Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Genel Kurulu 2013/1629 E. , 2015/1068 K.YENİLENEN DÖNEM KİRA BEDELİNİN TESPİTİ
HAK VE NEFASET GEREĞİ İNDİRİM
KİRA BEDELİNİN TESPİTİ
GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (6570) Madde 2
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, yenilenen dönem kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ile hak ve nesafet ilkesi uyarınca aylık net kira bedelinin 850 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda yazılı nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, kira bedelinin brüt olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin bozma nedenine uyulmuş; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca hak ve nesafet ilkesi uyarınca belirlenen kira bedelinin de yerinde olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davalı vekili temyiz etmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, 01.01.2003 tarihli kira sözleşmesinde kiracı Ş. Ç.., kiraya veren ise A.. Ç..’dır. Kiraya verilen taşınmazın tapu kayıt maliki ise N.. Ç..’dır.
Kiraya veren A.. Ç.. ile tapu kayıt maliki N.. Ç.. tarafından kiracıya yeni dönem (01.01.2011) kira bedelinin aylık 1.500 TL’ye yükseltilmesi için Akhisar 3. Noterliğinin 06.12.2010 tarih ve 9583 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, akabinde ise 27.01.2011 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Durum bu olunca; Hukuk Genel Kurulunca işin esasının görüşülmesinden önce kira sözleşmesinin tarafı olmayan tapu kayıt malikinin eldeki davada taraf (davacı) “sıfat”ının bulunup bulunmadığı hususu önsorun olarak ele alınıp tartışılmış; sonuçta yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, kira sözleşmesinin tarafı olmayan tapu kayıt malikinin mülkiyet hakkının doğal bir sonucu olarak, kira bedelinin tespiti davası açma hakkının bulunduğu oybirliğiyle kabul edilmiş, önsorun bu şekilde aşılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir. İşin esasına gelince; Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli olup olmadığı ve hakim tarafından hükmolunan kira bedelinin hak ve nesafet kurallarına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kira bedelinin tespiti davasında yerleşik uygulamanın aradığı bütün unsurları taşıdığı, bu nedenle hem tarafların hem de Yargıtay’ın denetimine elverişli bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin, bu yöne ilişkin direnme gerekçesinin de usul ve yasaya uygun olduğu görüşme sırasında oybirliği ile benimsenmiştir.
Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kiralanan dükkanın boş olarak kolaylıkla kiraya verilemeyeceğine ilişkin saptama içermesi karşısında, mahkemece 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hak ve nesafet ilkesi gözetilerek bilirkişi tarafından belirlenen kira bedelinden yapılan indirim miktarı yeterli olmadığı gibi, bu miktara hükmedilme nedenlerine ilişkin gerekçeye de kararda yer verilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, yerel mahkemenin kira bedelinin belirlenmesine yönelik direnme gerekçesi usul ve yasaya aykırıdır. Şu halde, mahkemece; bilirkişi tarafından tespit edilen kira bedelinden yerleşik Yargıtay uygulamasını da yansıtacak biçimde hak ve nesafet ilkesi uyarınca indirim yapılmalı; buna yönelik olarak verilecek kararda denetime elverişli gerekçe yazılmalıdır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmede azınlıkta kalan üyelerce; bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle hükmedilen kira bedeline yönelik temyiz itirazlarının incelenebilmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, Kurul çoğunluğunca bu görüş benimsenmemiştir. Hal böyle olunca yerel mahkeme direnme kararının, yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle bozulması gerekir.
S O N U Ç :
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 25.03.2015 gününde oyçokluğu ile karar verildi.