Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5574 E. , 2024/4779 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü ... Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin yirminci fıkrası kapsamında davacının da aralarında bulunduğu 16 personelin emekliye sevk edildiği, buna karşın, emekliye sevk edilmeyen toplam 131 personelin bulunduğu, 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının emekli edilme sebebine dayanak gösterilen takdir yetkisi kullanılırken, idarenin hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterleri esas alınarak hareket ettiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturmadığı, işlemin tesis edilmesini haklı gösterecek somut ve objektif bilgi ve belgelerin ortaya konulmadığı anlaşıldığından, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı; öte yandan dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan davacının yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu beyan edilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına; işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iade edilmesine ilişkin kısım yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Kararın; "davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine dair kısmı incelendiğinde;
Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yönündeki karara karşı yapılan istinaf isteminin reddi şeklinde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi kısmı ile, yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
2.Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının BOZULMASINA,
3.Dosyanın, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY:
Dava dosyasının incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü ... Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrasında; "Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi altı yıldır. Bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanlar, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Başmüfettişi, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü olarak fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenler hizmete devam ettirilirler. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yılda bir Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından ayrıca karara bağlanır." hükmü öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 3870 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları gösterilmiş olup, hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiği ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
Yukarıda anılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; sınırlı olan ve boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ve yargı denetimine açık olduğu idare hukukunun bilinen ve kabul gören ilkelerindendir. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması gereken kadro sayısını emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısının on binde 25' i ile sınırlanması yani atanacak kadroların sayıca az olması, sadece kıdeme göre yapılacak atamalarda alt kıdemlerde bulunanların hiçbir zaman 1. sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atanamayacağı sonucunu doğuracağı, atama kriteri olarak daha yüksek puan ve başarı vb. hususların esas alınmasının ise aynı liyakata sahip eşitler arasında idareyi yargı kararı ile boş bir kadroya atama yapma konusunda zorlama sorununu doğuracağı açıktır. Ayrıca dava konusu işlemde idarenin subjektif davrandığı ve değerlendirme hatası yaptığına ilişkin açık ve net bir tespit ya da haklı bir şüphe de bulunmadığı görüldüğünden, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddenin yirminci fıkrasında, Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresinin altı yıl olduğu, bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanların, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecekleri, madde hükmünde sayılan unvanlı görevlerde fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin hizmete devam ettirileceği hükmü kapsamında 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde 6 yıllık bekleme süresini dolduran ve bu süre içinde ünvanlı bir görev verilmeyen davacının, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyoruz.