3. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI: 2020/500 E - 2023/901 K
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin “... San. Sitesi ... Blok No:... Başakşehir/İstanbul” adresinde mukim; çelikten yapılmış tüp, boru, içi boş profiller, kelepçe ve ilgili bağlantı parçalarının imalatı işiyle uğraşmakta olan bir firma olduğunu,davalılardan ... Sanayi ve Ticaret'in ise müvekkili firmanın bitişiğinde ''... Mah. .... D... No:.. Başakşehir / İstanbul'' adresinde kiracı sıfatını haiz olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü , diğer davalı ... 'un ise sözkonusu taşınmazın maliki olduğunu, 19.04.2019 tarihinde müvekkili firmanın bitişinde bulunan taşınmazda yangın sebebiyle hasar meydana geldiğini, yangının ilk çıkış noktasının dilekçe ekinde sunmuş oldukları video içeriği ve itfaiye ile ilgili kuruluşların rapor ve kayıtlar incelendiğinde görüleceği üzere; D1-No:... numaralı taşınmazda meydana geldiğinin açık olduğu, yangının akabinde müvekkili firmanın taşınmazına sirayet ettiği, dava konusu taşınmazın müvekkilinin kullanımında olup, müvekkilinin işbu taşınmazda ticari işlerini sürdürdüğünü, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/23 D. İş Sayılı dosyası ile tesbit yaptırıldığını, taşınmazda meydana gelen hasarın müvekkili davacıda yaratmış olduğu iş kaybı, müşterileri nezdinde manevi ve ticari zararları neticesinde tüm davalılardan manevi tazminat taleplerinin mevcut olduğunu ,müvekkili firmanın kullanımında bulunan taşınmaz ve eklentilerine içindeki her neviden eşyaya verilen zararlar, müvekkilinin bu süreçte taşınmazdan faydalanamaması sebebiyle oluşan zarar ile faaliyetinin durması ve iş gücü kayıpları, delil tespiti davası kapsamında yapılan masrafları kapsamak üzere fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın hasar tarihi olan 19/04/2019 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte ,maddi tazminat bakımından belirsiz alacak istemli tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;davacının davasının reddini talep etmiştir. Birleşen dava ; Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Sanayi Sitesi ... Blok No:.. Başakşehir/İstanbul adresinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, 19/04/2019 tarihinde saat 06:20 sularında müvekkilinin bitişiğinde komşusu olan davalı firmanın işyerinde başlayan yangının müvekkili şirketin işyerine sirayet ettiğini, müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen çeşitli kalıplardaki, hammaddelerdeki, eşyalardaki, malzemelerdeki, cam ve pimapen doğramaları, çatı paneli ve elektrik tesisatındaki ve işyerindeki zararın, faaliyetin durması nedeniyle ticari ve işgücü kaybının, taşınmazın kullanılamaması vb. nedenlerle uğranılan zarara ilişkin HMK'nin 107.maddesine göre belirsiz alacak davası açıldığını, yapılacak yargılama ve bilirkişi raporuyla zararın tespit edileceğinden şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın yangın (hasar) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/23 D.İş sayılı dosyası, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019 /44. D.İş sayılı dosyası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 29.04.4019 tarih, ... sayılı itfaiye raporu ile yangının ilk çıkış noktası ve yangın hasarının meydana gelmesinde davacı firmanın kusurlu bulunduğuna ilişkin tespitlerin mevcut olduğunu, davacı tarafın faaliyet konusunun katalizör maddelerle yüksek basınç altında karışımlarıyla oluşan sert köpük niteliğinde çok kolay alevlenebilir madde sınıfında yer alan poliüretan maddesi olması dolayısıyla yangın hasarının meydana gelmesinde davacı tarafın sorumlu bulunması ve müvekkili şirketin gerekli tedbir ve önlemleri almış olması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça tek taraflı olarak dosyaya sunulan uzman görüşü ve rüzgar raporu ile dosya kapsamında müvekkili aleyhine olabilecek görüntü ve kayıtlarının kabul edilemeyeceğini, davacı firma tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;
1.Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin davalı ... Sanayi ve Ticaret – ... yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine 3-Davacının 101.438,84 TL maddi tazminat davasının davalı ... Sanayi ve Ticaret – ... yönünden kısmen kabulü ile; a)Taşınmaz ve eklentiler içerisindeki her nevi eşyaya verilen zarara ilişkin dava dilekçesi ile talep edilen 10.000 TL’ye artırım yapılan 81.438,84 TL eklenerek toplam 91.438,84TL maddi tazminatın 19.4.2019 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b)5000TL taşınmazdan faydalanama, faliyetin durması, iş gücü kayıtlarına ilişkin talebin reddine Birleşen Bakırköy 4 ATM’nin 2021/350 esas 2021/1116 karar sayılı davanın yapılan yargılaması sonucunda;
1.Davacının dava dilekçesi ile 10.000TL, belirli hale getirme dilekçesi ile 33.819,62 TL toplamı üzerinden 43.819,62 TL maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ; a)36.237,95 TL maddi zararının 19.4.2019 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b) Davacının 7.090 TL fazlaya dair talebinin reddine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, asıl ve birleşen davalar yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir.
1.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda müvekkili şirketin unvanının hatalı yazılmış olup, müvekkili şirketin unvanının ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, 19.04.2019 tarihinde sabah saatlerinde meydana gelen ve müvekkil firmanın maddi-manevi büyük zarara uğramasına neden olan yangının çıkmasına sebebiyet verdiği, davalı-karşı davacı tarafın meydana gelen yangın sebebiyle tam kusurlu olup ,müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, tesbit dosyaları ve dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda yangının ilk çıkış noktasının ilgili kurum ve kuruluşların rapor ve kayıtları kapsamında ... Sanayi ve Ticaret kullanımında bulunan taşınmaz olduğu ve davalı firmadan müvekkili firmaya sirayet ettiğinin sabit olduğu,müvekkili zararlarına ilişkin son hesap bilirkişi raporunda, bilirkişilerin müvekkili şirkette bulunan ürünlerin zayi olmasına ilişkin değerlendirmelerde, müvekkili şirketin itirazlarının tümüyle karşılanmadığı, zararın tam olarak tespit edilmediği,müvekkili şirket tarafından yapılan hesaplama neticesinde ortaya çıkan oranda toplam maliyet olan 1.535.451,71 TL’ye uygulandığında, 230.624,77 TL Kar elde edilmiş olacağı,yine bununla beraber müvekkili şirketin zararı olan toplam maliyet ve kar toplamı satış tutarı 1.766.078-TL ve bu zararın tümüyle yangından doğan zarar olduğu değerlendirilerek hesap edilmesi gerektiği, aynı şekilde müvekkilinin kar kaybının da yapılan hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, yine müvekkili şirket olay günü kiralamada bulunduğu yeri kullanmaya devam etmekte olup bilirkişi tarafından buna ilişkin değerlendirme yapılmadığı, bilirkişinin stok affından yararlandırılması hususunda değerlendirme yapılmış ise de, sonuç itibariyle, müvekkili şirket zararına ilişkin olarak yapılan hesaplamanın eksik kaldığı, müvekkili şirketin kar kaybına ise dosya kapsamında alınan raporlarda hiç değinilmediği, stok affına ilişkin olarak da davanın görüldüğü sırada ortaya çıkan yasa değişikliği olduğundan tümüyle itibar edilmesi ve bu kapsamda, 7326 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” da getirilen düzenleme bağlamında müvekkil şirketçe sunulu bu belgelerin tümüyle yangından zarar gören ürünlerle ilgili değerlendirilmesi gerektiği, Dosya kapsamında alınan 10.12.2021 tarihli heyet raporunda, davalı tarafın yangın kendisinden çıktığı gibi, ayrıca üretim faaliyeti kapsamında gerekli tedbirleri de almamış ve gerçekleştirdiği faaliyetin yangın riski oluşturan, yangın hızını artıran nitelikte olduğu göz önünde bulundurulmasına rağmen davalı hakkında yalnızca yüzde 60 kusur izafesi yapıldığı, müvekkili şirketin de hiç kusuru yok iken, yüzde 30 kusur değerlendirmesinin benimsendiği ve davalı lehine yapılan irdelemenin haksız olduğu, ayrıca taşınmazda meydana gelen hasarın müvekkili davacıda yaratmış olduğu iş kaybı, müşterileri nezdinde manevi ve ticari zararları neticesinde tüm davalılardan manevi tazminat taleplerinin bulunduğu, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı-karşı davacının meydana gelen olayda zarar iddiası var ise, bu zararın tamamiyle yüzde yüz oranda kendi taraflarındaki elektrik kontağından çıkmış olması, poliüretan maddesi ile iştigal etmesi, müvekkilinin herhangi bir etkeninin olmadığı nazara alındığında müvekkili şirkete karşı dava ikame edilmesini gerektirir herhangi bir durum bulunmadığı, kusur raporunun her iki tarafın zararı için de ortak olduğundan bahisle hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2.Asıl dosya davalıları- birleşen davadaki davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; her iki tarafın tacir olmasının davanın ticari dava sayılmasını gerektirmediği,mahkemenin görevsiz olduğu, yerel mahkemece hüküm tesisine kadar 3 adet bilirkişi heyeti oluşturulduğu,alınan raporların tümünün birbiriyle çelişkili olduğu, yerel mahkemece karara esas alınan 3. heyet ek rapor ile hüküm tesis edilemeyeceği, zira dava dosyasında asıl davadaki davalı müvekkil yönünden kusur atfedilmemişken, davacının ise önceki raporlarda ; davacı şirket tarafından zayi olduğu beyan edilen emtiaların sevki gerçekleşmediği için faturaların düzenlenmemiş olması olağan olmakla birlikte, vuk 267-268 md.leri gereği amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değer tespiti yapılmadığından zarar gören eşyaya ilişkin tazminat talebi olamayacağı açıklığa kavuşmuş iken ; yerel mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü kararı usul ve yasaya aykırı olduğu,kök raporda stok affına ilişkin belge değerlendirilirken, yangın öncesi + sonrası tarihi kapsadığı için bir gösterge olarak kabul edilemediği ve hurda birim fiyatları ile emtiaların piyasa rayiçlerinin uyuştuğu, bu durumun da hurda olarak satış yapılan ürünlerle alakalı bir zararının doğmadığı sonucu tespit edilmişken ; iş bu yerel mahkeme kararına emsal teşkil eden ek raporda taban tabana zıt bir rapor tanzim edilmiş olduğu, dosyadaki önceki heyetler tarafından düzenlenen raporlarda da, yangın sonrası VUK 267-268 md.leri gereği zayi olduğu iddia edilen mala ilişkin değer tespiti yapılmadığından ; dava tarihinden sonraki stok affına dair belgenin muhasebenin objektif belgeye dayalı kayıt sistemine engel teşkil ettiğinin açıklığa kavuştuğu. bu nedenle ; kök raporla taban tabana zıt, çelişkili, izaha muhtaç rapor doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulünün mümkün olmadığı, davacının yangın tarihine en yakın tarih itibariyle devlet tarafından getirilen stok affından yararlandığına dair dosyada belge mevcut olmadığı, yerel mahkeme kararını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ; hasara ilişkin tamir masraflarında hangi yöntem kullanılarak, hangi birim değerler alınarak birim fiyatının nasıl tespit edildiğinin rapordan anlaşılamadığı, sadece genel geçer beyanla tespit yapılmış, fiyatlarının nasıl tespit edildiği, hangi piyasa araştırmasının yapıldığı, hangi verilere göre tespit edildiğinin anlaşılamadığı, hiç bir malzeme ve işçiliğin fiyatlandırması ve piyasa-emsal araştırması yapılmadığı, bilirkişi raporunda değerin oluşumuna ışık tutacak analiz veya emsal bilgisi bulunamadığı,dosyadaki tüm veriler yerel mahkeme tarafından incelenseydi ; yangının elektrik kablo zaafiyeti kaynaklı elektrik kontağından, panosundan çıkmadığının anlaşılacağını, dosyadaki video kayıtları ve belgeler yeterince bilirkişilerce incelenmediği, yangının oluşumunun tesbitinin doğru yapılmadığı, davacı ... kelepçeye ait işyerine ilişkin fotoğraf da dahi, çatıdan sarkan elektrik kabloları ve çatıya kadar yapılan karton istiflemesi gözükmekte ve hatalı kullanılan uzatma kabloları dahi başlı başına birer yangın nedeni iken, iş bu hususlarla ilgili bilirkişiler raporunda hiç nazara alınmadığı, % 60-30-10 luk kusur oranına ilişkin tespitlerin hangi yöntem kullanılarak, hangi birim değerler alınarak iş bu oranların neye göre tespit edildiğinin izaha muhtaç olduğu, önceki raporu tekrardan ibaret ek rapor arasında özellikle yangının çıkış ve kusur tespitlerinde, dosyadaki mübrez heyet raporları arasında tamamen çelişki olduğundan iş bu çelişkinin giderilmesi gerekirken ; yerel mahkeme tarafından 3. Heyet ek raporuna itibar edilmesi ile hatalı ve haksız bir karar verildiği,kararda harç ve yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığı, bu yönlerden kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl ve birleşen davalar,tazminat taleplerine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; olayla ilgili olarak düzenlenen İtfaiye Müdürlüğü yangın raporunda; müdahaleden önce yangının durumunun ... Sanayi Ticarete ait işyerinin 2. katından yoğun durman çıkmakta olduğunun görüldüğünü, yangının söndürülmesini müteakip yapılan araştırma ve inceleme sonucunda ...'a ait işyerinin 2. Kat imalathane bölümünün girişe göre karşı duvarda bulunan elektrik panosunun iletken kablolarındaki elektrik enerjisinin herhangi bir nedenle (gevşek bağlantı, aşırı yük, nötr-faz teması) ısı enerjisine dönüşmesiyle yanma olayının meydana geldiğini, ve etrafında bulunan kolay yanıcı malzemeleri (boya, yağ, kimyasal madde vb) tutuşturduğu ve ...ile ... şirketlerinin bulunduğu blok çatısının yekpare metal sandviç panel olmasından dolayı, metalin ısıyı taşıması (ısı transferi sonucu) ve sandviç panel arasındaki köpüğün yanmak suretiyle ilerleyerek ... .. Şirketine ait çatıya kadar istiflenmiş olan kolilere sirayet ederek geliştiği kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen dosyanın taraflarınca, aynı olay ile ilgili olarak delil tesbiti yaptırıldığı görülmüştür. Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/23 Değişik İş sayılı dosyasında, yangın başlangıç yerinin ... firmasının 1. Katındaki imalat bölümünün bina girişine göre sol tarafındaki duvardaki elektrik panosunun sol alt kısmı olduğu, burada başlayan yangının yere dökülmüş veya saçılmış kimyasalların etkisiyle ilk önce ... firmasının birinci kat dahiline ve oradan da ısıya dayanıksız sandviç panel çatısına sirayet ettiği, çatının yekpare bir çatı olması nedeniyle çatıdaki yanmanın ... firmasının bulunduğu tarafa doğru ilerleyerek ... çatısının ve çatı altındaki ürün deposunun yanarak zarar görünün tahmin edildiğini hatta kuvvetle muhtemel olduğunu belirttiği, ...'de binanın ve ürünlerin yangın sonrası mevcut halinin aynı ile muhafaza edildiğinin, ...'da ise bina içinde ve makinelerde boya badana tadilat ve tamirat işlemlerine başlandığını, ... firmasında çatı katında ürün imalatı yapılmadığı, daha fazla ürün stoklamak için dikine ikiye bölünerek sadece satışa hazır ürünlerin depolanmasında kullanıldığı, ... da imalat ve sonraki aşamalarda kullanılmak üzere yanıcı ve parlayıcı türde sıvı kimyasallar olduğunun belirtildiği, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/44 Değişik İş sayılı dosyasında; tespit öncesi temizlik işlemlerinin yapılmış olduğunu, kamera görüntülerinden yangının başlangıcının görülemediğini ancak yayılımının gözlemlenebildiğini, ... içerisindeki hasarlı ürünlerin mevcut durumundan içerisinin depo olarak kullanıldığı ve kuvvetle muhtemel çatı yüksekliğine kadar istifleme yapıldığının anlaşıldığını, ...tarafından 2 adet elektrik panosunun bulunduğunu, tespit anı itibariyle halen duvarda bir adet panonun yer aldığı, şifaen verilen bilgilerde ise temizleme çalışması sırasında diğer panonun söküldüğünün anlaşıldığını her iki panonun incelendiği, yangının ...ile ...'in komşu duvarında bulunan ...tarafında yer alan panolar içerisindeki elektrik şalt malzemesinin durumundan ve panoların monteli bulunduğu alan çevresindeki görünümünden, yangının kuvvetle muhtemel tespit öncesi temizlik çalışması sırasında sökülmüş olan pano içerisinde başladığını, bu noktada oluşan dumanın ortak çatının açıklığında baca etkisi ile ...'a ait bölüme geçerek buradaki camdan ilk olarak bina dışına çıktığı, çatı kaplamasındaki yalıtım ile de ...'a ait bölüme sirayet ettiğinin anlaşılığı, hasar gören pano ve bu kısımdaki elektrik tesisatı onarımı ve yangın öncesi hale getirilmesi, bu bölümde yer alan makinelerin temizlenerek çalışır hale getirilmesi işlemlerinin 10.000 TL bedel ile yapılabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece yargılamada kusur ve zarar-hasar miktarları yönünden bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkemece alınan ilk heyet raporda ;yangının ...Firmasından başlamadığı, ...'de