4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/2646 E. , 2024/7793 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 10.11.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.07.2015 tarihinde davacı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ticari aracı sağa çekerek yolcu indirmek için duraklama yaptığını, bagaj almak için aracın arka kısmına geçtiği sırada, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile duran araca arkadan çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının iki araç arasında sıkıştığını ve iki bacağının da koptuğunu, kaza nedeniyle davacının manevi olarak çöküntüye uğradığını, davalılardan ...’in karşı aracın işleteni, ...’ın sürücüsü, diğer davalı ...Ş.'nin davacı ... adına kayıtlı ve Mehmet yönetimindeki ticari aracın kasko şirketi olduğunu, kasko poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunduğunu, davacı ...’un olay nedeniyle malul kalan Mehmet’in eşi, diğer davacıların müşterek çocukları olduğunu, davalı sürücünün olay anında alkollü ve tamamen kusurlu bulunduğunu belirterek davacı ... için 100.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, Muhammed Coşkun için 1.000,00 TL ve ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ... adına kayıtlı, diğer davacı ... yönetimindeki aracın davalı şirkete 08.07.2015-2016 tarihleri arasında geçerli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında bedeni ve maddi zararlar için tefriksiz kaza başına 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, 16.07.2015 tarihinde meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kazada tüm kusurun diğer araç sürücüsü ...'ta olduğunu ayrıca davacıların manevi tazminat taleplerinin çok fahiş olup, davacılar açısından zenginleşme amacı taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kaza ve araç ile kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, araç satış sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere aracı Ramazan Emeni'ye satış için teslim ettiğini, aracın halen Ramazan Emeni'de mi yoksa bir başkasında mı olduğuna dair de bilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacılar Celal, Muhammed ve ... için ayrı ayrı 1.000,00’er TL manevi tazminatın 16.07.2015 kaza tarihinden (davalı ... açısından 13.06.2017 dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılardan Axa Sigorta A.Ş ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...' in istinaf başvurusunun esastan reddine ve Axa Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun sigortalı aracın sürücüsü olan Mehmet’in olayda herhangi bir kusuru bulunmadığından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ... vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebinin kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; kazanın gerçekleşmesinde davacı ...’in herhangi bir kusuru bulunmadığı, davalı sürücünün tamamen kusurlu bulunduğu, kusur durumunun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, manevi tazminatın şartlarının bulunduğu, adı geçen davacının her iki bacağının da diz üstünden kesildiği, ameliyat geçirdiği, %73 oranında kalıcı maluliyeti bulunduğu, 12 ay süre ile geçici iş göremezlik hali ve ömür boyu bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, kazanın 16.07.2015 tarihinde gerçekleştiği, ceza mahkemesinde davalı sürücü hakkında tam kusurlu olduğunun kabulü ile bilinçli taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan mahkumiyet kararı verildiği, davacının 1971 doğumlu olduğu, meydana gelen yaralanmanın hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğinin, hayati tehlikeye maruz kaldığının anlaşıldığı, lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğu, davacı ile davalı tarafın ve özellikle haksız fiil faili Kamil’in sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, davacının olay tarihindeki yaşı, kaza sonucu bu şekilde yaralanması sebebiyle yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı çok az olup, davacı ... için 85.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete daha uygun düşeceği gerekçesiyle kabulü ile kararının kaldırılmasına,yeniden esasa hakkında düzelterek karar verilmesine ve Axa Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın esastan reddine, davanın kısmen kabulü ile, ... için 85.000,00 TL manevi tazminat, ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, Celal, Muhammed ve ... için ayrı ayrı 1.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 98.000.00 TL manevi tazminatın 16.07.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen miktarın yetersiz olduğunu, davalı ...Ş vekili; hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacının temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... dışındaki diğer davacılar için karar tarihi olan 2021 itibariyle karar kesin niteliktedir.
2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin adı geçen davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve davalı ...Ş. vekilinin adı geçen davacıya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, Aşağıda dökümü yazılı fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.