T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/406 Esas - 2024/768
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafına ait hayvan çiftliği için davalı taraftan ekipman alımı için anlaşıldığını, davalının işbu ekipmanlar için fatura düzenleyip ödemesini aldığını lakin anlaşılan ekipmanları müvekkilene teslim etmediğini, işbu sebepten dolayı müvekkili iade faturası düzenleyip davalıya iletildiğini, ayrıca müvekkili tarafından bedel iadesi için ihtarname gönderilmesine rağmen davalının durumu ciddiye almadığını, borçlu tarafın toplam 4.000.000,00 - TL tutarı müvekkiline iade ettiğini, lakin bakiye bedel olan 1.442.250,00 TL'yi iade etmediğini, Davalı aleyhine, müvekkili tarafından, alacağının sağlanması amacıyla ...müdürlüğü 2024/28445 E. sayılı dosya ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emri 28.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun yasal itiraz süresi içinde borcu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlu tarafın borcu geç ödemek adına yaptığının haksız ve mesnetsiz davranışın başka bir açıklaması olmadığını belirterek davanın kabulünü, ...Genel Dairesinin 2024/28445 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve ferileri( en yüksek mevduat faizi ile birlikte) yönünden devamını, 1.442.250,00- TL tutarındaki asıl alacak üzerinden %20’den az olmamak kötü niyet tazminatına en yüksek mevduat faizi ile birlikte hükmedilmesini, öncelikle teminatsız olarak yargılama sonuna kadar alacağın teminat altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tacir olmadığını savunarak dosyanın görevsizlik nedeniyle reddini, aksi kanaatte olunduğu takdirde haksız davanın reddini, reddolunan bedelin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, aksi kanaatte olunduğu ve olası bir alacak hesaplaması halinde takas-mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. 6100 sayılı yasanın 5. Maddesine göre; Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ayrımı kaldırılarak görev ilişkisi kurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre; Ticaret Mahkemelerinin görev alanına, her iki tarafın ticaret işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile anılan maddede tahdidi olarak sayılan ihtilaflardan kaynaklanan davalar girmektedir. Bu noktada , ticari dava ile ticari iş ayrımına dikkat çekmek gerekmektedir, zira, ticari iş kavramı ile ticari dava kavramı birbirinden farklı olmaktadır.
Ticari dava TTK 4. maddede tanımlanmıştır. Madde metninde, ticari iş değil, ticari dava kavramı kullanılmış ve tarifi yapılmıştır. Buna göre, Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren ticari davalar, her iki tarafın tacir olmaları koşulu ile, ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile anılan maddede tahdidi olarak sayılan ihtilaflardan oluşmak durumundadır.
TTK'nın 3.maddesinde ise "Bu kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmesi yer almakta olup, aynı yasanın 19/2 maddesinde ise, "Taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. " hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla, her ticari dava, ticari iş içermekte ise de, her ticari iş, ticari dava niteliğinde değildir. Davacının faaliyetinin esnaflık/tüccarlık faaliyeti kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için, davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının faaliyetinin esnaflık kapsamında kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça açılan dava ile davalıdan ekipman satın alındığı ancak bedel ödenmesine rağmen ekipmanların teslim edilmediği ileri sürülerek ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin talep edildiği ne var ki davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Akti ilişkinin niteliğine göre dava mutlak ticari dava değildir, davacının tacir olmadığı buna göre nisbi ticari davanın da söz konusu olmadığı hal böyle olunca eldeki uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davanın görev nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2.Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3.Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/11/2024