyel tasarım ve faydalı modelleri üretmeye yarar kalıpları üçüncü kişilere pazarladığı iddialarının farazi iddialar olduğunu, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği Genel Üretim ve Satış Sözleşmesinin davacı firma tarafından müvekkilin ticari hayatta serbest hareket etmesini engelleyici mahiyette bir sözleşme olduğunu, bahse konu sözleşmenin sadece davacı lehine hükümler içerdiğini, bahse konu sözleşmenin dayanak alınarak müvekkilin ticari hayattaki ilişkilerini kısıtlanmasının mümkün olmadığını, müvekkilin davacının iddia ettiği ...A.Ş ve ....A.Ş ile uzun yıllardır süre giden bir ticari ilişkisinin olduğunu, bu ticari ilişkisi içerisinde olduğunu, bu ticaretleri davacı ile yapılan sözleşme öncesi bir tarihte başladığını, mahkemece gerek duyulması halinde ilgili firmalar ile yazışma yapılarak gerçek durumun tespit edilebileceğini, davacı tarafın ilgili firmalara müvekkil tarafından kendileri için üretilmiş olan ürünlerin satılmış olduğunu da ispatla mükellef olduğunu, davacı her ne kadar müvekkili tarafından ilgili firmalara yapılan satışlara konu ürünlerin kendileri için sipariş edilen ürünlerin olduğunu ispatla mükellef olduğunu, davacı tarafından yargılamaya dayanak gösterilen sözleşmenin tek taraf lehine hükümler içerdiğini , sözleşmenin tamamının müvekkili aleyhine hükümler ve ağır yaptırımlar öngördüğünü, kaldı ki sözleşmenin ve müvekkili aleyhine getirilen kısıtlamaların bir süresinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için böyle bir sözleşmenin geçerliliği söz konusu olacak olsa bile müvekkilin tüm ticari hayatının kısıtlanacağını, bu nedenle eşitlik kuralına aykırı ve müvekkil faaliyetlerini süresiz kısıtlar mahiyetteki sözleşme içerisinde yer alan maddelere dayanarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından yaptırılan tespit soncunda hazırlanan rapordan da anlaşılacağı üzere müvekkil firmanın davacı tarafa ait tescilli faydalı model ve tasarım tescilleri ile ilgili üretimi yapılan herhangi bir ürüne rastlanılmadığını, mahkemenin işbu davaya bakmakla görevli olmadığının mahkemenin görevsizlik kararının verilmesini, dava değerinin belirlenebilir olmasına rağmen davacının davasını kısmi olarak açmış olması nedeniyle ,davacının işbu davada hukuki yararı bulunmadığından dava şartı eksikliğinden davasının reddini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini talep etmiştir.

Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Dava dilekçesindeki sözleşmenin ticari nitelikte bir sözleşme olduğunu, müvekkilin de davalı tacir olduğunu, davalı ile müvekkili ticari faaliyetleri kapsamında bir ticari iş yaptığını, bu kapsamda da bir sözleşme akdettiğini, bu sözleşme ile tarafların birbirlerine bir takım taahhüt verdiğini, dava konusu uyuşmazlığın da davalının sözleşme ile verilen taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle cezai şart isteminden ibaret olduğunu , bu nedenle bu davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, dava konusu ceza şart alacağı yargılamayı gerektirdiğini, taraflar arasında akdedilen Genel Üretim ve Satış Sözleşmesin'de belirlenen cezai şart miktarının oldukça yüksek olduğundan , davalının bu şartın haksız olduğu ve ekonomik geleceğini sarstığını, ileri sürmesinin muhtemele olduğu gerekçesiyle işbu dava fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla dava açıldığını, davalının davaya konu sözleşmenin yalnızca müvekkili lehine hükümler ihtiva ettiğini, davalı aleyhine ağır yaptırımların öngörüldüğü ve ticari hayatının kısıtlandığını ileri sürdüğünü, dava konusu alacağın miktar ve değerinin belirlenmesinin yargılama sırasında başka bir olgunun tespitini gerektiriyor veya hakkaniyet indirimi yapılan durumlarda davanın belirsiz alacak davası olarak açılması gerektiğini, müvekkilin ABD ve Türkiye'de Kompozit inşaat malzemelerinin üretimi konusunda lider ve saygın bir firma olduğunu, davalının dava konusu sözleşmenin hakkaniyete aykırı olduğu yönündeki beyanlarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı müvekkili ile akdedilen sözleşme öncesinde kompozit kalıbı üretiminin yapmadığı gibi davalının üretim yapabilmesi için gerekli makinelerin müvekkili tarafından satın alınarak davalıya tevdi edildiğini, müvekkil aleyhine açılan hükümsüzlük davasının yargılama konusunun uyuşmazlık ile bir ilgisinin olmadığını, dava dışı ... firmasına kalıp üretimi yapanın davalı olduğunu, davalı aleyhine yapılan delil tespiti neticesinde müvekkile ait bilgisayar programlarının davalıda bulunduğunun tespit edildiğini, davalının kalıp üretimi yaptığı ve üretilen kalıbı da bekletmeden müşterisine gönderdiği için tespit mahalinde hazır kalıbın bulunmamasının şaşırtıcı olmadığını, davalının bugüne kadar hukuka aykırı biçimde ürettiği kalıplarının müşterilerine göndermiş olduğundan tespit anında rastlanmamış olmasının hukuka aykırı üretim yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini, davalının dava dilekçesinde de izah edildiği üzere müvekkile ait ürünlerin kalıplarını üretmeye yarar müvekkil tarafından hazırlatılarak yalnızca müvekkili için üretim yapılması için tevdi edilen çizimleri halen kullandığının tespit edildiğini, bu nedenler davalının cevap dilekçesinde bu hususta bir beyanda bulunmayarak zımnen bu hususu ikrar ettiğini, davalının tüm savunmalarının mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesi doğrultusunda haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Davacının davaya konu iddialarının ve dava dilekçesindeki yer alan talebinin fikir ve mülki haklara ilişkin olduğunu, bu husustaki uyuşmazlıkların çözümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafından sözleşmeyle kesin , tartışmasız ve açık bir şekilde belirlenmiş bir cezai şart alacağı için kısmi dava açılmasının hukuken ve kanunen mümkün olmadığını, davacı tarafın işbu davanın kısmi dava olarak açılmasının da hukuken ve kanunen mümkün olmadığını, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının henüz ne şekilde sonuçlanacağı belli olmayan davasını, mahkeme tarafından indirim yapılacağı gerekçesiyle mahkeme yerine düşünerek kısmi dava olarak açması iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkilin davacı taraf ile çalışmaya başladığı tarihten önce de bu faaliyet sektöründe iştigal ettiğini ve başkaca firmalara da kalıp üretiminde bulunduğunun dilekçeler ekinde sunulduğunu, müvekkili firmanın ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde müvekkilin faaliyet alanını kısıtlayıcı taleplerde bulunulduğunu, sözleşme ile müvekkil aleyhine getirilen kısıtlamaların bir süresinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için böyle bir sözleşmenin geçerliliği söz konusu olacak olsa bile müvekkilin tüm ticari hayatının kısıtlanmış olacağını, davacının müvekkili firmanın kendileri için üretimlere devam ettiği sırada üçüncü kişilere hukuka aykırı biçimde üretim yaptığı ve kendilerine ait patent , endüstriyel tasarım ve faydalı modelleri üretmeye yarar kalıplarının üçüncü kişilere pazarlanılan iddialarının farazi olduğunu, mahkemenin işbu dosyaya bakmakla görevli olmadığından mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini , dava değerinin belirlenebilir olmasına rağmen davacının davasını kısmi olarak açmış olması nedeniyle davacının işbu davada hukuki yararı bulunmadığından dava şartı eksikliğinden davasının reddini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 24/11/2014 tarihli duruşması ara kararı gereği işbu dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmiş ve yargılamaya ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.

