9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2024/6873 E. , 2024/10957 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, katılan mağdurenin sosyal medya hesabına cinsel içerikli mesajlar ile cinsel organları görünecek vaziyette kadın ve erkek vücudunu teşhir eder fotoğraflar gönderdiğinin kabulü ile cinsel taciz ve müstehcenlik suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanık hakkında üst sınırdan ceza tayini ile şartları oluşan nitelikli hallerin uygulanması gerektiğine, vekil sıfatından ötürü lehe vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmaması karşısında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna, aksinin kabulünde ise lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın, çocuğa müstehcen görüntü içeren ürünü verme şeklindeki eylemine uyan müstehcenlik suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226/1-a maddesi uyarınca hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörüldüğü gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında katılan mağdure ...'e karşı müstehcenlik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması görüşünde olduğumuzdan, aksi yönde kabul ile eylem sabit görülerek eksik cezaya hükmedildiği gerekçesiyle hükmün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Sanık hakkında Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan iddianamede cinsel içerikteki mesajlar göndermek suretiyle cinsel taciz suçunun işlendiğinin iddia olunduğu, bunun yanında sanığın suç tarihinde 12 yaşından küçük olan katılan mağdureye karşı çıplak kadın ve erkek resimleri de gönderdiğine dair anlatıma yer verildiği, suçun adının iddianamede çocuğa karşı zincirleme cinsel taciz olarak belirtildiği, sevk maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 105/1-2 ve 105/2-d maddeleri olarak belirlendiği, Yerel Mahkemece bozma öncesinde yapılan yargılamada çocuğa karşı cinsel taciz suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ancak muhalif kaldığımız Dairemizin 06.03.2023 tarihli ve 2021/16916 Esas, 2023/1169 Karar sayılı ilamı ile iddianamede müstehcenlik suçuna dair anlatım bulunduğu gözetilerek ek savunma verilmesi suretiyle müstehcenlik suçundan da hüküm kurulması gerekliliği ile hükmün bozulması üzerine Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak cinsel taciz suçu yanında ek savunma verilerek müstehcenlik suçundan da hüküm kurulmuştur.
Yerleşmiş Yargıtay Daire ve Ceza Genel Kurulu kararlarında "Bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi bu olay hakkında da ayrıca dava açıldığını göstermez iddianamede dava konusu yapılan eylemin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanması gerekir." (CGK 14.06.2005, 38-63 Esas - Karar)
Soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı,
CMK'nın 225/1. maddesi gereğince kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil ve fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. (CGK 21.02.2012, 570-51 Esas - Karar) İddianamede sanığa hangi suçun yüklendiği açıkça belirtilmeli ve bu konuda duraksama olmaması gerekir. Sanığın da savunma sırasında hangi suça yönelik savunma yaptığını net olarak anlaması ve savunmasını buna göre yapabilmesi gerekir.
Bahse konu iddianamede suç adının çocuğa karşı zincirleme cinsel taciz olarak belirtilmesi, sevk maddesinin ismi belirtilen suça yönelik olması iddianamede bahsedilen bu suçtan başka suç ismi ve sevk maddesinin iddianamede yer almaması, cinsel taciz olarak bahsedilen mesaj gönderme eylemlerinden başka fotoğraf gönderme şeklinde bahsedilen ve müstehcenlik suçu olduğu değerlendirilen eylemlerin müstehcenlik eyleminin açıklanması sırasında bahsedilen diğer eylem olarak kabul edilmesi gerektiği ve bundan dolayı da ayrıca dava açılmadığı kanaatindeyiz.
O yer Cumhuriyet savcısı tarafından mahkemeye açılan iddianame cinsel taciz suçuna yönelik olup sevk maddeleri ve eylemde buna yöneliktir. Fotoğraf gönderme eylemleri cinsel taciz eylemi sırasında bahsedilmiş olan diğer eylemdir. Burada ayrıca müstehcenlik suçundan dava açıldığı kabul edilemez. O yer Cumhuriyet savcısı bu şekilde dava açmış, bozma öncesinde de Yerel Mahkeme cinsel taciz suçundan sanığın savunmasını alarak mahkumiyet kararı vermiştir.
İddianamede bahsedilen ve sayın çoğunluk tarafından müstehcenlik suçu olarak değerlendirilen katılan mağdurenin telefonuna çıplak kadın ve erkek fotoğrafı göndermek şeklindeki eylemlerin dava açmak olarak değerlendirilemeyeceği, bu eylemler yönünden zaman aşımı süresi içerisinde iddianame düzenlenerek dava açılmasının ve hüküm verilmesinin mümkün olduğu, müstehcenlik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." düzenleme gereğince bozulması görüşünde olduğumuzdan bozma yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz. 16.12.2024