25. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2828 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/07/2023
NUMARASI : 2021/291 Esas, 2023/503 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, sözleşme içi haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 7/12/2018 tarihli faturadaki 6.443,84 Euro hasar bedelinin 31-81-4552-257-5 numaralı vagona ait olduğunu, hasar tespit tutanağında anormal tampon çarpması kaydı bulunduğunu, kaza ile hasar arasında illiyet bağı bulunduğunu, kazaya karışmış ve hasar kaydı bulunan bir vagon olduğunu, kaza sonucu gerekli incelemelerin yapıldığını, hasar kodu almış bir vagonun inceleme yapılmaksızın kullanılamayacağını, müvekkilince bu doğrultuda inceleme yaptırılarak değişmesi gereken parçaların değiştiğini, bu sebeple fatura bedelinin ödenmesi gerektiğini, aksi halde dahi faturada gösterilen inceleme bedellerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen olayda müvekkili şirketin bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan ikinci ek raporda ki hesaplamaya esas alınan evrakın hukuken geçerli bir evrak olmadığını, zaten raporda evrakın yeterince değerlendirilmediğini, herzaman düzenlenebilecek bir evrakın davacının beyanı esas alınarak yenileme değerine ilişkin teklif evrakı olarak kabul edilemeyeceğini, mahkemece vagonun emsalinin değerinin piyasa araştırmasının yapılması gerektiğini, bu araştırma yapılmadan hukuken geçerli olmayan bir belgenin kabul edildiğini, ayrıca bu belgeye dava dilekçesinde dayanılmadığını, Vagonlara İlişkin Genel Kullanım Sözleşmesi Ek 5 gereği zarara ilişkin kanıtlayıcı belgenin sunulamadığını, belgenin dava açılmadan önce müvekkiline sunulması halinde zararın değerlendirileceğini, döviz kurlarındaki artışta dikkate alındığında müvekkilinin zararının arttığını, kararın bu yönüyle hakkaniyete aykırı olduğunu, GCU 23.2 gereği vagonun hasar görmesi durumunda talep edilebilecek tazminatın onarım masrafı ile sınırlı olduğunu, onarım masrafları tespit edilmediği için hükmedilen tazminatın onarım masraflarını aşıp aşmadığının belirlenemediğini ileri sürmüştür. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Taraflar arasında uluslararası demir yolu taşımacılığı sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında davacının üç adet vagonunun davalı tarafından taşımasının yapıldığı, yaşanan kaza sonrası iki adet vagonun hasarlandığı, hasarın giderilmesi gerekip gerekmediği ve ne şekilde giderileceği hususunda Vagonlara İlişkin Genel Kullanım Sözleşmesi'nin (GCU) hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, zararın ispat edilip edilmediği ve zarar miktarının GCU hükümlerine göre ne şekilde belirleneceği hususlarındadır.
Vagonlara İlişkin Genel Kullanım Sözleşmesi'nin 22. maddesi gereği Demiryolu Kuruluşlarının (DK) muhafazası altında bulunan vagon hasarı halinde DK hasarın kendi hatasından kaynaklanmış olduğunu kanıtlamadığı takdirde zarardan vagon sahibine karşı sorumludur. Somut uyuşmazlıkta demir yolu taşımacısı davalı TCDD muhafazası altında olan vagonların hasarlanmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispatlayamadığından oluşan zarardan sorumludur.
Anılan sözleşmenin ek 5 maddesi gereği zararın belgeli olarak ispatlanması gerekmektedir. Hasarın oluşmasından sonra davalı şirket yetkililerince tutulan ve tarafların dayandığı tespit raporuna göre 37 80 495 2 033-1 D-RCW ve 33 68 465 4 041-2 D-RCW numaralı vagonların ağır hasarlı ve kullanılamaz olduğu sabittir. GCU ek 5. maddesi gereği davacı vagonların yenileme bedelini talep edebilir. Buna ilişkin davacı tarafça vagonların kiralandığı şirkete vagonların yenileme bedellerini ödediği, bu şirketin başka bir şirketten fiyat teklifi aldığı ve yeni vagon fiyatlarından GCU gereği yenileme bedelleri de düşülmek suretiyle toplam 76.580,00 Euro zararın oluştuğu ispatlanmıştır. Anılan belgelerin GCU anlamında kanıtlayıcı belge olduğu açıktır. Alınan her iki bilirkişi raporunda da zararın belirlenmesinin GCU'ya uygun olduğu belirtilmiş olup bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun ve denetime elverişlidir. Vagonlar tamamen kullanılmaz hale geldiğinden GCU 23.2 maddesinin uygulanması mümkün olmayıp yenileme bedelinin talep edilmesine engel bir durum da bulunmamaktadır.
Taraflar hasarın tespiti konusunda davalı şirket tarafından tutulan tutanağa dayandığından ve anılan tutanakta 31-81-4552-257-5 numaralı vagonun hasarlandığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, tampon bölgesinde çarpma olduğu belirtilse de hasarın oluşmadığı, bu sebeple bu vagonla ilgili yapılan incelemeler ve inceleme sonucu yapılan değişiklikler sebebiyle davacının tazminat talep edemeyeceği sonucuna varılmakla dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince;
a)Davalıdan alınması gerekli 219.758,72TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 13.062TL harcın mahsubu ile bakiye 206.696,72TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
b)Davacıdan alınması gerekli 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4.Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025 ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)