Esas No
E. 2024/371
Karar No
K. 2025/971
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2024/371 E.  ,  2025/971 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/63 E., 2023/224 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraflar vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı karşı davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA

Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29.03.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmekle birlikte davalının kendisine isabet eden tapuları devretmekten kaçındığını ileri sürerek, zemin kat 1 ve birinci kat 2 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP ve KARŞI DAVA

Davacı arsa sahibi vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin edimini tam ve eksiksiz süresinde yerine getirmediğini, 8.000,00 TL kira tazminatının tahsilini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 01.04.2014 tarihli kararı ile özetle; inşaatın sözleşmeye aykırı olarak yapıldığı, davacı şirketin kendi edimini yerine getirmemiş olduğundan karşı tarafın edimini de yerine getirmesini isteyemeceğinden asıl davanın reddine; davacı arsa sahibinin inşaatın projeye ve sözleşmeye aykırı yapılmasında herhangi bir müdahalede bulunmamış olması ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olması nedeniyle karşı davanın da reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Mahkemenin 01.04.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/1004 Esas, 2016/2932 Karar ve 05.05.2016 tarihli kararı ile eksik inceleme ve araştırma gerekçesiyle karar her iki taraf yararına bozulmuştur.

2.Mahkemenin 15.06.2017 tarihli kararı ile; asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne dair kararının süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2018 tarihli, 2018/825 Esas, 2018/5210 Karar tarihli ilamı ile, bozma ilamında bahse konu inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda araştırma yapılması gerektiğine değinilmesine karşın, alınan iskan raporunun Belediye Encümen kararıyla iptal edildiği, yargılama esnasında yapıl tatil tutanağı düzenlendiği anlaşılmış olup bu hususlar değerlendirmeden ve ayrıca karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 16. madde yönünden de değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, karşı davada arsa sahipleri kira tazminatı istedikleri halde mahkemece talepten başka bir şeye yani eksik ve kusurlu işler bedeline hükmedilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

3.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapı kayıt belgesi alınmış olmasının kaçak inşaatı sözleşmeye ve mevzuata uygun hale getirmeyeceği, bu durumdaki bir yapının arsa sahibince kabule zorlanamayacağı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; dubleks dairenin arsa sahibi için oluşturulduğunu, davacının bir yararlanması olmadığını, yapı kayıt belgesi alındığını, ortada sözleşmeye ve imar mevzuatına aykırı bir durum olmadığını beyan etmektedir.

2.Karşı davacı arsa sahibi vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın teslim edilmediğini, kira tazminatı bakımından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava değerinin üzerinde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil; karşı davada ise kira tazminatı istemlerine ilişkindir.

1.Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Taraflar arasındaki sözleşmeye konu binanın sözleşmeye, projesine ve imar mevzuatına aykırı olarak inşa edildiği, yapı ile ilgili olarak 08.06.2017 tarihinde yapı tatil tutanağı düzenlenip yıkım kararı alındığı ve yapı kullanma iznin belgesinin de 11.10.2017 tarihinde iptal edildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamından sonra belediye tarafından söz konusu yapıya, yapı kullanma izin belgesi verilebilmesi için 08.06.2017 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen aykırılıkların giderilerek yapının 04.05.2010 tarihli ruhsat eki onaylı mimari projeye uygun hale getirilmesi gerektiği, ilgilisince tadilat ruhsatı talep edilmesi halinde yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirme yapılacağı belirtilmesine rağmen mahkemece davacı yükleniciye söz konusu aykırılıkları gidermek isteyip istemediği sorulmadan, aykırılıkları gidermek istemesi durumunda belediye cevabi yazısında belirtildiği üzere tadilat projesi hazırlayıp belediyeye sunması ve binanın yasal hale getirilmesi için gerekli işlemleri yapabilmesi için yetki ve makul süre verilmeden ve bunun sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.

2.Davalı-karşı davacı arsa sahibi vekilinin temyiz itirazları yönünden; 6100 Sayılı HMK’nın 297. maddesine göre, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.

Somut uyuşmazlıkta mahkemece karşı davanın reddine karar verilmiş ise de, neden reddedildiğine dair az yukarıda belirtildiği üzere kararda herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir. Ayrıca karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 nci maddesi uyarınca, davanın reddi durumunda mahkemece hükmedilecek vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyecek olmasına rağmen karşı davada davacı arsa sahibince talep edilen 8.000,00 TL kira tazminatını aşar şekilde aleyhine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmayıp, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı–karşı davalı, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA,

Davalı-karşı davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog