11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2025/79 E. , 2025/1273 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İadesi talep edilen ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
T.C. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün, 16.08.2024 tarihli ve E.81016607-4-1-YU-0253-2020-15861/120593 sayılı yazısı ile ekindeki belgelere göre; "dolandırıcılık", "kara para aklama" ve "sanal kumarhane oluşturma" suçlarından aranan İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı, 12.07.1990 doğumlu ...'nın talep eden devlet yetkili adli makamlarınca yargılanması amacıyla iadesi talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karara ilişkin olarak, 6706 sayılı Kanun ile 03.02.2010 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması hükümleri uyarınca yapılan incelemede;
1.Anayasa'nın 38 ve 6706 sayılı Kanun'un "İadenin kabul edilemeyeceği haller" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın getirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere bir Türk Vatandaşının yargılanmak üzere yabancı ülkeye iadesinin mümkün olmadığı, yine Ülkemiz ile İran İslam Cumhuriyeti arasında imzalanan 03.02.2010 tarihli Anlaşma'nın 35/1-a. maddesi gereğince geri verilmesi talep olunan kişinin ilgili ülkenin vatandaşı olması halinde iade talebinin kabul edilemeyeceğinin belirtildiği; dosya kapsamına göre, iadesi talep edilenin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin (B) bendi uyarınca 24.03.2020 tarihli ve 2295 sayılı karar ile istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazandığı, ancak aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca 03.10.2023 tarihli ve 7681 sayılı karar ile Türk vatandaşlığını kazanma kararının iptal edildiği belirlenmekle birlikte, iadesi talep edilen müdafinin temyiz dilekçesinde bu karara karşı dava açıldığını ve halen derdest olduğunu bildirmesi karşısında, Ankara 1. İdare Mahkemesinin, 2024/494 ve 2024/739 Esas sayılı dosyalarının akıbetlerinin araştırılması ile iadesi talep edilenin halen Türk Vatandaşı olup olmadığının tespit edilmesi,
2.6706 sayılı Kanun'un "İadenin kabul edilemeyeceği haller" başlıklı birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca, iade talebine esas teşkil eden fiilin Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç olması halinde talebin kabul edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8/1. maddesinin, "Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır." hükmünü haiz olduğu; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden ise, iadesi talep edilenin suç tarihlerinde Türkiye'de bulunduğunun, UYAP üzerinden yapılan incelemede benzer eylemlerine ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/18574 sayılı dosyası kapsamında hakkında devam eden bir soruşturma olduğunun anlaşılması karşısında; iadeye konu fiillerin Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılamayacağının tespiti bakımından, iade talebine esas yargılamaya ilişkin tüm belgelerin dosyaya celp edilmesi, gerekli görülmesi halinde İran İslam Cumhuriyetinden ek bilgi ve belge talebinde bulunulması ile bahse konu soruşturma dosyası celp edilip incelenerek sonucuna göre iade talebine konu suçların Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılmayacağı ve aynı konuda Ülkemizde devam eden bir soruşturma bulunup bulunmadığının ortaya konulması sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, iadesi talep edilen müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.