Esas No
E. 2022/1681
Karar No
K. 2025/482
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1681 Esas

KARAR NO: 2025/482 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2017/935 Esas - 2020/515 Karar

TARİH: 11/09/2020

DAVA: Menfi Tespit /İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/03/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı ... Faktoring A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ...Ltd.Şti arasında yapılan 14.05.2014 tarihli sözleşme ile sözleşmeye konu olan bir kısım malların satımı konusunda anlaştıklarını, söz konusu anlaşma çerçevesinde müvekkilinin dava konusu olan ... Şehitkamil Şubesine ait 48.000.-TL bedelli çek de dahil olmak üzere toplamda 669.000 TL tutarındaki bir kısım çeklerin keşide edilerek davalıya avans olarak verildiğini, sözleşme gereği teslim edilmesi gereken malların hiçbir şekilde teslim edilmediğini, bunun üzerine sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin ticari itibarının bozulmaması için dava konusu olan çeki itirazı kayıtla ödemek durumunda kaldıklarını, diğer davalı faktoring şirketinin ise müvekkiline ait olan bedelsiz çekleri yetkisiz ve usulsüz olarak tahsil ettiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; müvekkilinin, dava konusu çekten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, itirazı kayıtla ödenen çek bedeli olan 48.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdatına, davalıların kötü niyetli olmasından dolayı % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; faktoring sözleşmesinin fatura ve diğer tevsik edici evraklara dayalı olarak imzalanıp, çeklerin tevdii alındığını, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olup, son hamil olan müvekkili şirketin kanuna göre iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, basiretli davranarak üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getiren müvekkiline karşı şahsi defilerin ileri sürülebileceğine dair iddiaların 6361 sayılı Faktoring Kanunun 9/3 maddesindeki düzenlemenin amacı ile gerekçesine açıkca aykırı olduğunu beyanla haksız davanın usulden ve esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/09/2020 tarih ve 2017/935 Esas - 2020/515 Karar sayılı kararında; "Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Talimat ile alınan 25/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, davalının 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerini incelenmek üzere vergi müfettişinde bulunduğundan ibraz etmediği, o nedenle açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespitinin yapılamadığı, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, 14/05/2014 tarihli Halı Satış Sözleşmesi olduğu, davalı taraf sözleşmeye uymadığından 23/06/2014 tarihinde taraflarca karşılıklı anlaşarak sözleşmenin feshedildiği, davalının sunmuş olduğu Cari Muavin Hesabına göre 01.01.2015 tarihi itibariyle kayıtların da davacıya (340 Hesap) Alınan Avansları Hesabında 883.000,00 TL borçlu olduğunu, davacı kayıtlarına göre 01.01.2015 tarihi itibariyle kayıtların da davalıdan (195 Hesap) İş Avansları Hesabında 883.000.00 TL alacak kaydının görüldüğünü, davacı ve davalı kayıtlarına göre 17 çek karşılığı 883.000,00 TL de karşılıklı mutabık olduklarını, 2014-2015 de herhangi bir fatura düzenlenmediğini, dava konusu ... Nolu 18.03.2015 vadeli 48.000,00 TL tutarlı çeke istinaden, davalı Faktoring tarafından dava dosyasına sunulan 23.06.2014 tarih ... Nolu 50.988,00 TL tutarlı faturanın, 23.06.2014 tarihinde sözleşme fesih tarihinde düzenlendiği tespit edilmiş fakat ilgili fatura davacı ve davalı kayıtlarında görülmediğini bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmaları, isticvap için mahal mahkemesine yazılan isticvap içeriğine göre; davacı ve davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 14/05/2014 tarihli Halı Satım Sözleşmesi uyarınca sözleşmede miktar ve adedi belirlenen mal karşılığı alıcı firma olan davacının dava konusu çekinde aralarında bulunduğu 13 adet çeki satıcı davalı firmaya teslim ettiği, malların teslimatlarının yapılmaması üzerine 23/06/2014 tarihlinde karşılıklı olarak sözleşmenin feshedildiği, çeklerin 3 gün içerisinde alıcı firma olan davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının dava konusu çeki teslim etmeyerek davalı ... Faktoring firmasına verdiği, ibraz edilen çekin 18/03/2015 tarihinde bedelinin tamamının ödendiği anlaşılmıştır. Dava konusu çekin keşidecisinin davacı, lehdarının davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., hamilinin ise davalı ... A.Ş. olduğu anlaşılmıştır. Faktoring işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun 188/1 maddesinin ''Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.'' hükmü gereğince, davalı ... şirketinin Halı Satım Sözleşmesi uyarınca aldığı çekleri, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi nedeniyle davacıya teslim yükümlülüğü altında olduğu, çeklerin bedelsiz kaldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın (davacı ve davalı ... firması) kayıtlarında da 13 adet çek karşılığı 883.000 TL 'lik fatura düzenlenmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla dava konusu çekin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı, alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu iddiasını bedelsiz senedi davalı ... firmasından devralan davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davacının ... Şehitkamil Şubesine ait 48.000 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile, 48.000 TL' nin ödeme tarihi olan 18/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan istirdadına, yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜ ile; Davacının ... Şehitkamil Şubesine ait ... çek no lu 18/03/2015 keşide tarihli, 48.000 TL bedelli çekten dolayı davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ ile, 48.000 TL nin 18/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan istirdatına,2-Yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Faktoring A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;

İlk derece mahkemesi tarafından "Dava konusu çekin keşidecisinin davacı, lehdarının davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., hamilinin ise davalı ... Faktoring A.Ş. olduğu anlaşılmıştır. Faktoring işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun 188/1. maddesinin ''Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.'' hükmü gereğince, davalı ... şirketinin Halı Satım Sözleşmesi uyarınca aldığı çekleri, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi nedeniyle davacıya teslim yükümlülüğü altında olduğu, çeklerin bedelsiz kaldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın (davacı ve davalı ... firması) kayıtlarında da 13 adet çek karşılığı 883.000 TL 'lik fatura düzenlenmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla dava konusu çekin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı, alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu iddiasını bedelsiz senedi davalı ... firmasından devralan davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davacının ... Şehitkamil Şubesine ait 48.000 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile, 48.000 TL' nin ödeme tarihi olan 18/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan istirdadına, yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına" karar verildiğini; aksız ve hukuka aykırı ilk derece mahkemesine karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Dava konusu çekin, müvekkili şirkete faktoring sözleşmesine istinaden ve ciro yoluyla geçtiğini; gerçek bir mal alım satımını tevsik eden faturayla birlikte bu çek müvekkil şirket tarafından tevdi alınmıştır. davacı da zaten çekleri bizzat keşide ederek diğer davalıya verdiğini ve diğer davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu açıkça ikrar ettiğini, müvekkil ... Faktoring A.Ş. ile diğer davalı ... arasında 05.08.2014 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin, faturayla tevsik edilmiş bulunan ve davacı şirket tarafından keşide edilen dava konusu çeki ilgili mevzuata uygun şekilde tevdi aldığını, Faktoring sözleşmesi gereğince çeki tevdi alan müvekkil şirketin, müşterisi olan diğer davalı ...’e çekin bedelini de ödediğini, müvekkil şirketin gerekli araştırmaları yapmadan ve teyit almadan işlem yapmadığını, faturayla tevsik edilmemiş hiçbir alacağı temlik almadığını, somut olayda da çekin ticari ilişkiyi gösterir fatura ile birlikte ciro yoluyla devralındığını ve bedelinin de müşteri ...’e ödendiğini, çek ile birlikte alınan faturalardan anlaşıldığı üzere davacı şirket ile ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, zaten davacı şirketin de bu durumu açıkça ikrar ettiğini, diğer davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu ve çeki bizzat diğer davalıya verdiğini davacı açıkça kabul ettiğini, müvekkil şirketin de ticari ilişki sonucunda keşide ve ciro edilmiş çeki ticari ilişkiyi tevsik eden evraklarla birlikte devraldığını, temlik işleminden önce davacıya ait ... numaralı telefon aranarak çek bilgileri, vade ve tutar hakkında ... Bey isimli şahıstan sözlü olarak teyit de alındığını, yani müvekkil şirketin iddia edilenin aksine kanuni yükümlülüklerine uygun hareket ettiğini ve üzerine düşen özen sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı şirket teyit verdiği ticari ilişki ve çek hakkında sonradan kötü niyetli şekilde huzurdaki davayı açtığını ve müvekkil şirket faturayla tevsik edilmiş çeki gerekli araştırmaları yapmak suretiyle alan iyi niyetli yetkili hamil olmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, işbu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, Çek üzerindeki ciro silsilesi düzgündür ve son hamil olan müvekkil şirket kanuna göre iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkile kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, çekin yetkisiz ve usulsüz şekilde elde bulundurulup tahsil edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, çeki faktoring işlemi neticesinde gerekli araştırmayı yaptıktan ve davacı şirketten teyit aldıktan sonra ciro yoluyla iktisap ettiğini ve çekteki ciro zincirinin düzgün olduğunu, müvekkilin çeki süresinde bankaya ibraz ettiğinden ve çeki elinde bulundurduğundan TTK m. 790 gereği yetkili hamil olduğunu, TTK m. 792’ ye göre de çeki kötü niyetle iktisap etmediğini ve çekin iktisabında ağır kusurlu olmadığı müddetçe müvekkilin çeki geri verme mükellefiyetinin olmadığını, çekteki ciro zinciri düzgün olduğundan TTK m. 686 uyarınca şeklen hak sahibi görünen bir hamilden senedi iktisap eden kişi, iyi niyetli ise korunacağını, müvekkilin sadece, çek alma hususunda faktoring mevzuatına uygun olarak müşterisinden devraldığı çekteki alacağı tevsik eden fatura ve benzeri belgelerin var olup olmadığını araştırma konusunda sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil de bu sorumluluğunu mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini,Müvekkilin basiretli davranmış ve gereken her türlü araştırmayı yaparak çeki tevdi aldığını, müvekkil şirketin, dava konusu çeki teslim alırken kanunen alınması gereken tüm belgeleri müşterisinden aldığını ve gerekli her türlü araştırmayı yaptığını, Faktoring sözleşmesiyle birlikte irsaliyeli fatura da müşteriden alındığını, davacı şirketten teyit de alındığını, müvekkil şirketin, yapılması gereken her şeyi yaptığını, basiretli davranan ve kanunun yüklediği sorumlulukları yerine getiren müvekkile daha fazla sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacın samimi olmayan aksi yöndeki beyanlarını kabul etmediklerini,

YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN 2011/19-228 E. 2011/328 K. sayılı kararı da müvekkil tarafından mevzuata uygun davranıldığına ve müvekkile daha fazla sorumluluk yüklenemeyeceğine örnektir: “…Dosyaya sunulan faturaların incelenmesinde, çek bedeli ile fatura değerleri arasında bir uyum bulunduğu gibi adına fatura düzenlenen şahsın lehdar olarak ilk ciroda imzası bulunan davacı olduğu açıkça anlaşıldığından bu faturaların temel borçlandırıcı ilişkiye yeterli bir belge olduğu, ayrıca davalı ile dava dışı faturayı düzenleyen ... Ltd. Şti. arasında faktoring sözleşmesi bulunduğu da dikkate alındığında, davalı faktoring şirketinin anılan yönetmeliğin aradığı şartları yerine getirdiğinin ve davaya konu çekin, bir mal veya hizmet satışı sonucu temlik alındığının kabulü gerekmektedir.” Basiretli davranarak üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getiren faktoring şirketi müvekkile karşı şahsi def’ilerin ileri sürülebileceğine dair iddialar, 6361 sayılı Faktoring Kanunu’nun 9/3. maddesindeki düzenlemeye, bu düzenlemenin amacı ile gerekçesine açıkça aykırıdır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hazırlanırken; faktoring şirketlerinin amacının müşterilerine finansal hizmet vermek olduğunu, mal ve hizmet satımının tarafı olmadıkları göz önünde bulundurulmuş ve ticari ilişki içerisinde bulunan tarafların faktoring şirketine karşı şahsi def’ i ileri sürmemeleri doğrultusunda açık bir düzenlemeye kanun metninde yer verildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’ nun 9. maddesinin 3. fıkrası aynen şöyledir: “…Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” Bu maddede; faktoring şirketi bile bile borçlunun zararına hareket ederek kambiyo senedi iktisap etmemiş ise şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği açık olarak belirtildiğini, kanunlaşma sürecinde Genel Kurulda yapılan değişiklik ile düzenlenen söz konusu maddenin gerekçesi de şöyledir: “Faktoring şirketlerinin müşterilerine finansal hizmetler vermeleri, mal ve hizmet satımının tarafı olmamaları nedeniyle, ciro yoluyla faktoring şirketine devredilen bir kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri sürmesinin engellenmesi amaçlanmıştır. Ancak faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken, bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise bu hüküm uygulanmayacaktır. Bu bağlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Def’iler” başlıklı 687 nci maddesi ile paralellik sağlanması hedeflenmiştir.” Buna göre faktoring şirketi fatura tevsiki ile birlikte çeki ciro yolu ile temlik alabileceği ve faturadaki malların teslim edilip edilmediği gibi iddialar da faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, bunun tek istisnası faktoring şirketinin bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hali olduğunu, yani faktoring şirketinin sorumlu tutulabilmesi için faktoring şirketinin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması gerektiği, bu düzenleme ile yasa koyucu açıkça iradesini ortaya koyduğunu ve tereddütleri gidererek davacının ileri sürdüğü şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini açık şekilde belirtildiğini, 6361 sayılı Kanun’ un amacı, gerekçesi ve metni bu kadar açıkken davacının faktoring şirketlerinin kusursuz sorumlu olduklarını ve her türlü def’ inin faktoring şirketlerine karşı ileri sürülebileceğini söylemesi kabul edilemez olduğunu, eski düzenlemelere göre faktoring şirketleri şahsi def’ilerden alacağın temliki hükümlerine göre sorumlu tutulurken, ticari ilişkiye doğrudan taraf olmayan faktoring şirketlerinin sorunlarının çözümü amacıyla özel olarak getirilen yeni düzenleme ile bu durum değişmediğini, davacının iddiaları TTK m. 687 ile de bağdaşmamaktadır. TTK m. 687 aynen şu şekildedir: “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” Müvekkil şirketin bile bile borçlu zararına hareket ettiğini davacı şirket ispat ile yükümlü olduğunu, çek ile birlikte tevdi alınan ve usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olan faturadan anlaşıldığı üzere davacı şirket ile diğer davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket ticari ilişki sonucunda ciro edilmiş çeki ticari ilişkiyi tevsik eden evraklarla birlikte devralındığını, müvekkil şirket faktoring mevzuatına uygun şekilde tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirerek faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkil şirket kötü niyetli ya da ağır kusurlu olmadığını, çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket etmediğini, zaten bu hususu ispat için delil sunulamadığını ve Mahkemece yapılan inceleme sonucunda aksi ispat edilemediğini, bu durumda müvekkil şirkete daha fazla sorumluluk yüklenmesi artık mümkün olmadığını, mevzuata uygun şekilde faktoring işlemi yapan ve çek bedelini müşterisine ödeyen müvekkil şirketin, davacı ile diğer davalı arasındaki ticari uyuşmazlıktan sorumlu tutulması belirtilen kanun maddeleri uyarınca mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının kabulünün taraflarında mümkün olmadığını, Davacının iddiaları Yargıtay uygulaması ile de bağdaşmamakta olduğunu; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/15175 E. 2015/50 K. sayılı kararı haklılıklarına örnek olduğunu: “Dava; menfi tespit - istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı şirketin davaya konu çeki teslim alırken yasa ve yönetmeliğe uygun biçimde hareket ederek davacının ticari kayıtlarında da yer alan 3 adet fatura birlikte çekleri teslim aldığı, davalının gerçek bir mal alışverişine dayalı çeki temlik aldığı gerekçesiyle davanın reddi kararının onanması gerekmiştir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/412 E. 2014/3960 K. sayılı kararı ispat yükünün davacıda olduğuna örnektir: “Kötü niyetle iktisap veya iktisapta ağır kusurun ispatı ise çek istirdadını talep eden davacıya aittir. Davalı ... Hizmetler Tic. A.Ş, dava konusu çeki diğer davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti'den ciro ile almış olup ayrıca ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile bu şirkete ciro eden ... Tic.-... arasında akdi ilişki bulunduğu ve alacağın faturaya dayalı olduğu belirlendiğine göre ve davalı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin ciro imzasına yönelik bir iddiası da bulunmadığına göre davacı tarafından davalı ... Hizmetler A.Ş'nin kötü niyetli veya iktisapta ağır kusuru ispat edilmediği halde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/8480 E. 2014/11535K. sayılı kararı faktoring mevzuatına uygun davranan ve kötü niyetli olmayan müvekkil bakımından davanın reddi gerektiğini söylemekte olduğunu; “Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu çeklerin ciro yoluyla davalıya geçtiği, davalı faktoring şirketinin dava dışı ... şirketi ile yaptığı faktoring sözleşmesi karşılığında söz konusu çekleri aldığı, davaya konu çeklerin ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, bu sebeple çekleri iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun da davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.” İleri sürerek, yukarıda açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasına, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasında akdedilen halı satım sözleşmesi kapsamında bu davalıya avans çeki olarak verildiği iddia edilen ve diğer davalı ... Faktoring A.Ş.'ye ciro edilen dava konusu çek karşılığında malın teslim edilmediği iddiası ile bedelsiz kalan ve ihtirazi kayıt ile ödenen çek bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar karşı davalı ... A.Ş.vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı ...Ltd. Şti. Arasında14/05/2014 tarihli halı satım sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında dava konusu çekin de aralarında bulunduğu toplan 669.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından davalıya avans çeki olarak verildiği, ancak sözleşme konusu ürünlerin belirlenen tarihte teslim edilmemesi ve davalının ürünleri teslim edemeyeceğini söylemesi üzerine karşılıklı olarak 23/06/2014 tarihinde sözleşmenin feshi anlaşması imzalanarak davacı tarafından verilen çeklerin üç gün içerisinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Mahkemece söz konusu sözleşmelerdeki imzaların davalı şirkete ait olup olmadığı hususunda davalı şirket yetkilisinin isticvabına karar verilmiş, usulüne uygun meşruhatlı isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen davete icabet etmemesi sebebiyle sözleşmeleri kabul etmiş sayılmıştır. Mahkemece davacı ile davalı ...Ltd. Şti.nin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamı dışında verilen çekler yönünden tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafından davacıya herhangi bir fatura düzenlenmediği görülmüştür. Davalı ...Ltd. Şti. İle davalı ... Faktoring A.Ş. Arasında akdedilen 05/08/2014 tarihli faktoring sözleşmesine göre dava konusu 18/03/2015 keşide tarihli 48.000,00 TL bedeli çek davalı Faktoringe 23/06/2014 tarihli ve 50.986,00 TL bedelli faturaya istinaden temlik edilmiştir. Dava konusu çek davalı ... Faktoring A.Ş.tarafından ibraz edilmiş ve bedeli davacı tarafından ihtirazi kayıt ile ödenmiştir. Davacı, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, Faktoring mevzuatına göre davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeden çeki geçerli bir tevsik edici belgeye dayanmaksızın temlik aldığını, bu sebeple çekin lehtarı ile arasındaki bedelsizlik definin kendisine karşı ileri sürülebileceğini, çekin bedelsiz kalması ve ihtirazi kayıt ile ödenmesi sebebiyle davalılar borçlu olmadığının tespiti ile çek bedelinin istirdadını talep etmiş, davalı Faktoring vekili davalının üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, çeki faturaya dayalı olarak aldığını, sözlü olarak davacıdan teyit aldığını ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı ...Ltd. Şti.tarafından usulüne uygun tebligata rağmen cevap verilmediğinden dava dilekçesindeki iddialar inkar edilmiş sayılmıştır. 6361 Sayılı Kanunun 9/2. fıkrası "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez." hükmünü amirdir.04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1. maddesinde; "faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin "İstihbarat Çalışması" başlıklı 5. madesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat dikkate alındığında davalı Faktoring vekili tarafından dava konusu çekin faturaya istinaden temlik alındığı ve davacıdan sözlü olarak teyit edildiği iddia edilmiş ise de, davacı ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmenin feshi tarihinde düzenlenen fatura bedelinin çek bedeli ile uyuşmadığı, fatura ve çekin davacı ile iletişime geçilerek teyit edildiğine dair dosyaya yazılı delil sunulmadığı, sözlü teyit edildiği savunmasının ispat edilemediği, faturaya konu malların teslimine ilişkin tesvik edici belge talep edilmediği ve faturanın gerçekliğine ilişkin istihbarat çalışması yapılmadığı, müşterisinin mali durumu, itibarı ve işlem geçmişi hakkında araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için yukarıda belirtilen gerekli tedbirleri ve ek tedbirleri almadığı, davalı tarafından 6361 Sayılı Kanunun 9/2. fıkrası uyarınca tevsik edilmeyen alacağı devralamayacağından temlik işleminin geçersiz olduğu, davalı lehtar tarafından faktoring şirketine yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu,

TBK'nın 188/1 maddesi uyarınca dava dışı lehdara karşı ileri sürülebilecek her türlü itiraz ve definin faktoring şirketine karşı da ileri sürülmesinin de mümkün olduğu ve 6361 sayılı Kanunun 9/3. Maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı dikkate alındığında Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonucu itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı ...

Faktoring A.Ş.nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Faktoring A.Ş.nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.278,88-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 819,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.459,16‬-TL'nin davalı ... Faktoring A.Ş.den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, 6098 sayılı TBK'nun 188/1. maddesinin ''Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.'' hükmü gereğince, davalı ... şirketinin Halı Satım Sözleşmesi uyarınca aldığı çekleri, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi nedeniyle davacıya teslim yükümlülüğü altında olduğu, çeklerin bedelsiz kaldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın (davacı ve davalı ... firması) kayıtlarında da 13 adet çek karşılığı 883.000 TL 'lik fatura düzenlenmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla dava konusu çekin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı, alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu iddiasını bedelsiz senedi davalı ... firmasından devralan davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davacının ... Şehitkamil Şubesine ait 48.000 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile, 48.000 TL' nin ödeme tarihi olan 18/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan istirdadına, yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına" karar verildiğini; aksız ve hukuka aykırı ilk derece mahkemesine karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Dava konusu çekin, müvekkili şirkete faktoring sözleşmesine istinaden ve ciro yoluyla geçtiğini; gerçek bir mal alım satımını tevsik eden faturayla birlikte bu çek müvekkil şirket tarafından tevdi alınmıştır. davacı da zaten çekleri bizzat keşide ederek diğer davalıya verdiğini ve diğer davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu açıkça ikrar ettiğini, müvekkil ... Faktoring A.Ş. ile diğer davalı ... arasında 05.08.2014 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin, faturayla tevsik edilmiş bulunan ve davacı şirket tarafından keşide edilen dava konusu çeki ilgili mevzuata uygun şekilde tevdi aldığını, Faktoring sözleşmesi gereğince çeki tevdi alan müvekkil şirketin, müşterisi olan diğer davalı ...’e çekin bedelini de ödediğini, müvekkil şirketin gerekli araştırmaları yapmadan ve teyit almadan işlem yapmadığını, faturayla tevsik edilmemiş hiçbir alacağı temlik almadığını, somut olayda da çekin ticari ilişkiyi gösterir fatura ile birlikte ciro yoluyla devralındığını ve bedelinin de müşteri ...’e ödendiğini, çek ile birlikte alınan faturalardan anlaşıldığı üzere davacı şirket ile ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, zaten davacı şirketin de bu durumu açıkça ikrar ettiğini, diğer davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu ve çeki bizzat diğer davalıya verdiğini davacı açıkça kabul ettiğini, müvekkil şirketin de ticari ilişki sonucunda keşide ve ciro edilmiş çeki ticari ilişkiyi tevsik eden evraklarla birlikte devraldığını, temlik işleminden önce davacıya ait ... numaralı telefon aranarak çek bilgileri, vade ve tutar hakkında ... Bey isimli şahıstan sözlü olarak teyit de alındığını, yani müvekkil şirketin iddia edilenin aksine kanuni yükümlülüklerine uygun hareket ettiğini ve üzerine düşen özen sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı şirket teyit verdiği ticari ilişki ve çek hakkında sonradan kötü niyetli şekilde huzurdaki davayı açtığını ve müvekkil şirket faturayla tevsik edilmiş çeki gerekli araştırmaları yapmak suretiyle alan iyi niyetli yetkili hamil olmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, işbu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, Çek üzerindeki ciro silsilesi düzgündür ve son hamil olan müvekkil şirket kanuna göre iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkile kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, çekin yetkisiz ve usulsüz şekilde elde bulundurulup tahsil edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, çeki faktoring işlemi neticesinde gerekli araştırmayı yaptıktan ve davacı şirketten teyit aldıktan sonra ciro yoluyla iktisap ettiğini ve çekteki ciro zincirinin düzgün olduğunu, müvekkilin çeki süresinde bankaya ibraz ettiğinden ve çeki elinde bulundurduğundan TTK m. 790 gereği yetkili hamil olduğunu, TTK m. 792’ ye göre de çeki kötü niyetle iktisap etmediğini ve çekin iktisabında ağır kusurlu olmadığı müddetçe müvekkilin çeki geri verme mükellefiyetinin olmadığını, çekteki ciro zinciri düzgün olduğundan TTK m. 686 uyarınca şeklen hak sahibi görünen bir hamilden senedi iktisap eden kişi, iyi niyetli ise korunacağını, müvekkilin sadece, çek alma hususunda faktoring mevzuatına uygun olarak müşterisinden devraldığı çekteki alacağı tevsik eden fatura ve benzeri belgelerin var olup olmadığını araştırma konusunda sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil de bu sorumluluğunu mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini,Müvekkilin basiretli davranmış ve gereken her türlü araştırmayı yaparak çeki tevdi aldığını, müvekkil şirketin, dava konusu çeki teslim alırken kanunen alınması gereken tüm belgeleri müşterisinden aldığını ve gerekli her türlü araştırmayı yaptığını, Faktoring sözleşmesiyle birlikte irsaliyeli fatura da müşteriden alındığını, davacı şirketten teyit de alındığını, müvekkil şirketin, yapılması gereken her şeyi yaptığını, basiretli davranan ve Kanunu 6361 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6361 sayılı Faktoring Kanunu 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1. maddesinde; "faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin "İstihbarat Çalışması" başlıklı 5. madesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat dikkate alındığında davalı Faktoring vekili tarafından dava konusu çekin faturaya istinaden temlik alındığı ve davacıdan sözlü olarak teyit edildiği iddia edilmiş ise de, davacı ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmenin feshi tarihinde düzenlenen fatura bedelinin çek bedeli ile uyuşmadığı, fatura ve çekin davacı ile iletişime geçilerek teyit edildiğine dair dosyaya yazılı delil sunulmadığı, sözlü teyit edildiği savunmasının ispat edilemediği, faturaya konu malların teslimine ilişkin tesvik edici belge talep edilmediği ve faturanın gerçekliğine ilişkin istihbarat çalışması yapılmadığı, müşterisinin mali durumu, itibarı ve işlem geçmişi hakkında araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için yukarıda belirtilen gerekli tedbirleri ve ek tedbirleri almadığı, davalı tarafından 6361 Sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu HMK md.353/1 K6098 md.188/1 K6100 md.1 TBK md.188/1 HMK md.355 K6361 md.8/1 K6361 md.9/3 K6361 md.188/1 HMK md.362/1 K6361 md.9
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.