T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında faydalı model ve tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat İle faydalı modelin ve tasarımın Hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava dosyası ... 3 nolu Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin ... esas numarasına tevzii edilmiş bu mahkemece yargılama devam ederken HSK’nun ... tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca ... 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmiş ve dava dosyası uyap tevzii bürosunca mahkememizin... esas numarasına kayıtlanmış, Ayrıca ...
1.Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile huzurdaki karşı davadaki tasarım ve faydalı modelin hükümsüzlüğünün talep edilmiş olması gözetilerek HMK 165. Madde kapsamında davanın sonucu bekletici mesele yapılmış, dosyanın kesinleşmesi üzerine yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı 03.07.2014 tarih ve ... tescil numaralı faydalı model belgesi ile korunan ve ... tarih ve ... tescil numarası ile tescilli tasarımın aynısı müvekkilinin izni olmaksızın, davalının ... internet sayfasından satışının yapılmakta olduğunu, davalı davacının izni olmaksızın söz konusu ürünlerin satışını yaparak davacıya ait sınai mülkiyet haklarına tecavüzde bulunmakta olduğunu, davalı tarafından ... markası ile satışı yapılmakta olup ürün için bu ürünün üreticisi aleyhine ...
4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin...D. İş sayılı dosyası ile delil tespit işlemi yapıldığını, Bilirkişi raporuna göre söz konusu ürünlerin davacı adına ...numaralı faydalı model belgesi ile korunan , ... tescil numarası ile tescilli tasarımla aynı olduğu bu ürünlerin davacıya ait ... tescil numaralı Faydalı Model belgesinin ana istemindeki tüm unsurlarının, tespit edilen ürünlerde bire bir aynısının yer aldığının tespit edilmiş olduğunu, bu durum karşısında davalı firmanın internet sitesinde satışını yaptığı ürünlerin davacının koruma altında olan sınai haklara tecavüz niteliğinde olduğunu , Davalının davacının faydalı model ve endüstriyel tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasını ve giderilmesini, davacının faydalı model ve endüstriyel tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ile satılan ürünlere el konulmasını, el konulan ürünlerin mülkiyetinin davacıya verilmesine bunun mümkün olmaması halinde tecavüzün önlenmesi için ürünlerin imhasını, davacının uğramış olduğu maddi zarar, muhtemel kazanç ve mahrum kalınan kar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davada ise karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın davasına mesnet göstermekte olduğu adına tescilli bulunan faydalı model ile endüstriyel tasarım yenilik kriterini haiz olmadığını, bu nedenle de tescil şartlarını haiz olmayan ürünler bakımından her nasılsa tescil alınmış olsada, asıl davanın ikame edilmiş olmasının kötü niyetli olduğunu, yenilik kriterine haiz olmayan tescil belgelerinin müvekkiline karşı kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bir faydalı modelin tescil edilebilmesi için yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterinin haiz olması gerekmekte olduğunu, bu durumun 551 sayılı KHK’nın 154. Maddesinde açıkça ifade edilmekte olduğunu, davacı yanın ... kod numaralı faydalı modelinin yenilik kriterinin haiz olmadığının aşikar olduğunu, Davacı yanın... kod numaralı endüstriyel tasarımı da yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmaması nedeni ile tescil edilebilmesinin mümkün olmadığını, sektörde senelerden bu yana kullanılan ürünler bakımından faydalı model tescil belgesi; incelemesiz sistem sebebi ile alınabilmekte olduğunu, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, davacı yanın yenilik kriterini haiz olmayan faydalı modeli ile tasarımını kullanmak sureti ile davacı firma aleyhine ikame etmiş olduğu kötü niyetli asıl davanın reddine, ... numaralı faydalı model ve ...tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Asıl davada; davacı yanın ... sayılı faydalı model belgesi ile ... sayılı E.T.B nin davalının ... markası adı altında sattığı deniz ayakkabısı ürünü ile tecavüzde bulunduğunun tespiti ile men ve refi, şimdilik 1000 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, karşı davadaki uyuşmazlığın ise; davacı karşı davalı adına tescilli dayanak faydalı model belgesi ile ETB nin yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı sebebi ile hükümsüzlük talepli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Asıl davanın açılmasını müteakip tevziien ... 3 nolu Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin ... esas numarasına kayıtlanan davada ilgili mahkemece davacının dava, davalının cevap ve karşı dava dilekçelerini karşılıklı tebliğ etmiş, dava şartları incelenmiş, ... 3 nolu Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 14.3.2017 tarihli oturumunda ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, aynı celsede ...
1.Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş, bu mahkemece yargılama devam ederken HSK’nun ... tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca ... 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmiş ve dava dosyası uyap tevzii bürosunca mahkememizin ... esas numarasına kayıtlanmış, Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında bir başka tüzel kişi tarafından ... TİC. A.Ş.aleyhine ...numaralı faydalı model ve...tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğü talep edildiğinden , HMK 165. Madde kapsamında mahkemeler arasında farklı karar çıkmaması açısından hükümsüzlük davası bekletici mesele yapılmış ve kararın kesinleşmesini mütakip taraflara duruşma günü tebliğ edilerek yargılamaya devam olunmuş, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. KESİNLEŞEN DOSYANIN İNCELENMESİ: ( ...
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ’NİN 12/09/2017 TARİH VE ... E. ... K.)
Davacı ...LTD. ŞTİ. vekili dava dilekçesinde; Müvekkili firmanın çorap ve iç giyim sektörü deneyimine sahip girişimciler tarafından kurulduğunu, bayan, erkek, çocuk çorap ve iç giyim koleksiyonlarının satış ve sunumunu yapmakta olduğunu, davalı yan adına tescilli bulunan ... tescil no'lu faydalı model belgesinin tescil müracaatına konu edildiği tarihte yenilik kriterini ihtiva etmediğini, bu tarihten evvel kamuya sunulmuş ürünler olduğunu, dava konuşu faydalı modelin dünyada uzun yıllardan bu yana üretilip satılmakta olduğunu, bu ürünler ile aynı teknik özelliklere sahip faydalı modelin hükümsüzlüğünün gerektiğini, TPE tarafından yalnızca başvuru evrakları üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildiğini, davalı yanın sektörde bu ürünün uzun yıllardan bu yana kullanılmakta olduğunu bildiğini, ürün üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan kötü niyetli olarak faydalı model tescil müracaatını gerçekleştirdiğini, dava konusu faydalı model belgesine dayanarak müvekkiline ...
4.FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyası ile delil tespitinde bulunduğunu ve müvekkilinin bu tescilden haberdar olduğunu, davalı yan adına tescilli bulunan ... no'lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin yenilik ve ayırt edicilik, kriterlerine sahip olmadığını, tasarım tescil müracaatından evvel kamuya sunulmuş bir ürün bakımından kendi tasarımı imiş gibi tescil müracaatında bulunulmasını kötü niyetli olduğunu, dava bakımından davalı yanın Endüstriyel Tasarım müracaatının evvelce kamuya sunulmuş ve piyasada kullanılan bir ürün olduğunu, harc-ı alem bir ürtin olduğunu, bununla birlikte kötü niyetli olarak bu tasarım dosyası ile ...
4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhinde rapor tanzim edildiğini, davalı yan tarafından evvelce var olan kullanımların ve tasarımların bilinmesi gerekmesine rağmen gerçekleştirilen tasarım başvurusunun kötü niyetli olduğunu, TPE nezdinde dünyada yenilik incelemesi gerçekleştirilmemesinden faydalanan davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt ediclik kriterlerine sahip olmadığını, dava konusu ürünün başta ... ve ...'da uzun yıllardır kullanıldığını beyan ederek, davalı yan adına tescilli 2014 07785 tescil numaralı faydalı model belgesi ile 2014 04890 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...TİC. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davalıya ait faydalı model buluşunun havuz ve deniz ayakkabısı olduğunu, tekniğin bilinen durumu göz önüne alındığında mevcutta varolan ürünlerin ortak özelliklerinin tüketiciyi yeterince memnun etmeyen kalın ve kaba malzemelerden yapılmış ürünler olduğunu, müvekkiline ait ürünlerle aynı amaca hizmet etmeyen ürünler olduğunun görüldüğünü, müvekkili tarafından yapılan buluş neticesinde deniz ve havuz ayak giysisi şeklinde ıslak zeminde de kullanılabilen tabanı ısı geçirmeyen, suya dayanıklı ve kaydırmaz kıyafeti malzemesi ile yapıldığından çabuk kuruduğunu, ürünün daha önceden kullanılmış veya kamuya sunulmuş olmadığını, müvekkili tarafından tescil ettirilmiş ürünün daha önce üretilip satışa sunulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, somut delillere dayanmadığını, dosyaya bu doğrultuda bir belge sunulmadığını, davacının adına tescilli faydalı modele dayanılarak yapılan ürünlerin müvekkilinin ürünleri ile benzerliğinin ve ilgisinin olmadığını, bahsedilen hususların endüstriyel tasarım belgesi için de geçerli olduğunu, müvekkiline ait tasarımın tüm özellikleri ile değerlendirildiğinde ayırt edicilik ve yenilik kriterlerine haiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek, dava konusu endüstriyel tasarım ve faydalı modelin, daha önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına ...numarası ile tescilli endüstriyel tasarım belgesinin ve ... numaralı faydalı model belgelerinin ayrı ayrı hükümsüzlüğüne" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının, davalıya ait faydalı model ve entrüstriyel taşırımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığını, kendilerinin bu ürünü daha önceden yaptığını, hatta üretip sattıklarını, dahası ürüne ilişkin fatura örnekleri sunarak kendilerince üretildiğini, kendilerince yapılan ve delil tespitine konu edilen ürünün daha önceden kendileri tarafından alınan faydalı model belgesine dayanarak yapılan ürün olduğunu belirttiğini, oysa davacının ürettiği ürünün patikli çorap olduğunu, Mahkemece bu hususun atlandığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı davranıldığını, davacının ürettiği ürünler ile dava konusu ürünlerin farklı olması nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, bilirkişilerin gereken uzmanlık alanlarından seçilmediğini, bilirkişilerin, ne davacının ürettiği örneği ne de davacının iddia ettiği üzere ürünün yurt dışında üretilen örneğini incelemeden internetten bulunan bir ekran alıntısı üzerinden rapor hazırladığını, bu şekilde hukuka aykırı davrandıklarını, ürünün getirtilip üretim tekniği, kullanılan materyaller, kullanma amacı, ergonomik yapısı, üründe kullanılan dikiş ve yapıştırıcı olup olmadığı, kumaşın su geçirmez özelliği, taban özelliğinin fiziki olarak değerlendirilmediğini, bilgisayar çıktısının yeminli tercümesinin alınmadığını, bunun ciddi bir eksiklik olduğunu, Aynı ürünle ilgili ...
4.FSHM'nin ...D. İş Esas ... Karar sayılı dosyasında da sunulan bilirkişi raporu dikkate alındığında somut dava dosyasında huzurdaki bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin buluşunun yenilik özelliğini taşıdığını, ürünün Türkiye de kullanılmadığını, yöresel ve ülke çapında kullanım kriterinin gerçekleşmediğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTANBUL BAM 44.HD’NİN ... E- ...K. VE 07/10/2021 TARİHLİ İLAMI İLE : ''Dava, davalı adına tescilli 03.07.2014 başvuru tarihli, "havuz ve deniz ayakkabısı buluş başlıklı...tescil numaralı faydalı model ile ... başvuru tarihli, ... tescil numaralı "deniz ayakkabısı" endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
Mahkemece iddia ve savunmalar kapsamında bilirkişi raporu aldırılmış olup,... tarihli raporda; ... Nolu Faydalı Modelin başvuru tarihi olan 03.07.2014 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik unsuruna sahip olmadığı, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen, ... Nolu Endüstriyel Tasarımın da başvuru tarihi olan 03.07.2014 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olmadığını bildirmişlerdir.
Rapora davalı yanca itiraz edilmesi üzerine farklı bir bilirkişi heyetinden aldırılan 12.07.2017 tarihli raporda da aynı değerlendirmelerde bulunulduğu, her iki bilirkişi raporunda da dayanak olarak, dava dışı bir firmanın başvuru tarihi öncesi çeşitli web sitelerinde yayınlanan ürün görselleri ile ürün fonksiyonunun belirtildiği yazıların davacı ürünleri ile karşılaştırmasına dayanıldığı, raporların tarafların iddia, savunma ve itirazlarını karşılar mahiyette olup, bilimsel ve teknik açıdan yeterli, denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı yanca, ... 4.FSHM'nin ...
D. İş Esas ...Karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun, hükme dayanak yapılan raporlarla çeliştiği ileri sürülse de, delil tespiti niteliği taşıyan ... 4.FSHM'nin ....
D. İş Esas...
Karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun tarafların iddia ve savunmalarını karşılar mahiyette olmadığı, kamuya arz edilme hususunun bu raporda tartışılmadığı, teknik değerlendirme açısından hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davacı yanın, taleple bağlılık ilkesinin aşıldığı ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığına ilişkin iddialarının temelsiz olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarına, Mahkemece toplanan ve taraflarca sunulan delillere, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ürünün davalının tescil tarihinden çok önce satışının gerçekleştirildiği, sanayiye uygulanmış olduğu, bilirkişilerce yenilik yönünden değerlendirilen buluş ve incelemeye esas ürünün her ikisinin de havuz ve deniz için suda giyilebilir ayakkabı olarak tanımlandığı, her iki ürünün de tabanının kaydırmaz şekilde üretildiği, her iki ürünün de gövdesi çabuk kuruyan hafif malzemelerden üretildiği, her iki ürünün de bilek kısmında lastikli ayağı kavrayan parçayı içerdiği, her iki ürünün de genel olarak (gerek fonksiyon gerek form olarak) aynı öğeleri içerdiği ve ürünlerin aynı amaçlara hizmet ettiği, tasarım yönünden de; dava dışı ... firmasının ürünleri ile davalıya ait ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların her ikisinin de havuz ve deniz için suda giyilebilir ayakkabı olarak tanımlandığı, her iki ürün de taban detayının raporlarda görsel olarak gösterildiği, ayak bileğini çevreleyen gövde ve gövdenin bilek kısmında koruyucu lastik olmak üzere üç parçadan oluştuğu, her İki ürünün de ayak üstünde parmak boğumlarına yakın tasarımın enine dikişlerinin bulunduğu, ürünler üzerinde grafik çalışma mevcut olduğu, ayırt edicilik yönünden değerlendirilen tasarımlarda, gövde üzerindeki grafik çalışma ile farklılık yaratılmaya çalışılsa da bu durumun ürünün genel tasarımımını etkilemeyen bir öğe olarak belirlendiği, ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesi gerektiği, bu kapsamda her iki tasarımın genel formlarının, öğelerinin, birbirlerine göre konumlarının ve ebatlarının birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer oldukları dolayısıyla yeni ve ayırt edici özelliklerinin bulunmadığı, her iki ürünün de daha önce kamuya arz edildiği anlaşılmış olup, bu itibarla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım ile faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine , Usûl ve yasaya uygun ...
1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2017 tarih, ... E. ...K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, karar verildiği ve ilamın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Esas ... Karar sayılı 18/05/2023 tarihli ilamı ile Onanmış olmakla hükmün 18/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bekletici mesele yapılan davanın sonuçlanması ile fiilen tahkikat sona ermiştir , zira bu aşamadan sonra toplanacak bir delil bulunmamaktadır.
Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK 303. maddesinde düzenlenmiştir.
HMK 303/1 md. göre bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün diğer davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davadaki dava sebebi ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Dava sebebinden amaç ise; hukuki sebepler değil, davanın dayanağı olan olay ve olgulardır. Somut olayda ise hükümsüzlük istemi yönünden aynı davalıya karşı dava açılmış olup, aynı tasarım ve faydalı modelin hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Dolayısıyla kesinleşen dosya bekletici mesele yapıldıktan sonra asıl dava davacısının, kesinleşen dosyadaki delilleri bertaraf edecek şekilde ıslah yoluyla yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi ve bu yönde sunduğu ıslah dilekçesi ile feri müdahale dilekçeleri sonuca etkili değildir. Zira davacı kesinleşen dosyada da yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş , bu talebi de yasada yer alan yargılamanın yenilenmesi şartlarının bulunmaması nedeniyle red edilmiştir. Dolayısıyla davacının bir usul işlemi olan Islah talebi adı altında yeni deliller ileri sürmesi, kesinleşen mahkememe ilamını bertaraf edecek şekilde bilirkişi incelemesi talebinde bulunması, taraf değişikliği talebinde bulunması yargılamayı uzatmaya yönelik olup, usul hükümlerine ve yerleşik içtihatlara da aykırıdır.
Zira hükümsüzlük davasının kesinleşmesi sonrasında mahkememizin 6.6.2024 tarihli oturumunda 2 nolu ara karar ile 19.9.2024 tarihli oturum sözlü yargılama oturuma olarak tayin edilmiştir. Davacı sunduğu 20.6.2024 tarihli dilekçe ile ...ŞTİ vekili olarak 20.6.2024 tarihli dilekçesiyle asıl davada davacı yanında feri müdahale isteminde bulunmuş, asıl davada davacı ... vekili 20.6.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi incelemesi yapılmasını ,huzurdaki davanın ... firması adına tescilli ...kod numaralı faydalı model ile ... kod numaralı tasarıma tecavüz nedeni ile maddi ve manevi tazminat talepli olarak ikame edildiğini, Kendilerinin ... kod numaralı faydalı modelin sahibi olduklarını, davacı ile aralarında kullanım sözleşmesi bulunduğunu, işbu davanın kendilerini ilgilendirdiğini, feri müdahale taleplerinin bulunduğunu, davalının eyleminin ... nolu ayak giysisi faydalı modeline tecavüz oluşturduğunu, faydalı model kullanım sözleşmesinin sunulduğunu, ıslah dilekçeleri kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davacı daha sonra ise davanın ...‘e ihbarına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dosyanın incelenmesinde huzurdaki uyuşmazlık açısından kesin hüküm niteliğindeki hükümsüzlük davasının kesinleşmesi sonrasında, kesin hükmün tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı niteliği de gözetilerek 6.6.2024 tarihli oturumda 19.9.2024 tarihli celsenin sözlü yargılama oturumu olacağı hususu hazır olan taraflara ihtar edilmiştir.
Davacı vekilinin sözlü yargılamaya geçildiği halde, hem taraf değişikliği talep ettiği, hemde kesinleşmiş bir mahkeme ilamını bertaraf etmeye yönelik olarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, ... E.,... K. sayılı ilamı) Öte yandan yargılamada tüm deliller toplanmış delil sunma süreleri bitmiş olup, taleplerin usul hukuku kurallarına göre kabulü mümkün bulunmadığından sözlü yargılama ile ilgili ara karardan dönülmesi isteminin reddine,” dair ara karar tesis edilmiştir. Davacının talep dilekçesi esas itibarıyla davacı yanında dahili davacı olarak feri müdahele isteminde bulunan aracılığıyla dosyaya ayrı bir dava konusunu eklemeye çalışması niteliğindedir.
Davacı yanın davasına mesnet gösterdiği adına tescilli bulunan faydalı model ile endüstriyel tasarım belgeleri hakkında hükümsüzlük kararı verilmiş ve bu karar mahkememizce de bekletici mesele yapılmış, ilgili karar yüksek mahkemede denetiminden geçerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ...Esas ve ...Karar sayılı kararı ile ONANMIŞ, hükümsüzlük kararı kesinleşmiştir. Davacı bu kez kesinleşmiş olan dosyada yargılamanın yenilenmesini talep edilmişse de , davacının talebi yasada öngörülen yargılamanın yenilenmesi şartlarından hiçbirine uymadığından talep usulden reddedilmiştir.
Bilindiği üzere herkesin haklarını kullanırken MK 2 madde kapsamında dürüstlük kuralarına göre hareket etmesi gereklidir. Huzurdaki dava 10.05.2016 tarihinde ikame edilmiştir. Feri müdahale talebinin dayanağı olan ... firmasının ... kod numaralı faydalı modeli ile ilgili kullanım sözleşmesi ise 01.07.2016 tarihinde imzalanmıştır. ... firması ile ... firması sunulu dilekçelerde birbirlerini kardeş firma olarak tanımlamakla birlikte, sözleşme incelendiğinde her iki firma adına atılan imzanın aynı olduğu görülmektedir. Sözleşme tarihi 01.07.2016 olarak belirtilmiş ise de, davacı ... firmasının davanın açıldığı tarihte ... kod numaralı faydalı model ile ilgili herhangi bir hak sahipliğinin söz konusu olmadığı , kaldi ki davanın açıldığı tarihten bu yana aradan geçen yıllarda ... firmasının feri müdahale talebi bakımından her hangi bir talebi olmadığı, tasarım ve faydalı modelin hükümsüzlüğü davası kesinleştikten sonra yeni deliller ve yeni bilirkişi incelemeleri yaptırılması suretiyle kesin hükmün sonuçlarını bertaraf etmeye yönelik olarak taleplerle bulundukları, dolayısıyla HMK 66. Maddesinin düzenleme amacına uygun olarak herhangi bir hukuki yararı söz konusu olmadığından HMK 66.vd maddelerine göre feri müdahale talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı yanın sözlü yargılama aşamasına geçildiğinde ıslah talebinde bulunması da usulen kabul edilemez. Zira, HMK md.177/1 uyarınca ıslah talebi tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bu bakımdan da davacı yanın ıslah talebinin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu ve MK 2. Maddesine aykırı olduğu anlaşılmıştır. Zira bekleteci mesele yapılması anına kadar tüm deliller toplanmış olup, kesinleşen mahkeme ilamı ile artık mahkemenin araştıracağı başka bir husus kalmadığından mahkememizce sözlü yargılamaya geçilmiş, asıl davada davacı yanca yargılamayı uzatmak amacıyla sunulan ıslah dilekçesinin ise yukarda açıklanan gerekçe ile usule uygun olmadığı, tamamen taraf değişikliği ve yeni delil toplama amacıyla gerçekleştirildiği, ihbar talep edilen kişi yada tüzel kişilik ile yönünden ise yine talebin hukuki nitelikte olmayıp yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu gözetilerek taleplerin reddine karar verilmiştir. Asıl davacı mahkememizin ara kararlarının uyap sistemine yüklenme tarihleri ile ilgili olarak maddi gerçekler ile örtüşmeyen beyanlarda bulunmuş ise de bu beyanların HMK 32. Maddesi kapsamında münasebetsiz evrak niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. KARŞI DAVADAKİ HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİ ve ASIL DAVA YÖNÜNDEN İNCELEME: Bilindiği üzere dayanak tasarım ve faydalı modele tecavüz davalarında hükümsüzlük talebi ön mesele olarak ele alınmaktadır. Karşı dava 20.07.2016 tarihinde açılmıştır. “Karşı dava konusu tıpkı kesinleşen ilamdaki gibi davalı adına tescilli 03.07.2014 başvuru tarihli, "havuz ve deniz ayakkabısı buluş başlıklı ... tescil numaralı faydalı model ile ... başvuru tarihli, ... tescil numaralı "..." endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. ....1.FSHHM’nin ...esas-... karar ve 12.9.2017 tarihli kararı ile davalı adına tescilli 03.07.2014 başvuru tarihli, "havuz ve deniz ayakkabısı buluş başlıklı ... tescil numaralı faydalı model ile... başvuru tarihli, ... tescil numaralı "..." endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu ilamın istinaf edilmesi üzerine, İSTANBUL BAM 44.HD’NİN ...E- ...K. VE 07/10/2021 TARİHLİ İLAMI İLE davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine , Usûl ve yasaya uygun ...
1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2017 tarih, ... E.... K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, karar verildiği ve ilamın davalı yanca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Esas ...Karar sayılı 18/05/2023 tarihli ilamı ile Onanmış olmakla hükmün 18/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere tasarımın yada faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından ,tasarım tesciline ve faydalı model tesciline hukuki bakımdan bu kanunla sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağından asıl davada tecavüz ve tazminat şartları oluşmadığından asıl davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, hükümsüzlük davası bekletici mesele yapıldığından keza bekletici mesele yapılan dosyada huzurdaki karşı davadaki uyuşmazlık konusu hakkında hüküm verilerek kesinleşmiş olduğundan karşı davanın konusuz kaldığı gözetilerek karşı davada esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM
1.Asıl davanın reddine, a-615,40 TL ilam harcının 34,16 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 581.24 TL harcın davacıdan tahsiline, b-Reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Reddedilen tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davalı tarafından yapılan 50.00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
2.Karşı dava yönünden; aynı konuda kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması gözetilerek esas ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, a-615,40 ilam harcının 29.20 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 586,2 TL harcın davalıdan tahsiline, b-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, c-Her ne kadar başka bir davada hükümsüzlük kararı verilmiş ve bu nedenle karşı davada kesin hüküm nedeniyle dava konusuz kaldığından esas ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de; HMK 331/1 Madde gözetilerek ; davanın açıldığı tarih itibarıyla karşı davada karşı davacı davasında haklı olduğundan, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan( ...’DEN ) alınarak davacıya (... PAZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.YE ) verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ NEZDİNDE İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/03/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