Mahkememize sunulan 04/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Daha önce ... 2, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .... D.İş dosyasında ... Tic, A.Ş. firmasında yapılan keşifte, öleyhinde tespit istenen firmanın yapmış olduğu bu üretimlerin davalıya ait tescilli tasarımlara benzer ve iltibas yaratacak itelikte ürün çalışmaları olduğu sonucuna ulaşıldığı, tasarımlar her ne kadar bir firma adresinde bulunmuşsa da, eğer bu tasarıma ait ürünler davalı tarafından bu üçüncü firmaya satılmış veya bu ürünlerin üretimine tasarım bakımından yardımcı olunmuş ise, bunun davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz olduğunun kabul edilebileceği, bilgisayarlar üzerinde tespit edilen tasarım dosyalarının üretim amacıyla hak sahibinin izni dışında bulundurulması ve bu tasarımlar kullanılarak üretim yapılmasının, 554 s. Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. ve 48. maddelerine, Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine ve Taraflar arasında imzatanmış 11.10.2012 tarihli “Genel Üretim ve Satış Sözleşmesi"nin 2. ve 17. Maddelerine aykırı olduğunun kabul edilebileceği, mali açıdan yapılan incelemede, dosya müstenidatı bilgi ve belgelerin maddi tazminat hesabına mesnet teşkil edecek nitelik ve nicelikte olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 11/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... no'lu dosya kapsamında 04.02.2014 tarihinde Adli Bilişim Uzmanı ... tarafından düzenlenmiş bilirkişi raporunda, bilirkişinin davalı şirkete ait ve şirkette kurulu vaziyette yer alan bilgisayar üzerinde, mahkemeye konu olay ile sınırlı kalmak kaydı ile yapmış olduğu teknik incelemede; davacı vekili tarafından verilen dilekçe ve eklerinde belirtilen dokümanların bilgisayarda yer aldığının tespit edildiği, dava dosyasına sunulmuş DVD'de yapılan teknik incelemede ... isimli bir klasöre rastlandığı ve klasörün içeriğinde davalı tarafından davacıya üretimi yapılan kalıpların teknik çizimlerinin bulunduğu tespit edildiğini, model tasarım dosyalarıyla ilgili yapılan derin incelemede dosyaların *.mf1 ve * mf2 uzantılı oldukları, kayıtlı oldukları durumda 1-... programına ait uzantıya sahip oldukları, son işlem tarihi açısından yapılan incelemede parçalar üzerinde yapılan son kayıtlı işlemi 09.09.2013 tarihinde aynı çizim dosyasının “...” ve “...” isimli eklerinde gerçekleştirildiği, bu işlemden önce program üzerinde yapılan kayıtlı son revizyon işleminin 10.05.2013 tarihinde aynı çizim dosyasının ”...” ve “...” isimli eklerinde gerçekleştirildiğini, dava dosyasında ... tarihinde ,... yevmiye no'lu ihtarname ile davalının davacıya ait makineler ile sözleşme konusu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpları hukuka aykırı olarak 3. kişilere üreterek pazarladığının öğrendiklerini ve bu eylemlerine son vermeleri gerektiğini, aksi takdirde sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart bedelinin kendilerinden tahsil edileceğinin ihtarı yapıldığını, dava dosyasına sunulmuş taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini belirtir herhangi bir belgeye rastlanmadığını, bununla beraber, 26.06.2013 tarihinde ...Ltd. Şti. tarafından ... A.Ş. adına düzenlenmiş fatura ile ...'da bulunan tezgahların ...'ya nakledildiğini, buna göre şirketler arasındaki anlaşmanın 26.06.2013 tarihinde kesin olarak sonlandığını, söz konusu tarih sonrasında tespit yapılan bilgisayarda bulunan çizim dosyalarının son değiştirme tarihleri incelendiğinde sadece “...” isimli parçanın kalıp modelinde dosyanın son kayıt tarihi olan 09.09.2013 tarihinde açılmış ve elle ya da otomatik olarak kaydetmek suretiyle revizyonlu veya revizyonsuz olarak kaydedildiğini, ancak mevcut belgeler ve dosya kapsamında yapılmış bilirkişi incelemeleri değerlendirildiğinde davalının bu ürünün üretilmesine doğrudan ya da dolaylı katkıda bulunduğu kanaatinin oluşması için sadece söz konusu işlemin tespiti tarafımızdan yeterli görülmediğini, bununla beraber paket programlar şekilde tasarlanmış çizim programlarının kurulu olduğu herhangi bir bilgisayarda dosyalar üzerinde revizyon yapmanın mümkün olması, tespitin yapıldığı bilgisayarda kaydedilmiş revizyona rastlanmasa dahi bir başka bilgisayarda tasarımların revize edilmediği anlamına gelmediğini, 2015 tarihinde ...

4.Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne...Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından ... Şti.'nın 2011-2014 dönemlerine ait BA-BS formları incelendiğinde davacı tarafından davalı firmanın davaya konu üretimleri olduğunu iddia ettiği üretimler sonucunda oluşturulan faturaların dava dosyasında maması nedeniyle davaya konu hukuksuz üretimlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitini yapmanın halihazırda mümkün olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 14/03/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Kök raporda belirtilen ve davalı tarafından bu ürünlerin üçüncü firmaya satılmış veya bu ürünlerin üretimine tasarım bakımından yardımcı olunmuş ise de bunun davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz olduğunun kabul edilebileceği husunun, yapılan tespitler ile dayanak kazandığı, davalı şirket tarafından söz konusu ürünlerin üretime yönelik kalıp, panel vb. Üretildiği ve bahsi geçen firmalara satışının yapıldığı, diğer tüm hususların kök raporda varılan sonuç ve tespitlerin aynen geçerli olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 04/06/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Tahkikat evrakına ibraz edilen belgeler teknik açıdan incelendiğinde ve 'Teknik İnceleme ' kısmında belirtilen hususlar muvacehesinde , davacı şirkete ait olan patent ve faydalı modellerin , 26/06/2013 tarihinde davalı ve davacı arasındaki sözleşmenin bittiği kanaatinin oluştuğunun göz önünde bulundurulduğunda, davalı firma tarafından model teknik resimlerinin bilgisayar ortamında bulundurulmaya devam ettiği, dahası davalı firma ile dava dışı firmalar arasındaki ticari ilişki ve de firmalarda bilgisayar ortamında bulundurulan aynı teknik çizimler göz önünde bulundurulduğunda , davaya konu olan ve davacı şirket tarafından tecavüz edilerek dava dışı firmalar ile paylaşıldığı ve kuvvetle muhtemel dava dışı firmalar aracılığı ile davacı firmaya ait olan faydalı model ve endüstriyel tasarımların üçüncü kişilere pazarladığı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 09/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Teknik inceleme kısmında belirtilen hususlar muvacehesinde ve tahkikat evrakına bilirkişi tarafından ibraz edilmiş dosyaların bulunduğu DVD içeriği incelendiğinde, davacı şirkete ait olan patent ve faydalı modellerin, 26/06/2013 tarihinde davalı ve davacı arasındaki sözleşmenin bittiği kanaatinin oluştuğu göz önüne bulundurulduğunda, davalı firma tarafından model teknik resimlerinin bilgisayar ortamında bulundurulmaya devam ettiği, dahası davalı firma ile dava dışı firmalar arasındaki ticari ilişki ve de firmalarda bilgisayar ortamında bulundurulan aynı teknik çizimler göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu olan ve davacı şirkete ait olan patent, faydalı model ve endüstriyel tasarımlara davalı şirket tarafından tecavüz edilerek dava dışı firmalar ile paylaşıldığı, incelenen BA-BS formlarından alım ve satıma konu malların muhteviyatı tespit edilemediğinden , mali incelemeler hususunda 1. Ek rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizin geçerliliğini koruduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 21/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... nolu SMK kapsamında dava konusu patent ve faydalı modeller ile dava konusu ürünlerin karşılaştırılabilesi için istemlerde tanımlanan unsurların teknik incelemesi yapılabilecek ürün görsellerine/ürüne ihtiyaç duyulduğu, aynı kapsamda tasarım tescil belgesinde yer alan görseller ile benzerlik gösterecek ürünlerin incelenebilmesi için ürün görselleri/ürün ihtiyacının bulunduğu, bu kapsamda dava dosyasında bulunan; ... firmasına ait, ... tarih ve ... nolu faturada yer alan “dış köşe paralel kalıbı” açıklaması,... tarih ve ... nolu faturada yer alan “iç köşe panel kalıbı” açıklaması,... tarih ve ... nolu faturada yer alan “zemin kalıbı” açıklaması, ... firmasına ait,... tarih ve ... nolu faturada yer alan “...” ve “...” açıklamaları,... tarih ve ... nolu faturada yer alan “...” ve “...” açıklamalarının dava konusu patentfaydalı modeller ile tasarım tescilleri için koruma kapsamına tecavüz iddiasını destekler bir delil olarak ele alınamamadığı, bu çerçevede dosyaya sunulan deliller ve beyanlar kapsmında dava dosyasında yer alan fatura açıklamaları yada bilgisayar ortamında bulunan çizim dosyaları dava konusu patent/faydalı modeller ile tasarım tescillerinin koruma kapsamına tecavüzün varlığı için yeterli açıklığa sahip olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 27/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Bilirkişi incelemesi için 15.03.2023 tarihinde tespit mahalli olan ...adresinde gerçekleştirilen incelemede görülen ürünlerin üretim tarihlerine dair herhangibir verinin görülmediği, bilirkişi ek raporunda tespit mahallinde görülen ürünler ile Patent, Faydalı Model ve Tasarım Tescil belgelerinin karşılaştırılmasının yapıldığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda; tespit mahallinde,... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde,...Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, .... Nolu ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde görülen iki ürünün (...-), ... Nolu “....” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında olduğu, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde,...Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ... Nolu “Bir modüler yapı ve bu yapıya ilişkin ...” buluş başlıklı patent belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ...Nolu “...” buluş başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde, ...Nolu “...” buluş başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde görülen ... isimli ürününün, ... Nolu ...” başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında olduğu, tespit mahallinde, ... Nolu “... tescil belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, buluş başlıklı tasarım tespit mahallinde, ... Nolu “...” buluş başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde görülen ...Tipi ...isimli ürününün, ... Nolu “...” başlıklı tasarım tescil belgesinin 1 nolu görselinin koruma kapsamında olduğu, tespit mahallinde görülen ... isimli ürününün, ... Nolu “...” başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında olduğu, tespit mahallinde,... Nolu “...” buluş başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği, tespit mahallinde ... nolu "...” buluş başlıklı tasarım tescil belgesinin koruma kapsamında bir ürün görülmediği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 07/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının cezai şart hükmüne dayalı tazminat talebi için davalıya teslim edilen ... makineleri ve bu makinelerde üretim yapılmasına ilişkin bilgisayar programları ile başka firmalar üretim ve satış yapılıp yapılmadığının ispatlanmasının gerektiği, dosyada bu hususun ispatına yönelik net bir delile ulaşılamadığı, dosyadaki davalının başka firmalara kesilen faturaların davacının teslim ettiği teknik yazılım ve resimlerden üretilip üretilmediğinin tespit edilemediği, davalı işyerindeki tespitlerde üretim ve satışa rastlanmadığı, davalı bilgisayarında davacının model ve teknik resimlerinin bulunmasının tek başına davalının bunlardan üretim ve satış yaptığını net olarak ispata yeterli olup olmadığı hususundaki mahkemeye ait olacağı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tacirin mahfına yol açacak düzeyde olup olmadığının davalının ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile cezai şartı ödemesi halinde faaliyetlerini sürdürüp sürdüremeyeceği yönünden yapılacak tespit ile belli olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının inşaat alanında kullanılmak üzere kompozit ürünler üretip sattığının, bu ürünlerin üretiminde kullanılacak makina ve kalıpların üretimi için davalıyla sözleşme düzenlendiğinin, bu kalıpların üretimi için davalıya makine ve teknik çizim dosya ve programlarının verildiğinin, davalının sözleşmeye ve davacılar adına tescilli tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı olarak davacı tarafından verilen makine ve teknik çizimler kullanılarak dava dışı şirketlere üretim ve satış yapıldığının, davalının ihtarnameyle ihtar edilmesine rağmen aykırılıklara devam edildiğinin ve sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığının beyan edilerek sözleşmede belirlenen cezai şartın ödenmesi talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde taraflar arasında düzenlenen 11/10/2012 tarihli sözleşmenin sunulduğu, sözleşme incelendiğinde 1.maddesinde sözleşme konusunun davacının faaliyetlerinde kullanılmak üzere belirli makine ve kalıpların sadece davacı için davalı tarafından üretimine ilişkin olduğunun belirtildiği, sözleşmenin 2.maddesinde davalının sözleşme kapsamında davacı için üreteceği ürünleri ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan teknik çizimleri ve tasarımları üçüncü kişiler için üretemeyeceğinin, satamayacağının, dağıtamayacağının, pazarlamayacağının, kiralayamayacağının, ödünç veremeyeceğinin, kullandıramayacağının düzenlendiği, yine sözleşmeden davalı tarafından sözleşme kapsamında üretilecek ürünlerin teknik çizim, tasarım ve programlarının davacı tarafından davalıya verildiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinin ekinde sunulan faturadan üretimde kullanılması için davalıya verilen makinelerin geri alınması ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 26/06/2013 tarihi itibariyle sona erdiği, davacı tarafça dava dilekçesindeki iddiaları kapsamında ...

1.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasında davalının sözleşmeye ve davacılar adına tescilli tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı kullanımının bulunup bulunmadığının tespiti hususunda delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespiti talebi kabul edilerek davalıya ait iş yerinde bilirkişilerce inceleme yapılarak raporlar alındığı, raporda davalıya ait iş yerinde tespit tarihinde sözleşmeye veya davacılar adına tescilli tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı kullanımın bulunmadığının, hurda bölümünde atıl ve hurda halinde benzer ürünler bulunsa da şirket yetkilisi tarafından bu ürünlerin sözleşme kapsamında üretilen ürünler olduğunun sözleşme ilişkisi sona erince hurdaya ayrıldığının belirtildiğinin tespit edildiğinin anlaşıldığı, yine davacı tarafça davalının sözleşmeye ve tescilli tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı olarak ticari faaliyette bulunduğu iddiası kapsamında davalının ticari ilişkide bulunduğunun belirtildiği dava dışı üçüncü kişi ... Ticaret A.Ş.'ya ait iş yerinde tespit yapılması için ...

2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespiti talebi kabul edilerek dava dışı üçüncü kişi ... Ticaret A.Ş.'ya ait iş yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, alınan bu raporda davacı adına tescilli ..., ... ve ... numaralı tasarımlara iltibas oluşyuracak ürünler bulunduğu tespit edilmiş ise de bu ürünlerin veya ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpların davalı tarafından üretilip, dava dışı ...Ticaret A.Ş.'ye satıldığının verildiğinin somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalıya ait BA-BS formlarının dosya içerisine alındığı, davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, faturaların ticari defterlerinde bulunduğu, davacı tarafın iddia ve talepleri kapsamında BA-BS formları doğrultusunda davalının ticari ilişkide bulunduğu dava dışı şirketlere müzekkere yazılarak faturaların incelenmek üzere istenildiği, müzekkere cevaplarının ve faturaların dosya içerisine alındığı, dosya içerisinde teknik yönden son olarak alınan 17/10/2024 tarihli raporda davalı tarafın ticari ilişkide bulunduğu dava dışı şirketlere kesilen faturalar ve fatura açıklamalarından davalının sözleşmeye veya tescilli tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı olarak üretim ve satış yapılıp yapılamadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, bilirkişi raporu doğrultusunda faturaya konu ürün numuneleri olmadan karşılaştırma yapılmaksızın sadece faturalardan davalının sözleşmeye veya tescilli tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı kullanımının bulunup bulunmadığının tespit edilemeyeceği, davalı bilgisayarında sözleşme kapsamında davacı tarafından verilen teknik çizimlerin bulunmasının sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra davalının sözleşmeye ve tasarım, patent ve faydalı modellere aykırı kullanımı bulunduğu yönünde tek başına yeterli delil oluşturmayacağı, davacı tarafça davalının sözleşmeye aykırı veya davacının tescilli tasarım, patent ve faydalı modellerden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin harç olarak yatırılan 3.769,35 TL harçtan alınması gereken 615,40 TL karar harcının mahsubu ile kalan 3.153,95‬ TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

4.Davalı tarafından yapılan 6.050,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025 KATİP ...

(e-imzalıdır)

HAKİM ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.345/1 K551 md.136
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.