Esas No
E. 2023/2839
Karar No
K. 2024/5220
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2023/2839 E.  ,  2024/5220 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/195 Esas, 2023/135 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/439 E., 2020/182 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Dijital" ibareli seri markaların bulunduğunu, davalı şahsın ise 2018/66051 sayılı "DİJİTAL KOBİ Geleceği Dijitalleştiriyoruz+ şekil" ibareli marka başvurusu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa söz konusu başvurunun, müvekkili adına tescilli ve tanınmış olan ve seri marka niteliğindeki "Dijital" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu benzerliğin iltibasa neden olabileceğini, davalının markası ile tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak müvekkilinin aleyhine haksız avantaj sağlayacağını ve müvekkili markalarının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, bu markanın, müvekkilinin "dijital" ibareli seri markalarının yeni bir versiyonu/devamı olarak algılanacağını, davalının markasında esas unsurun "DİJİTAL KOBİ" ibaresi olduğunu, markada geçen "Geleceği Dijitalleştiriyoruz" ibaresinin markanın genel kompozisyonunda dikkat çekmeyecek kadar küçük puntolarla yerleştirildiğini, müvekkilinin "Dijital" ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının davaya konu marka başvurusunu yaparken kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili başvurusunda geçen "Dijital" kelimesinin "sayısal, verileri bir ekran üzerinde elektronik olarak gösteren/gösterilmesi" anlamlarına geldiğini, bu nedenle de herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare olduğunu, piyasada da bu ibareyi marka olarak/markası içinde kullanan pek çok firma bulunduğunu, müvekkili markasında "Dijital" ibaresi dışında yer alan diğer unsurların karşılaştırılan markaları görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicinin ayırt edebileceği kadar farklı kıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetler ile aynı olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, markalarda ortak olarak bulunan Fransızca "digital" kelimesinden Türkçe’ye geçmiş olan “dijital” ibaresinin, ayırt edici niteliği çok düşük, günümüzde herkes tarafından "sayısal olan", "verileri bir ekran üzerinde elektronik olarak gösteren" anlamlarında yaygın bir kullanımı bulunan bir ibare olduğu, ayırt edici niteliği zayıf olan böyle ibareleri marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda bulunduğu, gerek davacı markalarında, gerekse davaya konu markada yer alan "Dijital" ibaresinin tek başına markaların esas unsurunu oluşturduğunun söylenemeyeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmayacağı, davacının "DİJİTAL" ibareli markalarının davacı tarafından yoğun, istikrarlı ve ciddi biçimde kullanıldığına ve bu markaya ciddi yatırımlar yapıldığına, markanın uzun yıllardır ilgili sektörde tanıtıldığına ve tanındığına dair dava dosyasına yeterli delil sunulmadığından ve markaların işaret benzerliği içermemesinden dolayı tanınmışlık iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait dijital kök ibareli seri marka niteliğindeki markalar ile davalı markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmasına rağmen, müvekkiline ait markanın ayırt ediciliğinin düşük olması sebebiyle markalar arasında iltibas bulunmadığı şeklindeki yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle de davanın kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "DİJİTAL KOBİ-Geleceği Dijitalleştiriyoruz+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "dijital" ibareli markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Dijital" ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğu, başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağladığı, somut olay bakımından aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog