4. Hukuk Dairesi
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...
TARİHİ :...
NUMARASI : ...
DAVACILAR : 1-...
2-...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
G. KARAR YAZIM TARİHİ : ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davacılardan ..., davalı-borçlu ...'in tek hissedarı olduğu ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı, ...'ni ve tüzel kişiliğine ait akaryakıt istasyonunu 24/10/2024 tarihli sözleşme kapsamında devir aldığını, bu sözleşmeye göre şirketin devir tarihinden önce maliyeye olan bir borcu varsa, bu borcun devir eden davalı-borçlu ... tarafından herhangi bir bildirim veyahut ihtara gerek kalmaksızın devir alana peşinen ödeneceği konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, ancak işbu açık hükme ve davalı-borçlunun devir edilen şirketin maliyeye borcu olmasına rağmen, bunları nakden ödemek yerine naylon fatura diye tabir edilen ve karşılığında hiç bir mal ve hizmet alınmayan; ...Şirketi tarafından kesilen; 738.600,00 TL bedelli, 24/10/2024 tarih ve ...nolu, 616.800,00 TL bedelli, 25/10/2024 tarih ve ... nolu, 666.000,00 TL bedelli, 25/10/2024 tarih ve ... nolu faturaları müvekkili şirketin ticari defterlerine kaydettirdiğini, müvekkillerinden ...'ın şirketin hakimiyeti kendisine geçer geçmez karşılıksız olan bu faturaları görünce derhal 31/10/2024 tarihinde bu faturalara karşılık iade faturalarını kestiğini ve faturaları kabul etmediğini, iade faturası kesilen ve kabul edilmeyen bu naylon faturalar sonrasında maliye tarafından müvekkili firmaya ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin yapılan devir sözleşmesi gereğince davalı-borçlu tarafından ödenmesi gerekli maliye borcu ödenmediğinden haciz tehdidi nedeniyle kendisi ödemek zorunda kaldığını, bu husus davalı-borçluya bildirilmesine rağmen haklı alacağın şimdiye kadar ne ödendiğini ne de ödeneceğine yönelik olumlu bir cevap verildiğini, müvekkilinin bu yöndeki çabaları sonuçsuz kaldığından en son çare olarak taraflarınca ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı-borçlu müvekkillerinin haklı alacağını sürüncemede bırakmak adına kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, öncelikle ihtiyati haciz istemlerinin uygun görülecek teminat karşılığında kabulü ile davalı-borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarıyla taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-borçlunun ...İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması, alacağın likit olması ve takibin durması sonucunu doğurması nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 24/01/2025 tarihli ara kararında; davanın itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, talep edenin icra takibine konu alacak kapsamında alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu, nitekim takibin ilamsız takip olduğu ve ilamsız takiplerde herhangi bir belgeye dayalı olarak takip başlatılabileceği, vergi borcunun ihtiyati haciz talep eden tarafından ödenmesi gerekip gerekmeyeceği, ödenmesi gerekmemekte ise de ne kadarının aleyhine ihtiyati haciz talep edilene rücu edilebileceği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, talep eden tarafından ihtiyati haciz talebine ilişkin yaklaşık ispat şartının oluşmadığı ayrıca borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı, ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının Vergi Usul Kanununa karşı kabahat ve aynı zaman da Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eden bir eylem işlediğini, açılacak soruşturma ve denetimler sonucu tespit edilecek zararları ödememek adına mallarını kaçırmaya çoktan başladığını, kaldı ki Maliyeye yönelik vergi kaçıran bir kişinin, tüzel bir kişinin ödemesine sadık kalmayacağını, dava konusu olan para alacağı olmasına ve de sunulu hisse devir sözleşmesi, maliyeden gelen ödeme emri ile yaklaşık ispat kuralı sağlanmasına rağmen, ayrıca uygun görülecek teminatı da derhal yatırmaya hazır olmalarına rağmen, red kararının müvekkillerinin haklı alacağının tahsilini imkansızlaştırdığını, oysa ki müvekkilleri tarafından uygun görülecek teminatın hemen depo edileceğini, yargılama sonunda davalının bir zararı olacaksa bu teminattan tahsil edebileceğini, ihtiyati haczin anlamı ve uygulamasının da bu olduğunu, ancak reddi halinde davalının malvarlığını kaçırmaya başladığı için bunun bir telafisinin ne yazık ki olmayacağını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, ticari şirketin devri sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, rehinle temin edilmemiş vadesi gelmiş bir alacak bulunduğu konusunda bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.... Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen ... tarihli ara karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ... ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.