DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2844 E. , 2024/805 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2023/1546, K:2023/6418 sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 11/01/2019 tarih ve 30652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği Kapsamında Yapılacak Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Tebliğ'in 1. maddesi, 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (d) bentleri, 4. maddesinin 1. fıkrası, 5. maddesinin 3. fıkrası, 6. maddesinin 3 ve 4. fıkraları, 14. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile Ek-1 ve Ek-2. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2023/1546, K:2023/6418 sayılı kararıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/12/2022 tarih ve E:2022/2746, K:2022/3962 sayılı bozma kararına uyularak; Anayasa'nın 124. maddesi çerçevesinde, idarenin normlar hiyerarşisine uygun bir şekilde düzenleyici işlem yapma yetkisinin bulunduğu, kanunların uygulanmasını göstermek üzere yönetmelik, yönetmeliklerin uygulanmasını göstermek üzere de tebliğ ve diğer alt düzenleyici işlemler çıkarabilecekleri,
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Tebliğ'de düzenlenen hususların bir üst norm olan yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu Tebliğ'in iptal edildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından temyiz incelemesi için Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna başvurulduğu, bu aşmada davalı idare tarafından 28/09/2022 tarih ve 31967 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Yönetmelik'in düzenlendiği, daha sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/12/2022 tarih ve E:2022/2746, K:2022/3962 sayılı kararıyla, dava konusu Tebliğ'in iptali yolunda verilen kararın bozularak dosyanın Dairelerine gönderildiği, bunun üzerine bozma kararına uyularak 11/04/2023 tarihli ara kararı ile Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Yönetmelik'in dava konusu Tebliği ilga eden bir yönetmelik olup olmadığının davalı idareden sorulduğu, davalı idarece cevap olarak verilen 30/05/2023 tarihli dilekçede "anılan Yönetmelik'in, iptal edilen Tebliğ'de yer alan konuları kapsar mahiyette olup Tebliği ilga eden bir düzenleme" olduğunun belirtildiği,
Bu durumda, dava konusu Tebliğ'in iptaline ilişkin Daireleri kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Tebliğ'in esası hakkında yeniden incelemenin yapıldığı bu aşamada, davalı idare tarafından davaya konu Tebliğ'in yürürlükten kaldırılarak, Tebliğ'de bulunan düzenlemelerin bir üst norm olan "Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Yönetmelik" ile yeniden düzenlendiği ve bu Yönetmelik'in de 28/09/2022 tarih ve 31967 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan dava konusu düzenleme hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ve davalı idare tarafından davacıya vekalet ücreti ödenmesine karar verilmştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, konusu kalmadığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan Bakanlıkları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yargılama giderleri konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinden sorumluluğun tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, nitekim Daire kararında yer alan karşı oy gerekçesinde de aynı hususa işaret edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yargılama giderleri konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmüne göre yargılamanın devamı sırasında, dava konusu işlemin hukuki varlığının sona ermesi nedeniyle davanın konusuz kalması halinde, yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceğine tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarına göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu haklılık durumunun ise, dava konusu işlemin davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, yargılamanın devamı sırasında, dava konusu düzenlemenin idarece yürürlüğe konulan başka bir yönetmelikle yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusuz kalan davada, yukarıda açıklandığı şekilde tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları tayin ve tespit edildikten sonra yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğun belirlenmesi gerekirken davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Daire kararının temyize konu yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2023/1546, K:2023/6418 sayılı kararının temyize konu yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 16/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dairece, konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarına ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davalı idare aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 31. maddesi ile yargılama giderleri konusunda atıf yapılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde, konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla, dava konusu Tebliğ'in iptaline ilişkin Daire kararının temyiz incelemesi neticesinde Kurulumuzca bozulduğu, bozma kararına uyularak yeniden yargılama yapılmak suretiyle konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği dikkate alındığında, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirilmek suretiyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yapılmaksızın davalı idarenin haksız taraf olarak kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Daire kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.