11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/6906 E. , 2025/365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...
. Tic. San. Ltd. Şti. (...) unvanlı yapım şirketi ile yapılan anlaşmaya istinaden davalı ... vasıtasıyla diğer davalı ...'ya ait ... markası için tanıtım filmi çekildiğini, davacının yönetmen ve görüntü yönetmeni olarak çektiği tanıtım filmi görüntülerinin izni ve bilgisi dışında reklam filmlerinde kullanıldığı halde bedelinin ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 25.000,00 TL olarak açtıkları davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesini, yargılama neticesinde tam ve kesin olarak tespit edilecek tazminatın ve davalıların elde ettikleri kârın haksız fiillerin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tanıtım filminin çekim planlarının, senaryosunun ve ses düzeninin müvekkilinin anlaşmalı reklam ajansı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, tanıtım filminin, çekim planlarına göre görüntülerin çekilmesi ve senaryoya uygun birleştirilmesi şeklindeki çalışmanın, davacı yönetmenin hususiyetini taşıyıp taşımadığı konusunun açıklık içermediğini, ... tanıtım filminin, bir tanıtım filmi olması sebebiyle niteliği itibariyle bir sinema eseri kategorisinde değerlendirilemeyeceğini, reklamların birden çok eser türünün bir araya gelmesi ile oluşan bir bütün olduğunu, bu nedenle sırf tanıtım filminden bazı görüntülerin reklam filminde kullanılmasının, davacı yönetmenin reklam filmi üzerinde eser sahipliği iddiasını ileri sürülmesine imkân tanımayacağını, reklam/ promosyon filmi için görüntülerden bazı parçaları kullanmak istenildiğinde; müvekkilinin anlaşmalı ajansı ... A.Ş. tarafından bu durumun yapımcı ...’ye sorulduğunu, onaylarının alındığını, teliflerinin ödendiğini, davacıya ve yapımcı ...’ye gerekli tüm ödemelerin yapıldığı, davacının müvekkilinden bir talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapımcının çalışanı olan davacı ile aralarındaki ilişkinin müvekkilini bağlamadığını, davacının yönetmen değil görüntü yönetmeni olarak görev aldığını, görüntü yönetmenin tanıtım filmi üzerindeki hak sahipliğinden söz edilemeyeceğini, senaryo dahil tüm yapımın müvekkiline ait olduğunu, müvekkili şirketin, tanıtım filminde yer alan bir takım görselleri kullanarak bir reklam filmi meydana getirdiği için, dava dışı yapımcı şirkete müvekkili şirket tarafından bu değişikliklere ilişkin telif bedelinin de ödendiğini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir tanıtım ya da reklam filmi için hiçbir şey görüşülmediğini, müvekkili şirketin, davacının telif hakkı bedellerinin de dahil olduğu tüm ödemeleri de eksiksiz bir şekilde dava dışı yapımcı şirkete ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “... Video, ..." adlı tanıtım filminin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 5. maddesi çerçevesinde sinema eseri niteliği taşıdığı, davacının davaya konu tanıtım filminin birlikte eser sahipleri arasında yer aldığı “Üçüncü Yıl Hediyemiz Salı ve Çarşamba, ... , Bizimle Uçtuğun İçin Teşekkürler, ... Aşk Tesadüfleri Sever, Gel de Tesadüflere İnanma, ... İftar Şimdi Orada Olmak Var” adlı reklamların, davacının görüntü yönetmeni olarak çektiği eser vasfını haiz olmayan tek tek planlardan, ham görüntülerden davalı ...Ş.'nin yeni bir hususiyetle işleyerek yaptırdığı ve bu anlamda davacının yönetmen olarak hususiyetini taşımayan reklam filmleri olduğundan hak ihlalinin gerçekleşmediği, “... ... Reklam” adlı reklamın davacının yaptığı eser olan ve yönetmen olarak sahibinin hususiyetini taşıyan 5 dakika 38 saniyelik “... Video, ...” adlı eserin son bölümünden bir iki plan atılarak davacının hususiyet kattığı yönde kullandığı, FSEK’in 21. maddesi çerçevesinde bu kullanımın ihlale sebebiyet verdiği, aynı Kanun’un hem 68. maddesi, hem de 70. maddesinin ikinci veya üçüncü fıkrası kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek en çok bedel ile sınırlı olacağından, davacının bu taleplerinden hangisi yüksek ise en yükseğine hükmedilebileceği, bilirkişilerce yapılan değerlendirmede en yüksek tazminatın FSEK’in 68. maddesi çerçevesinde 3.000,00 TLX3= 9.000,00 TL olabileceği, ancak hükmedilen bedelin ferileriyle birlikte fiilen ödenmesi halinde, Yargıtay'ın yerleşik içtihadları uyarınca, taraflar arasında FSEK’in 68/4 hükmü kapsamında bir sözleşmenin oluştuğunun kabulü gerektiği, bu halde de dava konusu kullanımın yasal hale geleceği, davalı tarafça kullanıma devam edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile FSEK’in 68. maddesi uyarınca 9.000,00 TL'nin 07.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm tüm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacının yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini yaptığı tanıtım filminin reklam filmlerinde davacının izni dışında kullanıldığını, davalıların dava dışı ...’ye ödeme yaptıklarını, husumetleri olmadığını, hukuka aykırılık olmadığını ileri sürmüşlerse de davacı ile yapılan yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davacının dava dışı şirket çalışanı olmadığı, davacının yönetmen olarak eser sahibi sıfatını taşıdığı, her ne kadar tanıtım filmindeki görüntüler davaya konu tüm reklamlarda kullanılmış ise de reklâm filmlerinde çeşitli görüntülerin yeni ses, müzik efektlerle kurgulanıp kullanıldığı, yeni yönetmenler tarafından ayrı bir eser oluşturulduğu, bu durumda işleme hakkının devrine ilişkin tek bir bedel ödenmesinin yeterli görüldüğü, davacı, ...’nun reklam filmleri nedeni ile elde ettiği kâra da hükmedilmesini istemişse de tanıtım filmindeki görüntülerin reklam filminde kullanılmasının kazanca katkı oranının sektörel olarak yaklaşık 5.000,00 TL olabileceğinin belirtildiği, bu tutarın kabulü halinde dahi FSEK’in 70/3 hükmü gereğince aynı Kanun'un 68/1 hükmü uyarınca talep edilen tutarın indirilmesi gerektiğinden bu yöndeki istemin reddi yerinde olduğu gerekçesiyle davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, tüm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının yönetmenliğini yaptığı tanıtım filminin/ eserin davacının izni ve bilgisi dışında kullanılması nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacının Temyiz İstemi Yönünden
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca davacının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 16.000,00 TL maddi tazminat istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2.Davalıların Temyiz İstemleri Yönünden
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.