DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1190 E. , 2024/962 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
1....
2.... Bakanlığı
3.... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/1102, K:2022/5963 sayılı kararının, davacı tarafından yargılama giderleri ile aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden, davalı idareler tarafından iptale ve iptal nedeniyle karar verilmesi yer olmadığına ilişkin kısımlar yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, emniyet amiri olarak görev yapmakta iken bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 25-29/06/2015 tarihleri arasında emniyet amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının, rütbe terfi sınavları sonucunda emniyet amirliğinden 4. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin tamamının, terfi sınav takviminin, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "birden fazla komisyon oluşturulabileceği" ibaresinin, 28. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinin, 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/1102, K:2022/5963 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri yönünden,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla fıkranın iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği, Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
25.29/06/2015 tarihleri arasında emniyet amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptali istemi yönünden,
Danıştay Beşinci Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2016/21882, K:2020/4548 sayılı kararıyla 25-29/06/2015 tarihleri arasında emniyet amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/02/2022 tarih ve E:2021/2271, K:2022/553 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, 25-29/06/2015 tarihleri arasında emniyet amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptali istemine ilişkin olarak bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği, Terfi işlemleri yönünden,
Anayasa'nın 138/son ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, idari yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda idarenin herhangi bir takdir yetkisinin olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin bağlı yetki niteliğinde olduğu, İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı iptal davasında; davacının ihlale uğrayan menfaatinin korunması yanında, kamu yararının korunmasının da söz konusu bulunduğu, bu durumun, iptal davasının objektif niteliğinin bir sonucu olduğu,
Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararlarının, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırdığı, dolayısıyla, dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemlerin de ortadan kalkacağı, iptal kararlarının bu özelliğinin, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklandığı, iptal kararlarının, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirdiği,
Davacının da katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağı hükümlerinden olan dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasında yer alan düzenlemeler ile aynı Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin düzenlemede 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı,
Buna göre, dava konusu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağını oluşturan ilgili mevzuat hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş olması ve bu mevzuat hükümleri dikkate alınarak 25-29/06/2015 tarihleri arasında emniyet amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının hukuka aykırı olduğu yönündeki Danıştay kararları karşısında, anılan düzenlemeler ve sözlü sınavlar esas alınarak tesis edilen terfi işlemlerinin de hukuki temelinin ortadan kalktığı ve hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varıldığı, Bu nedenle 2015 yılında gerçekleştirilen rütbe terfi sınavları sonucunda emniyet amirliğinden 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, Terfi sınav takvimi yönünden,
Takvimde yer alan rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağını oluşturan ilgili mevzuat hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş olması ve bu mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının hukuka aykırı olduğu yönündeki Danıştay kararları karşısında terfi sınav takviminde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle,
Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, terfi işlemlerinin ve terfi sınav takviminin iptaline; dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ve 25-29/06/2015 tarihleri arasında emniyet amirlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu edilen diğer kısımlar yönünden ise kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına; yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaştırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Daire kararının, yargılama giderleri ile aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, iptali istenen idari işlemlerin ve dayanağı Yönetmelik hükümlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olduğu, bahse konu Yönetmelik'te, dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olunması şartının arandığı, sözlü sınavında başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, elli puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, sözlü sınavın, adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirilmelerine dair kriterlerin Yönetmelik'te açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanılarak tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın temyize konu kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/1102, K:2022/5963 sayılı kararının temyize konu kısımlarının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.06/05/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.