Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/8505
Karar No
K. 2024/6334
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/8505 E.  ,  2024/6334 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2020/8505
Karar No: 2024/6334

TEMYİZ EDEN (DAVACI) ...

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Denizli İli, Merkezefendi İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı teknik altyapı alanı olarak planlanan taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılarak ticaret alanına dönüştürülmesi talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; davacı tarafından hazırlatılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinde mevcut planda teknik altyapı alanı olarak belirlenen taşınmazın ticaret alanına dönüştürüldüğü ancak mevcut planda değişiklik yapılmasını zorunlu kılan bir durumun olmadığı, yetkili idarelerce planda belirtilen kullanım kararı doğrultusunda taşınmazla ilgili tasarruf yapılmamış olması halinin tek başında plan değişikliğini zorunlu kılan bir neden olarak kabulüne olanak bulunmadığı, plan değişikliği teklifinde teknik altyapı alanı olmaktan çıkarılan davacıya ait taşınmaza eş değer alan ayrılmadığı sabit olduğundan davacının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26/3. maddesi uyarınca reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parsele ihtiyaç olup olmadığını, ihtiyaç olması halinde taşınmazın kamulaştırılması gerektiği konusunda ilgili kurum ve kuruluşlara müracaatta bulunduğu, ilgili kurumların dava konusu taşınmaza ihtiyaçlarının bulunmadığı yönünde cevaplar verdiği, parselin 33 yıldır kısıtlanmış olduğu, eşdeğer alana ihtiyaç olup olmadığı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının plan değişiklik teklifinin eşdeğer alan ayrılmaması sebebiyle ret edildiği, davacının taşınmazı satın aldığında taşınmazın teknik altyapı tesis alanı olduğunu bildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Dava dosyasının incelenmesinden; Denizli İli, Merkezefendi İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla altyapı tesis alanı olarak belirlendiği, davacı tarafından taşınmaza ihtiyaç bulunup bulunmadığı, ihtiyaç varsa taşınmazın kamulaştırılması talebiyle Denizli Büyükşehir Belediyesi, ... Telekomünikasyon A.Ş., ... Elektrik Dağıtım A.Ş., Türkiye Elektrik İletim A.Ş., ... Gaz Dağıtım A.Ş.'ne yapılan başvurulara anılan kurumlarca taşınmaza ihtiyaç bulunmadığı yönünde cevaplar verildiği, bunun üzerine mevcut 1/5000 nazım imar planında teknik altyapı alanı olarak planlı taşınmazın ticaret alanına dönüştürülmesine yönelik plan değişikliği teklifinin Denizli Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali" başlıklı 10. maddesinde, "Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrımenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmü yer almıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 4.7.2019 tarihli 7181 sayılı Kanunun 7. maddesiyle değişik, "İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler" başlıklı 13. maddesinde; "Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak,b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.

Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.

İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. " düzenlemesi yer almaktadır.

Dava konusu işlemin dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 16. maddesinde; "Hazırlanacak her ölçekteki imar planlarının yapım ve değişikliklerinde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak sosyal ve teknik donatı alanlarında EK-1 deki tabloda belirtilen asgari standartlara uyulur." hükmüne, 27. maddesinde, "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:

1.İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır.

2.İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.

3.İmar planında yeni bir sosyal ve teknik alt yapı alanı ayrılması durumunda 1 inci bentdeki esaslara uyulur.

4.Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması şarttır. Dini yapı alanlarına ilişkin planlarda ve değişikliklerinde il müftülerinin görüşü alınır." düzenlemeleri yer almaktadır.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Standartlar" başlıklı 11. maddesinin biricin fıkrasında " İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgaristandartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. " hükmüne yer verilmiştir.

Aynı yönetmeliğin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26.maddesinde,(1) " İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:

a)İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.

b)İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.

c)Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır. (4) Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır."kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Anayasayla Devlete; sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama yapmak, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri almak görevlerinin yanı sıra çevreyi (yapılı çevreyi de içeren) geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek konusundaki ödevler verilmiş; bu gereklilikler doğrultusunda yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlemeler öngören 3194 sayılı İmar Kanunu yürürlüğe konulmuştur. 3194 sayılı Kanun, umumi hizmetlerin görülmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların elde edilebilmesi için idareye çeşitli alternatifler sunmuştur. İdareler şartların gereklerine göre bu alternatifler arasından seçim yapabilir. Bu alternatifler taşınmazın bulunduğu alanda, imar planı değişikliği, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılması ve kamulaştırma şeklinde sıralanmaktadır.

İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar göz önüne alınarak hazırlanır.

Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma ve kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığının, planlanan yörede taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaç yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk açısından incelenmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden dava konusu taşınmazın 20/07/1987 tarih ve 132 sayılı belediye meclisi kararıyla altyapı tesis alanı olarak belirlendiği, davacı tarafından taşınmaza ihtiyaç bulunup bulunmadığı, ihtiyaç varsa taşınmazın kamulaştırılması talebiyle Denizli Büyükşehir Belediyesi, ... Telekomünikasyon A.Ş., ... Elektrik Dağıtım A.Ş., Türkiye Elektrik İletim A.Ş., ... Gaz Dağıtım A.Ş.'ne yapılan başvurulara dava konusu taşınmaza ihtiyaç bulunmadığı yönünde cevaplar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından taşınmazın altyapı tesis alanından ticaret alanına alınması için plan değişiklik talebinde bulunulduğu görülmektedir.

Dava konusu parselin 20/07/1987 tarihinden beri teknik altyapı alanı olarak belirlenmiş olduğu hususu gözönüne alındığında taşınmazın uzun süredir kısıtlandığı sonucuna varılmakta ayrıca davacının teknik altyapı alanına ihtiyacı bulunabilecek kurum ve kuruluşlara yaptığı başvurusuna verilen cevaplardan taşınmaz üzerindeki kısıtlılığının belirsiz süre devam edeceği anlaşılmaktadır.

Meri 1/5000 ölçekli nazım imar planının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. Maddesi ile dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Mekansal Plan Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesininde sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının kaldırılmasının ancak zorunlu hallerde olabileceği, zorunluluk hali olması durumunda ise anılan alanın hizmet edeceği etki alanında bulunan ve eşdeğer nitelikte olan bir alanın ayrılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu hükümlerin getiriliş amacı sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının zamanla yapılaşmaya açılmasını önlemek olduğu açıktır. Öte yandan uygulamada parselasyon sonucu kamuya kazandırılmayan ve kamulaştırılmasına da ihtiyaç bulunmayan parsellere yönelik olarak mülkiyet hakkının belirsiz süreli olarak kısıtlanması sorunu ortaya çıkmakta, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacı doğmaktadır. Aksi halde planlamayla sosyal donatı ve teknik altyapı alanına ayrılan ve parselasyon işlemi sonucu veya kamulaştırma yöntemi sonucu kamuya kazandırılmayan taşınmazlar atıl olarak kalmakta, bu durum mülkiyet hakkınını kısıtlanmasına sebebiyet verdiği gibi taşınmazın atıl kalması sebebiyle kamu yararına da aykırı sonuçlar doğurmaktadır.

Bu değerlendirmeler ışığında uyuşmazlık incelendiğinde, mevzuatta belirtilen asgari standartlar ölçüsünde dava konusu taşınmaza teknik altyapı alanı olarak ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususunun netliğe kavuşturulması akabinde dava konusu parsele mevzuatta belirtilen asgari standartlar ölçüsünde ihtiyaç bulunmadığı sonucuna varılması halinde ise davacının plan değişiklik talebinin şehircilik ve planlama ilkeleri, kamu yararı, planda öngörülen nüfus, yoğunluk ve donatı dengesi yönünden uygun olup olamayacağının alanında uzman bilirkişilerle yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilerek elde edilen sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog