Esas No
E. 2024/2408
Karar No
K. 2025/459
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2024/2408 E.  ,  2025/459 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/2273 Esas, 2024/194 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/225 E., 2020/118 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uzun senelerdir ticari faaliyetlerini yürüttüğü "alattar" ibareli markalarının bulunduğunu, bu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafça davacıya ait markanın başına getirilen ibaresinin çaydan türediğini ve "bitki uzmanı" anlamına gelmekle birlikte başta bitki çayları olmak üzere ilgili tüm sınıflarda genel ibare niteliğinde olduğunu, hal böyle iken, davalı yana ait tescilli markada yer alan "artar" ibaresi ile müvekkiline ait "alattar" ibareli markanın tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacağını, müvekkili tarafından markanın çoğu üründe ve/veya şeklinde kullanıldığını, müvekkiline ait ürünler üzerinde "herbs" yani "bitkiler" anlamına gelen genel ibarenin yer aldığını, müvekkili tarafından markası altında satılan ürünlerin varlığına rağmen davalının bu markayı tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, ibaresinin müvekkilinin soyadı olup, ticari faaliyete konu edilmek suretiyle ve senelerdir yapılan maddi ve manevi yatırımlar ile nihai tüketici nezdinde tanınır hale getirilmiş bir ibare olup, davacının bu markanın gerçek ve tek hak sahibi olduğunu, çok sayıda ülkede ayrıca tescilli bulunduğunu, davalıların, müvekkilinin markalarından haberdar olmamasının "basiretli tacir sıfatı" ile bağdaşmadığını ileri sürerek davalıların Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2017/51802 no ile tescilli olan ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; "Herbalist Atar" markasının, logosuyla ve görseliyle ayrı bir marka olduğunu, bu markayı türeterek yazıyla yazdırdığını, sonra logo haline getirip müracaatta bulunduklarını, Suriye'ye özel ürünler ürettiğini, Suriye çaylarının piyasada farklı markalarda bulunduğunu, davacının markasının meslek ismi olduğunu, kelimesinin baharatçı, kokucu manasına geldiğini, arapça olup anlaşılamaması nedeni ile marka olarak tescil edildiğini'ın ıtır kelimesinden türetildiğini ve koku manasına geldiğini, ın ise koku yapan bitkisel ürünleri satan anlamına geldiğini, veisminden türetilerek alınan birçok markanın olduğunu, Türk vatandaşlarına verilmeyen kelimesinin Suriye firmasına verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının esas unsuru olan ALATTAR ibaresinin soyadından geldiği ve bu şekilde 2009 yılından beri kullanıldığı, davaya konu markanın " şeklinde kullanıldığı, herbalist kelimesinin İngilizce olup Türkçe karşılığının bitki uzmanı anlamına geldiği, davalı tarafça herbalist ibaresinin, kelimesinin başına getirilerek farklılık yaratılmaya çalışıldığı, herbalist ve attar kelimelerinin Türkçe karşılığının ortak olarak bitki uzmanı ve güzel koku, şifalı ve sağlığa faydalı bitkileri hazırlayıp satan kişi olarak değerlendirildiğinde her iki kelime de temel olarak bitkilerden anlayan, uzmanlık alanı bitki olan kişiler olarak algılandığı, davacının tescilli markaları içinde ve/veya şeklinde bir markanın olmadığı, markaların tescil edildiği şekilde kullanılmalarının hukuki bir yükümlülük olduğu, davacının 2016/57963 no ile tescilli kelime markası ile davalıya ait 2017/51802 no ile tescilli Herbalist şekil + Herbalist attar" markası arasında görsel anlamda benzerlik bulunmadığı, davacının 2016/33829 ve 2009/27719 numarası ile tescilli olan alattar markaları ile davaya konu 2017/51802 no ile tescilli şekil + markası arasında, söz konusu markaların kelime ve şekilde oluşan markalar olduğu, kelime markalarında kelimenin kendisinin koruma altına alındığı, şeklin büyük harf veya küçük harfle yazılmış olmalarının öneminin bulunmadığı, markalarda "alattar" ile "attar" kelimesinin benzer olmasına rağmen, özellikle renk-şekil-kompozisyon ile 'Herbalist' ek kelimesinin yarattığı baskın farklılık nedeniyle, taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel açıdan farklı olduğu gibi ortak bir anlamlarının da bulunmadığı, davaya konu markada yer alan 'attar' kelimesinin baskın unsur olmadığı ve zayıf niteliği göz önünde bulundurulduğunda, genel izlenim açısından markaların benzer olmadığı, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen dava konusu markanın davalı ... adına tescilli olduğu, marka sicilinin aleni olduğu, talep edilmesi halinde sicil örneğinin verileceği hükmü yer almakta olup, dava tarihi itibari ile davanın doğru hasma yönetilmediği gerekçesi ile davalı ... yönünden husumetten ret kararı karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin esasa yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı ...'nun da marka sahibi olması nedeni ile davanın tüm davalılar yönünden esastan reddi gerekirken adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddedilmesinin isabetli olmadığı ancak aleyhe bozma yasağı sebebiyle bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog