Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/68
Karar No
K. 2024/5155
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/68 E.  ,  2024/5155 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/68
Karar No: 2024/5155
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : ... İli, ... İlçesi,... Ortaokulu bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın haksız, hukuka aykırı ve gerekçesiz olduğu, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, savunmasının alınmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6., 7. maddeleri ile Ek Protokol No:7'nin 4. maddelerine aykırı işlem tesis edildiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kamu hizmetine girme hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerinin, ifade özgürlüğünün, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, "non bis in idem" ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Mahkememizce tanık olarak dinlenen Y.H.H.; sanık (davacı) ile ilgili daha önce vermiş olduğu beyanların doğru olduğunu, sanığın (davacının) da yapı içerisinde kendisi gibi öğretmen konumunda olduğunu, sanık (davacı) ile çok sık görüşmediklerini ancak Y. adlı örgüt mensubu ile yapmış oldukları toplantılarda karşılaştıklarını, bu toplantılarda haftalık olarak hangi dini konuların işleneceği, neler anlatılacağına ilişkin konuların konuşulduğunu, örgüt içerisinde müdür yardımcısı konumunda bulunan ... kod F.E.'nin başkanlığında haftalık yapılan toplantılarda bir araya gelen asker şahıslarla ilgilenen öğretmen konumundaki kişilerin bulunduğu bu toplantılara sanık (davacı) da katıldığı için öğretmen konumunda olduğunu değerlendirdiğini, sanığın (davacının) ilgilendiği askerleri bilmediğini, sanığı (davacıyı) ... adıyla bildiğini, kesin olarak öğretmen konumunda olduğunu söyleyebileceğini, ayrıca kendisinin de çocuğunun olmaması nedeniyle sanık (davacı) ile arasında bu konu ile ilgili bir konuşma geçtiğini beyan etmiştir.

Sanık (davacı) tanığı tanımadığını beyan etmiş ise de; tanığın sanığın (davacının) kişisel ve özel hayatına dair vermiş olduğu bilgilerden sanığı (davacıyı) tanıdığı ve samimi beyanlarda bulunduğu değerlendirilerek beyanları hükme esas alınmıştır. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.50 K2577 md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.