başladığı, ...'nin yangın öncesi son kayıtlarında yangın itibariyle emtia hesaplarında 52.500 TL ticari mal göründüğü, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/23 Değişik İş sayılı dosyasında yanarak islenerek ve ıslanarak ağır hasar gören ekonomik değerini yitiren muhtelif ölçülerde 1.018.716 adet (19.910 koli) satış ve sevk edilmeye hazır bitmiş kelepçe , somun, kollektör, pvc ve kayar menet türünden ürünlerin , davacının ticari defter kayıtlarına göre 19.4.2019 tarihinde emtia hesaplarında mevcut olmayacağının emtia zararının 52.500 TL olduğunun , davacı tarafın çatı tamiratı ile ilgili 14.901,04 TL'lik fatura sunduğu, işyeri içerisindeki tadilat için 125.000TL harcandığını, buna ilişkin faturaların sunulmadığını, hasar tarihi itibariyle yapılan tamir bedellerinin 41.901,04 TL olduğu, dava tarihi itibariyle KDV dahil 55.500 TL olarak hesaplandığını, davacının yangın tarihindeki ihracatında azalma olduğu görüşü beyan edilmiştir. İtiraz üzerine yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan raporda ; yangının ... işyerinin ikinci katındaki elektrik panosundan çıktığını, etrafındaki yanıcı maddeleri tutuşturarak poliüretan dolgulu yekpare alüminyum, sandviç panel çatıya sirayet ederek ısı iletkenliği sayesinde ...'ye geçerek çatı örtüsüne temas edecek şekilde istiflenmiş koli kutularını tutuşturarak ...'de büyük zarar meydana getirdiğini, site inşaat sorumlularının, ...yönetiminin ve ...'nin kusurlu olduğunu kusur oranlarının Mahkeme takdirinde olduğunu, yangın tarihinde inşaat mühendisi bilirkişi hesaplamasında çatı, asma kat ve boya işleminden kaynaklı zararının toplam 77.410 TL olacağı, dava tarihinde bu zararın 90.145 TL olacağı, makine mühendisi hesaplamalarına göre yangın esnasında depoda 12.351-12.850 adet arası koli olabileceği, hurda olarak satılan malzemenin gelirinin 148.093,30 TL olarak kadri matuf olduğu, davacının 19.910 adet koli içeriği emtiayı gösterir " 2019 Nisan Stok Güncel " başlıklı liste sunduğunu, hurda satış faturalarının toplamının 148.093,30 TL olduğu, 98.810,00 kg hurdanın 148.093,03 TL bedele satıldığı, koli sayısı ile davacı ...'in karşılık durumu da dikkate alınarak koli sayılarına göre zayi olan mal değerinin hesaplandığı, bunun hurda olarak satış değerinden çıkartılarak seçenekli olarak hesaplamanın yapıldığı, davacı ...'in ticari defterindeki stoktaki 52.5000 TL miktar ile hurda satışına ilişkin 149.093,20 TL elde edilen gelirin çelişkili olduğunu, davacı ...'in yangın sonrası 213 sayılı VUK 267 ve 278 uyarınca edimini ifa etmemesinden kaynaklı ne kadar mal zayi olduğu hususunda kesin bir tespite ulaşılamayacağını, davacı tarafın yangın tarihine en yakın tarih itibariyle stok affından yararlandığına ilişkin belge olmadığını, muhasebesel açıdan stok affından yararlanılmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, proforma faturalarının teklif faturası niteliğinde olması nedeniyle davacı ...'in proforma faturalara karşılık verilen teklifin kabulü ile siparişin verildiğine /alındığına dair sipariş formlarına rastlanılmadığını, bu nedenle yangın dolayısı ile iptal olan yurtdışı ihracat faturaları kapsamında zarara uğradığı yönünde bir değerlendirme yapılamadığını, işyerine ilişkin tamir masrafının inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacı ...'in sadece 14.901,04 TL bedelli fatura sunduğunu, değişik iş dosyasında 20,40 TL başvuru harcı, 73,10 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 99,90 TL masraf bedeli, 5.200 Tl bilirkişi ücreti olmak üzere 5.299,00 TL masraf yapıldığını, ticari defterlere ve kolilere göre hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Anılan heyetten itirazlar üzerine alınan ek raporda; yangından kaynaklı ...'nin %60 oranında ...'nin %40 oranında site inşaat sorumlularının %10 oranında oransal kusurunun bulunduğu, depo alanının 763 m3 olduğu, bilirkişi raporunda 720 m3 olarak hesaplandığı aradaki farkın kolon kalınlıklarının toplam boydan düşülmesinden kaynaklı olduğu, koli ebatı ve ağırlığının 8kg /0.028 m3 olarak dikkat alındığı, depo alanın yürüyüş ve geçiş alanı boşluğu verilmesinin zorunlu olması ve erişimi zor noktalara kolilerin yüklenememesi vs nedenlerle yarısının boş olduğu bu nedenle depo hacminin ikiye bölündüğü, hurda demir fiyatları ile ilgili fiyat politikası ve resmi bir fiyat olmadığı, somut bir fiyat endeksinden bahsedilemeyeceği, serbest piyasa şartlarına göre fiyatın değişebileceği, Kardemir resmi internet sitesinde bulunan fiyat listelerinin incelendiği kök raporda belirtilen ortalama fiyatlar ile bu rakamlar arasında uyum olduğu, her iki işletme işyerinde inceleme tarihi itibariyle elektriksel olarak yangın riskinin halen taşındığı, davacı ... deposuna 19.910 adet kolini sığmayacağının tespit edildiğini, yangın tarihi, dava tarihi vergi dairesine başvuru tarihi ile beyan edilen tutar içerisinde yangında zayi olduğu belirtilen 1.535.451,17 TL tutarlı emtianın olup olmadığı yönünde net bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını, davacı ...'in 213 VUK 267 ve 278 gereği edimini yerine getirmediğinden ne miktarda malı zayi olduğu hususunda kesin bir tespite ulaşılamayı engelleyen çok önemli bir faktör olduğu, yurdışı ihracat proformalar yönünden ispata muhtaç olduğu belirtilen hususlara ilişkin belgelerin bulunmaması sebebiyle kök rapordaki değerlendirmelerde değişiklik olmadığı, davacı şirketin yangından kaynaklı iş kaybı ile bundan doğan zararları somutlaştırmadığı, fiiliyatta meydana geldiği beyan edilen zarar ve kayıpların resmi olarak ticari defter ve belgeler ile ispat edilemediği, davacı tarafın depoyu sürekli olarak mı kullanacağı yoksa yangın sebebiyle zarar gören işyerinin onarımı süresince mi kullanacağı hususunda tespit yapmanın mümkün olmadığını, sürekli kullanılacağı kabul edilse dahi yangından zarar gören işletmenin ne kadar sürede eski hale getirildiği konusunda dava dosyasında bir bilgiye rastlanılmadığı, bu nedenle depoya ilişkin ödenen bedelin hesaplama tablosuna dahil edilmediğini, 20.04.2019 ve 20.06.2019 tarihli faturalara dosya kapsamında rastlanmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, birleşen dosya yönünden ...'ni 10.000TL zararının kusur oranı üzerinden 3000TL olacağı beyan edilmiştir. Mahkemece ,bilirkişi raporları arasındaki kusura ilişkin çelişkinin giderilmesi ve asıl ile birleşen dosya yönünden alacak kalemlerinin hesaplanması için üçüncü bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle kök ve ek rapor alınmış olduğu,sözkonusu raporlarda ; yangının elektrik kablolarından elektriksel ark ile başlayıp ...'ye sirayet ettiğini, yangının ...'da başladığı, stok affının yangın öncesi ve sonrası dönemi kapsadığı için bir gösterge olarak kabul edilemeyeceğini, faaliyete devam edilmesi için davacı ...'in hasar tarihindeki hasarın 77.410 TL, dava tarihindeki hasarın 90.145 TL olduğu, faaliyet ortalaması ile dönem sonu kar marjı incelenerek mahrum kalınan bir zararın olmadığı, ticari defter ve belgelerden somut vakıanın ticari faaliyeti sekteye uğratmadığını ve fakat zararın kardan düşülmesi gibi bir durumun olmadığını, kira bedeline ilişkin deponun sürekli mi kullanıldığı, kira sözleşmesi ve damga vergisi hakkında bir tespit olmadığı, Sulh Hukuk Mahkemesi tespit dosyası kapsamında 5.299,90 TL masraf yapıldığı, davalının mahrum kalınan bir zararının kardan azalışın olmadığını, davalı tarafın giderlerle alakalı fatura sunduğu bunların irsaliye faturalarının olmadığını, davalının bu faturalardan kaynaklı 121.093,17 TL masraf yaptığını, ... 'ın %60 oranında, ...'nin %30 oranında, Site yönetimi'nin %10 oranında kusurunun olduğunu, asıl ve birleşen dosya yönünden hesaplamaların yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından uzman görüşün sunulmuş , kamera kayıtlarına dayanarak ... Firmasında bulunan karton koli malzemelerin istifli bulunduğu alanda yangının başladığının kuvvetle muhtemel olduğunu sonrasında ... tarafına sirayet ettiği kanaati beyan edilmiştir. Asıl davada talep arttırımı ; Müvekkili firma kullanımında bulunan taşınmaz ve eklentilerine, içindeki her neviden eşyaya verilen zararlar, müvekkilinin bu süreçte taşınmazdan faydalanamaması sebebiyle oluşan zarar ile faaliyetinin durması ve iş gücü kayıpları, delil tespiti raporları kapsamında yapılan masrafları kapsamak üzere, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik kaydıyla 20.000,00-TL maddi tazminat taleplerini 81.438,84 TL artırarak toplamda 101.438,84 TL'ye yükselttikleri, toplam 101.438,84 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın hasar tarihi olan 19.04.2019 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte, maddi tazminat bakımından belirsiz alacak istemli tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya verilmesi istenmiştir. Birleşen davada talep arttırımı ; birleşen dava yönünden davacı vekili dilekçesi ile ; dosyadaki mübrez bilirkişi raporlarına itiraz ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve dava konusu olayda kusur oranını ve asıl dosyadaki davacının davasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ; başkaca sorumlulara karşı başvuru, dava ve fazlaya ilişkin her türlü hakları ile diğer tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla ; 19.04.2019 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen çeşitli kalıplardaki, hammaddelerdeki, eşyalardaki, malzemelerdeki, cam ve pimapen doğramaları, çatı paneli ve elektrik tesisatındaki ve işyerindeki uğranılan zarar nedeniyle net 36.819,12-TL. + KDV maddi tazminatın yangın (hasar) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesi istenmiştir. Taraflarca yaptırılan delil tesbit raporları ,itfaiye raporu,yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporları ve dosya kapsamına göre, yangının davacı-davalı ... şirketine ait işyerinde başladığı, çatı malzemesinin ve yekpare çatının da etksi ile ,diğer tarafa ait işyerine geçtiği , davacı-davalı ... şirketinin %30 oranında, davalı-davacı ...'nin %60 oranında ve dava dışı site yönetiminin %10 oranında kusurunun bulunduğu tespitinin somut olaya ve delillere uygun bulunduğu,mahkemece bu kusur durumlarının esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Zarar hesaplamaları yönünden ; Son bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek raporlarda ; her iki şirketin talep ettikleri maddi tazminat talepleri yönünden , ibraz ettikleri faturalara göre bilirkişi kurulunda yer alan bilirkişiler uzmanlıklarına ilişkin talepler yönünden hesaplamalar yapmışlardır. Faaliyet ortalaması ile dönem sonu kar marjı tespit : 2017 yılı 967,12 ,2018 yılı 945,82,2019 yılı 96 7,83 ,2020 yılı 968,81 olarak tespit edildiği son dönem *47,83 olarak kabul görmesi gerektedir.(değişkenlikten kaynaklı) geçici beyanlarından tespit ile mahrum kalınan bir zarar tespit edilemediği , Zayi olan emtiadan kaynaklı maddi zarar tespit ; Yangında zayi olan emtiaların defter değeri 52.500 TL olduğu ,yangın sonrası hurda değerinin ise 148.093,30 TL satışının yapılarak 649 (diğer olağan gelir) hesabına kayıt edilmiştir. 2018 ve sonrası 2021 yıllarında stok affi çıkmıştır. Hal böyle iken davacı tarafından 29/09/2021 tarihindeki stok affı 2018-2019-2021 dönemleri için (1.535.451,17 TL /3 )(2018-2019- 2020) için olduğu 511.817,05 TL'nin yangın dönemine denk geldiği, tutar tespitin de hurda olarak satılan ve defter kaydı yapılan 148.093,30 TL nin ve stok affında döneme düşen 511.817,05 TL 511.871,05 TL döneme denk kabul edilebilen tutardan 148.093,30 TL hurda bedeli tenzilatı ile 368.777,75 TL olabileceği, Hasar tespit dosyasında ( 2019/44 D. İş) ile tespit edilen ; 90.145 TL fiili hasar tespit edildiği ,fatura ile tevsik edilen 14.901,04 TL olduğu , kabul edilmesi gereken dosya münderecatından tespit ile kadri maruf olan 90.145 TL olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitinin teknik bilirkişi olarak yapıldığı ,davacı tarafından ikame amaçlı“ taşınmazın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğu” .. davacı tarafından 30.000 TL ye kiralama yapıldığı ve kadar süre için geçerli ne zamana kadar ikame bilgisi olmadığı için hesaplama yapılamadığı için hesaplamaya dahil edilemediği, Davalı açısından : “Davalı tarafından dava dosyasına sunulan giderlerle İlgili faturalar toplamı KDV hariç 121.093,17 TL olarak tespit edildiği,Davalı tarafin; 2018-2019 göre 94 22 oranında kar olduğu, 2019-2020 dönemi için %38 oranında Kar marjı olarak tespit edilmiştir. Mahrum kalınan bir zarar (kardan azalış) tespit edilemediği, Yangın tarihi itibariyle ; kusur oranlanması sonucunda davacının 459.222,65 TL toplam zararının olduğu, %60 kusur oranı ile 275.533,59 TL davalıdan alacaklı olduğu, %30 kendi kusuru ile 137.766,80 TL tenzili ile kalan bakiyenin 137.766,80 TL davacının alacaklı oldugu, Davalının zararının 121.093,17 TL olduğu; %30 davacı kusurunun 36.327,95 TL olduğu, 137.766,80 TL davacının alacak bakiyesi ile davalının 36.327,95 TL lik zararı sonrası kalan bakivenin 101.438.84 TL davacı lehine hesap edildiği beyan edilmiştir. Asıl davacının istinaf sebepleri bakımından ; Dava dilekçesindeki talepler arasında,taşınmazı kullanamamaktan dolayı tazminat talebi bulunmaktadır. Asıl dosya davacısı, 19.04.2019 tarihinde işyerlerinde meydana gelen yangın sebebiyle yeni bir şube işyeri kiralamak zorunda kalındığını belirtmiş ve 27.04.2019 tarihinde düzenlenmiş ve 05.05.2019 dan geçerli olan bir şube kira sözleşmesi fotokopisi dosyamıza sunmuştur.Davacı ayrıca kiralan şube işyeri ile ilgili şube açılış Bildirimi-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü ne hitaben verilen ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı İkitelli Uygulama Grup Müdürlüğü Elektronik Yoklama Sistemi E-Yoklama Fişi sunmuştur.Davacı ilgili bu kiralamayla ilgili iki aylık kira bedeli ve depozito bedeli olarak 45.000 TL ödediklerini.Davacının düzenlenme tarihi 27.04.2019 olan kira sözleşmesinde; Kiracı, ... İmalat ve Tic.Ltd. Şti., Kiraya veren ..., Kefil Olarak ... görülmekte ve aylık 15.000 TL Kira bedeli ve kira başlangıç tarihi 05.05.2019 tarihi yazmaktadır, Kira sözleşmesinde kiranın ödeme şekli Banka Havale/Eft olarak belirtilmiştir. Bilirkişi kurulunca; Davacı tarafından ikame amaçlı“ taşınmazın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğu” .. davacı tarafından 30.000 TL ye kiralama yapıldığı ve kadar süre için geçerli ne zamana kadar ikame bilgisi olmadığı için hesaplama yapılamadığı için hesaplamaya dahil edilemediğine ilişkin görüşü ve mahkemenin bu yöndeki kabul ve takdirinde ,dosyadaki deliller itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Manevi tazminat yönünden;Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminat ise, manevi zararın giderim biçimidir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile, kişinin, kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır. Yasalarımız, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi,bedensel zarar ve öldürmedir. Kişilik hakları, hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse; TMK'nın 24. ve TBK'nın 58. maddesi (BK 49. mad.) uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Tüzel kişinin de ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Tüzel kişilerin de kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekir. Ne var ki ;somut olayda ,yangın sebebiyle davacının ticari itibarının zedelendiğine , davacı şirketin kişilik haklarına yönelik bir zarar oluşturduğunun ispat edilmemesi sebebiyle , şartları oluşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından ,asıl dosya davacısının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, kararı istinaf eden tarafların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl dosya için davacı ...'den alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından , peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Asıl dosya için davalı ... 'dan alınması gereken 6.246,19 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.561,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.684,65 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dosya için dosya davacısı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin bu birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dosya için davalı ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ 'den alınması gereken 2.745,41 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 618,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.126,56 TL'nin birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masraflarının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/03/2025