6. Hukuk Dairesi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/02/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 05/05/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/02/2025 tarih ve 2023/459 E - 2025/95 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri 3. İş Mahkemesi 2020/393 E. Sayılı dosyası ile müvekkili firma çalışanlarından ...'in iş kazası geçirdiğini ve iş kazası nedeniyle dava dışı işçiye 300. 000 TL maddi tazminat, 55.000 TL manevi tazminat ve 25.000 TL ferileri olmak üzere toplam 380.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkili iş yeri ile davalı sigorta şirketi arasında ... poliçe no ile işveren sorumluluk sigortası olduğunu, sigorta şirketine Kayseri 3. İş mahkemesi 2020/393 E. 2022/513 K. Sayılı dosyasının 04.09.2020 tarihli celse 6 no.lu ara kararı ile ihbarda bulunulduğunu, 21.09.2020 tarihinde davalıya ihbar edildiğini, davalı sigorta şirketinin ödeme yapacağını beyan ettiğini fakat ödeme yapmadığını bu sebeple de Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatı şartlarının gerçekleşmediğini, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, Kayseri 3. İş Mahkemesi 20207393 E. Sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, poliçede işveren sorumluluk bedeni zararlar şahıs başına limitin 300.000 TL olduğunu ve manevi tazminat taleplerinin de bu limit ile sınırlı olduğunu poliçe üzerinde belirtilen limitlerin aşılamayacağını, manevi tazmiant ile şahıs başı 300.000-TL 'ye ek bir teminat olduğu iddialarının mesnetsiz olduğunu her halükarda toplam ödenen tazminatın kişi başı limit ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Sigorta Hukukunda Uzman bilirkişi ... 25/03/2024 tarihli raporunda özetle; -Dava dışı işçinin geçirdiği ... tarihli iş kazasının poliçenin vade tarihi içerisinde gerçekleştiğinin tespit edildiği, -Taraflar arasındaki işveren sorumluluk sigorta poliçesi kişi başı limitin 300. 000 TL olduğu bu durumda 300. 000 TL maddi tazminatın poliçe kapsamında talep edilebileceği, -Taraflar arasındaki işveren sorumluluk sigorta poliçesinde manevi tazminat klozunun revize edilerek kişi başı limitin %50 si oranında limit ile sınırlandırıldığı bu durumda manevi tazminat limitinin 150.000 TL olduğu ve davacının ödediği 55.000 TL manevi tazminatın poliçe gereği talep edebileceği, -Davacı tarafından 25.000 TL manevi tazminat ferileri ödendiği iddiası ile talep edilmekle dosya kapsamında sulh protokolü gereği ödeme yapıldığı belirtildiğinden ve sulh protokolü bulunmadığından talep edilen 25.000 TL manevi tazminat ferileri içerisinde faiz ve yargılama gideri olarak ne kadar talep edildiği ve ödendiğinin tespit edilemediği,İşveren sorumluluk sigortası genel şartlar 1 ve 9. Maddesi gereği yargılama gideri, vekalet ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunun düzenlendiği ve 2022 yılı AAÜT gereği 9.200 TL manevi tazminat vekalet ücretini talep edebileceği, -Bu durumda toplam maddi ve manevi tazminat tutarının 355.000 TL ve 9.200 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 364.200 TL asıl alacak hesaplandığı yönünde rapor sunulmuştur.Dosyanın raporu veren bilirkişiye tevdi edilerek davacının itirazları, manevi tazminatın ferileri, vekalet ücreti, takip dosyası dikkate alınarak davacının talep edebileceği miktarın kalem kalem açıklanarak açıklamalı ek rapor alınmasına karar verilmiş, 09/12/2024 tarihli ek raporda özetle; kaza tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar 1307 gün için 17.725,00-TL yasal faiz hesaplandığına dair ek rapor sunulmuştur. Dosya kapsamında aldırılan kök ve ek raporlar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Eldeki davada, davacı icra inkar tazminatı talep etmektedir. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir". Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, davalı sigorta şirketine Kayseri 3. İş Mahkemesi'nin 2020/393 Esas sayılı dosyasının ihbar edilmiş olması dikkate alınarak, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının içeriğinden davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 380.000,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 380.000,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak takibin devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi ile davacı ...Ltd. Şti. arasında 10/11/2018-10/11/2019 vadeli ... no’lu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçede işveren sorumluluk bedeni zararlar şahıs başına limit 300.000,00-TL olarak belirtildiğini, ayrıca poliçe özel şartları "Manevi Tazminat Talepleri Klozu" başlıklı kısımda, "Manevi Tazminat Talepleri Ek Teminatı bu poliçeye kişi başı limit ile dahil edilmiş olup her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limit ile sınırlıdır." denilerek manevi tazminat taleplerini de teminat içerisine dahil ettiğini, poliçe limitini bildirmemiz hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, müvekkil şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarı, yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğu, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğu hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, davacı vekilinin "sigorta poliçesi ek klozlarında manevi tazminat klozunun şahıs başı limitlere ek bir teminat olduğu" iddiasına karşı beyanlarımız mahkeme tarafından dikkate alınmamış olup müvekkil sigorta şirketi aleyhine hukuka aykırı şekilde poliçe limitinin üstünde sorumluluğa hükmedildiğini, davacı sigortalı vekili tarafından, manevi tazminat klozunda belirtilen 150.000,00-TL'lik teminat limitinin şahıs başı limit olan 300.000,00-TL'ye ek bir teminat olduğu yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, ... numaralı İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar kısmında yer alan "Manevi Tazminat Talepleri Klozu" başlıklı özel şartta, manevi tazminat talepleri ek klozunun bu poliçeye her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limit ile sınırlı olduğu hususu dercedildiğini, işbu özel şarttan da anlaşılacağı üzere manevi tazminat limitleri poliçe şahıs başı limitlerine ek bir teminat olmayıp şahıs limitler içerisinde yer aldığını, bahsi geçen poliçenin "Açıklamalar" başlıklı kısmında ise manevi tazminat talepleri ek teminatı bu poliçeye kişi başı limitin %50'si ile dahil edilmiş olup her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limitin %50'si ile sınırlıdır denilerek manevi tazminat ödemelerinde üst sınır belirlendiğini, işbu sınır, davacı vekilinin iddia ettiği şekilde poliçe limitlerine ek teminat olmayıp manevi tazminatlar bakımından ödenebilecek üst sınırı belirlemek amacıyla poliçeye dercedildiğini, bu husus Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27.09.2017 tarih ve 2016/7325 E., 2017/4774 K. Sayılı kararı ile sabit olduğunu, Yargıtay kararında da görüleceği üzere davacı taraf ile müvekkil sigorta şirketi arasında imzalanan poliçe özel şartlarında yer alan manevi tazminat klozu, şahıs başı limitlere ek bir teminat olmayıp şahıs başı limitler içerisinde yer aldığını, her halükarda ödenebilecek toplam tazminat tutarı poliçe şahıs başı limiti olan 300.000,00-TL olduğunu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmiş olsa da, somut olayda icra inkar tazminatı şartları gerçekleşmediğinden işbu talebin kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen tazminatın belirlenebilmesi ve işbu kazanın poliçe teminatı içerisinde yer aldığının tespiti özel inceleme gerektirdiğinden alacağın likid olmadığının kabulü gerektiğini, likid olmayan alacaklar bakımından ise icra inkar tazminatına hükmetmek mesnetsiz olduğunu, kazadan sorumluluğun doğması için illiyet bağı kişinin ya da üçüncü kişinin ağır veya tam kusuru ile kesilmemiş olması gerektiğini, yani, bir kazanın salt çalışma alanı dahilinde meydana gelmiş olması sebebiyle işverenin mesul tutulabilmesi mümkün olmadığını, nitekim; konu ile ilgili olarak Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2001/7132 E. - 2001/7449 K. sayılı ve 06.11.2001 tarihli ilamında da kişinin kendi kusuru ve 3. Kişilerin kusurları sonucu meydana gelen kazalarda davalı yanın sorumluluğunun olmayacağı açıkça belirtildiğini, tüm bu açıklamalar neticesinde; dava konusu kazanın oluşumunda müvekkil şirketin sigortalısının kusuru incelenmesi gerektiğini, kazazede işçi tarafından açılan Kayseri 3. İş Mahkemesi 2020/393 E. Sayılı dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas Kurulu raporu, Üst Kurul tarafından incelenmemiş ve kesin nitelikte olmadığını, bundan dolayı Yargıtay denetimine uygun olarak yeni bir rapor alınması talebimiz mevcut olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2025/95 K. sayılı, 28.02.2025 tarihli kararın kaldırılarak, müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile müvekkil arasında işveren sorumluluk sigortası bulunduğunu, bu sebeple sigorta şirketi müvekkil şirket tarafından ödenen miktardan sorumlu olduğunu, müvekkil iş yerinde meydana gelen iş kazası sebebiyle açılmış olan tazminat davası davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, üstelik davalı sigorta şirketi; müvekkilce, iş kazası geçiren işçiye yapılan ödemenin sonrasında poliçe miktarını ödeyeceğini belirtmişse de müvekkile herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, nitekim dosya kapsamında yer alan ve hükme esas alınan aşağıdaki bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkil talebinde haklı olduğunu, müvekkil ile davalı arasında var olan sigorta poliçesi ek klozlarında manevi tazminata da yer verildiğini, bu durum dosya kapsamında alınan, başta kök rapor olmak üzere ek bilirkişi raporlarında da aşağıda olduğu gibi manevi tazminat klozu ek 150.000,00₺ olmak üzere tespit edildiğini, davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle davalı sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu sebeple icra takibine itirazı haksız olan ... sigorta yönünden en az %20 icra inkar hükmedilmesi kanuna uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddiyle, yerel mahkemece verilen kararın onanmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, işyeri mesuliyet sigortası kapsamında alacak talebiyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın esasına konu Kayseri 3.İş Mahkemesi'nin 2020/393 E - 2022/513 K sayılı ilamının istinaf talebi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 2023/1926 E - 2025/489 K ve 13/03/2025 tarihli ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin kararı gereğince hükmün kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılması için Kayseri 3.İş Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, işbu dava dosyası halen derdest olup henüz kesinleşmediği ve bu dava sonucunda verilecek kararın alacak talebine konu itirazın iptali davasının sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantılı bulunduğu anlaşılmakla, belirtilen mahkeme dava dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması, kabule göre de davacı talebi yargılamaya muhtaç olup alacak muayyen olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının yasal koşulları oluşmamasına rağmen davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2.HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/02/2025 tarih ve 2023/459 E - 2025/95 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3.HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
4.Davalı tarafından yatırılan 7.787,34 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7.HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/3.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
8.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 02/05/2025