8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/4461 E. , 2025/1344 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Araklı Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Trabzon ili Araklı ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 1 parsel sayılı 480.762,08 metrekarelik yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı; Trabzon ili Araklı ilçesi ... köyünde bulunan ve fındıklık vasfında olan taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini, taşınmazının kadastro çalışmalarında 107 ada 1 sayılı orman parseli içinde tespit edildiğini, taşınmazın fındıklık vasfında olduğunu, kadastro tespiti sırasında hatalı olarak orman vasfıyla tespit edildiğini beyanla, çekişmeli taşınmazın fındıklık olarak kullandığı kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, iddiasını ispat edemediği takdirde taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili; davaya konu alanda kadastro çalışmalarının tamamlandığını, herhangi bir itiraza uğramadığını, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, taşınmazın orman vasfında olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tespit edilebilen en eski tarihten beri tamamının orman ağaçları ile kaplı olduğu ve çevresindeki ormanlık alanlar ile bütünlük içerisinde bulunduğu, bu nedenle 1937 tarihli ve 3116 sayılı Kanun'a göre orman sayılan alanlardan olduğu, arazi parçasına ait dosyaya sunulmuş herhangi bir mülkiyet belgesi bulunmadığından bu yerin, 1945 tarihli ve 4785 sayılı Kanun ile 1950 tarihli ve 5658 sayılı Kanun ile bir ilişkisinin bulunmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci ve 17 nci maddelerine göre orman sayılan alanlardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 1959, 1973, 1982, 2004 tarihli hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunun belirlenmesine, evveliyatı itibarıyla orman vasfı taşıyan taşınmaz bölümlerinin zilyetlik yoluyla kazanılabilmelerinin mümkün olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.