Esas No
E. 2022/1210
Karar No
K. 2025/464
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2022/1210
KARAR NO: 2025/464

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 17/06/2021
NUMARASI: 2017/944 Esas - 2021/461 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/03/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07.08.2012 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı otobüsün, ... plakalı motosiklet ile seyir halinde bulunan ...'e arkadan çarparak müvekkili ...'in babası ve diğer müvekkili ...'in eşi olan ...'in yaraladığını, yaralanma neticesinde ...'in Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını, ...'in kaza nedeniyle beyin kanaması geçirdiği, kaburgalarında ve omurgasında, iki leğen kemiğinde ve belinde kırıklar bulunduğunu, akciğerinin hasarlı olduğunun anlaşıldığını, 3 saat sonra yoğun bakıma alındığını, kaza tarihinden 5 gün sonra 12.08.2012 tarihinde ...'in tüm bu yaralanmalar neticesinde hayatını kaybettiğini, davacıların kaza sonucu hayatını kaybeden ...'in ölümü nedeniyle maddi ve manevi çok büyük sıkıntılar yaşadıklarını, açıklanan nedenlerle belirlenecek miktara ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 1000,00 TL ... için 1000.00 TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatı ve dein giderlerine ilişkin tazminata hükmedilmesine, 2.000,00 maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin taraflarına ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 27.09.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda Ticari Avans Faizi uygulanmasına, ... için 100.000,00 TL. ... için 50,000.00 TL olmak üzere 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi taraflarına ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 27.09.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 150.000 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi teminatlarının poliçe ile sınırlı olduğunu, davaya konu olan olayda, murisin kullandığı motosiklete kasksız bindiğini, kaza sonucunda başından darbe aldığını ve kafatası çökmesi nedeniyle vefat ettiğinin kaza tespit tutanağı, otopsi tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, müterafik kusur oranında bir indirim yapılması gerektiğini, mahkemenin ceza dosyasıyla bağlı olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sağlık giderlerini ödeme yükümlülüğünün olmadığını, sağlık giderlerinin SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu ve avans faizi talep edilemeyeceğini beyanla; haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu tazminatın dayanağı olayın yaşanılmasında müvekkili idarenin hiçbir eylem, işlem ve sorumluluğu süz konusu olmadığını, bununla birlikte hizmet kusuru sebebiyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, görev itirazlarının dikkate alınarak davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesini, özel halk otobüslerinin İ.E.T.T. Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan araç ile İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü arasında işletenlik açısından bir ilişki bulunmadığını, söz konusu aracın, yapılan ihale neticesinde taşımacılık yapmaya yetki kazanan kişiler tarafından kendi nam ve hesabına işletilen Özel Halk Otobüsü olduğunu, kazaya neden olan sürücü İETT'nin çalışanı olmayıp üçüncü kişinin işçisi olduğunu, müvekkili idarenin aracın maliki olmadığı gibi aracı süreklilik arz edecek şekilde kendi hesabına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işletmesinin söz konusu olmadığını, kazaya karıştığı iddia edilen Özel Halk Otobüsünün (...) işleteninin ... ve ... olduğunu, davanın aracın işletenlerine ihbarını, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve İhbar olunanlar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kendisinin kusurlu olduğunu, trafik polisince tutulan kaza tespit tutanağının hatalı olarak tutulduğunu, davacıların murisinin vefatına sadece kazanın sebebiyet vermediğini, müteveffanın motosiklet kullandığı halde güvenliği için gerekli kask ve diğer malzemeleri kullanmadığı için bu üzücü olayın meydana geldiğini, müvekkilin aracının sigortalı olduğunu, sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin bir makbuzunun ceza dosyasında mevcut olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan maddi tazminat davasının husumet nedeniyle reddine, Davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan manevi tazminat davasının husumet nedeniyle reddine, Davalılar ..., ... Sigorta ve İETT Genel Müdürlüğü aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, Davacı ...’in açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT Genel Müdürlüğünden kaza tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e verilmesine, Davacıların ... Sigorta aleyhine açtığı tazminat davasının reddine, Davacı ...’in açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT Genel Müdürlüğünden kaza tarihi olan 07/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...e verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Olayın gerçekleşmesinde etken olan aracın Özel Halk Otobüsü olduğunu, müvekkili idarenin, aracın maliki olmadığını, müvekkili idarenin aracı süreklilik arz edecek şekilde kendi nam ve hesabına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işletmesinin de söz konusu olmadığını, bu araçların sahibinin, ruhsat kayıt sahibi, kiralayanı, kiracısı, rehin alacaklısı, kendi nam ve hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleteni veya araç üzerinde fiili tasarrufta bulunan müvekkili kurum olmadığını, Özel Halk Otobüsleri olarak çalışan araçların mülkiyetinin şahısları ait olduğunu, aracı sevk ve idare eden personel ile de müvekkili idare arasında herhangi bir akdi, cezai veya hukuki ilişki mevcut olmadığını, takdir hakkının objektif esaslara dayanması gerektiğini, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davalı İETT, her ne kadar özel halk otobüsünün maliki olmasa da, özel halk otobüsleri İETT'den aldıkları çalışma ruhsatı ile çalışmakta, bu otobüslerde akbil kullanılabilmekte ya da İETT'nin sorumluluğunda bilet kesilmektedir. Başka bir deyişle özel halk otobüsleri tamamen bağımsız değil, davalı İETT'nin denetim ve kontrolündedir. Bu nedenlerle davalı İETT, halk otobüsünün sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi ve otobüsün maliki ile birlikte işleten sıfatı ile sorumlu olacağı gözetilerek tazminattan sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/5513 Esas ve 2019/1755 Karar sayılı kararı ile 2014/3127 Esas ve 2015/12334 Karar sayılı kararları) Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,

TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.049,00 TL harçtan peşin alınan 512,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,75 TL harcın davalı İETT Genel Müdürlüğünden tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/03/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog