Aramaya Dön

içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

Esas No
E. 2025/168
Karar No
K. 2025/246
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/168 Esas
KARAR NO: 2025/246
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/01/2025
KARAR TARİHİ: 07/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın davacı müvekkilinin abisinin eşi olup; davalı ile davacı müvekkilinin abisi arasında bir süredir anlaşmazlık sebebiyle problemler yaşanmakta ve boşanma davası devam etmekte olduğunu, davalı ... tarafından davacı müvekkil aleyhine 02.01.2025 tarihinde İzmir .. İcra Müdürlüğünün... e. sayılı icra takibi başlatıldığını ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davaya ve takibe konu senedin davalının davacı müvekkil ile bir borç ilişkisi olmaksızın, davacı müvekkilinin kardeşinin, davalının iftirası suretiyle cezaevine girmesi durumundan kaynaklı korkutularak ve irade fesadına uğratılarak davacı tarafından alındığını, bu nedenle alacaklı olduğunun ispatının davalı alacaklıda olduğunu, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerine dair davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açtıklarını, davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibinden kaynaklı borcu olmadığının tespiti istemli menfi tespit istemine ilişkindir.

TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A-1.maddesi uyarınca iş bu tazminat davası, arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.

Eldeki dava öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesi' nde açılmış ve mahkemece 14/11/2024 tarihinde davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Verilen görevsizlik kararı sonucu hüküm 18/02/2025 tarihinde kesinleşmiş ve süresinde yapılan talep üzerine dava 21/02/2025 tarihinde mahkememize tevzi edilerek yukarıda yer alan esasa kaydedilmiştir.

Mahkememizce 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2. Maddesi gereği davacıya verilen kesin mehil içerisinde dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağı incelendiğinde arabuluculuğa başvuru tarihinin (26/02/2025) ve anlaşmamaya ilişkin son tutanağın (05/03/2025) davanın mahkememize tevzi edilmesinden sonra düzenlendiği görülmektedir. Bu nedenle davanın mahkememize tevzi edildiği tarih itibari ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca, eldeki dava, dava şartı arabuluculuğa tabi olduğundan, dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, mahkememizce verilen kesin mehil içeren ihtarat sonrasında davacı tarafından arabuluculuğa başvurulması sonucu son tutanağın ibraz edildiği, yani arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nun 114/2. ve 115/2. Maddesi uyarınca eldeki davanın ise usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği USULDEN REDDİNE,

2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan ve harcanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog