31. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/383
- Karar No
- 2025/383
- Karar Tarihi
- 08.05.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/383 - 2025/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/03/2025
NUMARASI : 2024/829 Esas - 2025/157 Karar
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Davacı vekili; davacının davalıdan baca imalatı için gerekli malzemelerin temin edilmesine dair ticari ilişki nedeni ile, müvekkilinin davalıdan ürün sipariş ettiğini, iş bedeli için peşin ödeme yaptığını, davalının kendilerince talep edilen kadar ürün teslimi yapmadığını, davalıya yaptıkları fazla ödemenin iadesi için davalı hakkında Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/31107 esas sayılı icra takibini başlattıklarını, davalı borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili; görev ve yetki konusunda itirazları bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yasanın aradığı şartları karşılayan bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin tuttuğu defterlerde ve cari hesapta borçlu değil alacaklı olduğunu, ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Davadaki talep, davacı tarafından davalıdan imalatı yapılıp davacıya teslim edilecek ürün karşılığı ödemesi gereken bedelden fazla ödeme yapıldığı iddiası ile fazla ödemenin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sipariş formundan da anlaşıldığı gibi, Ankara merkezli davacı şirket Karadeniz Ereğli/ZONGULDAK'da yürüttüğü iş için ihtiyacı olan "..." imalatı ve teslimi konusunda davalıya sipariş göndermiş, davalı ise imalatı Adana'da yapıp, buradan nakil için davacının Karadeniz Ereğli/Zonguldak'daki işyerine teslim edilmek üzere eser + satım sözleşmesi karışımı sözleşme ile yükümlülük altında girmiştir. Bu hali ile; davacı şirketin merkezi Ankara'da, ürünlerin telsim yerinin ise Karadeniz Ereğli/ZONGULDAK olduğu, davalının iş yerinin İstanbul'da, üretim ve teslim yerinin Adana çıkış ve Zonguldak teslimli olduğu tartışmasızdır. Davadaki talep; mal siparişi veren ve ödeme yükümlülüğü altında olan davacı fazla ödeme yaptığını belirtip, fazla ödemenin tahsili için kendi yerleşim yeri olan Ankara'da icra takibi başlatıp, itiraz üzerine Ankara Mahkemelerinde dava açmıştır.
Davacı vekili müvekkilinin para alacaklısı olduğunu, bu nedenle Ankara İcra Daireleri ile Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de;
A-) Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi, kabul edilir ise BK. 89. Maddesinin eser sözleşmelerinde uygulanıp, davacı alacaklının kendi yerleşim yerinde icra takibi yapıp, dava açmasının mümkün olmadığı, genel yetki davalının yerleşim yeri olup, bu halde İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili oldukları,
B-) Taraflar arasındaki sözleşme satım kabul edilir ise; Bu durumda kimin para alacaklısı kimin para borçlusu olduğunun sözleşmeye bakarak belirlenmesi gerekli olup, davalı imalatçı para alacaklısı, sipariş veren davacının ise para borçlusu olduğu tartışmasızdır. Fazla ödeme yaptığını söyleyen davacıyı fazla ödemenin iadesi talebi "sözleşme nedeni ile para alacaklısı" konumuna getirmeyeceği için BK.'nun 89. Maddesinden davacının yararlanmasının mümkün olmadığı, bu hali ile HMK 10. BK 89. Maddelerinden yararlanarak Ankara'da icra takibi yapması ev dava açmasının mümkün olmadığı kabul edilmiş, bu halde davacının fazla ödeme nedeni ile genel yetkili mahkeme ve icra daireleri olan davalının yerleşim yeri olan İstanbul'da işlem yapılması gerekecek idi. C-) İmalatın yapıldığı ve malzemenin nakil yeri Adana, ürünlerin teslim yeri de Karadeniz Ereğli/ZONGULDAK olduğu için işin yapıldığı yerden hareket edildiğinde de Ankara Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olmayacak, yine genel yetki kurallarından hareket edilmesi gerekecek idi.
Davacı para alacaklısı değil para borçlusu olduğu için HMK 10 ve BK'nun 89. Maddelerinden hareket ederek Ankara'da takip başlatmasının ve itiraz sonrası itirazın iptali davası açmasının mümkün olmadığı, genel yetki davalının yerleşim yeri İstanbul, imalat ve teslim dikkate alındığında işin yapıldığı yerde Ankara olmadığı için icra takibi ve itirazın iptali davası yönünden Ankara'nın yetkili olmadığı, davalı borçlunun süresinde hem icra müdürlüğünün hemde Ankara Mahkemelerinin yetkili olmadıkları şeklindeki itirazını ileri sürdüğü, Özel dava şartı olan "yetkili icra müdürlüğünde icra takibi başlatılmış olma koşulunun" olayımızda gerçekleşmediği, itirazın iptali davası yönünden de mahkememiz yetkisiz olup, mahkememizin de yetkisine itiraz edilmiş olması halinde mahkememizin yetkisizlik kararı vermeyip, özel dava şartı olan "yetkili icra dairesinin de usulüne uygun şekilde icra takibi başlatılması" gerektiğine ilişkin özel dava ön koşulunun olayımızda gerçekleşmediği" gerekçesi ile, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kesin olmayan yetki nedeni ile mahkemenin yetkisizliği yönünde karar verilmesi ve kararın kesinleşmesinin ardından tarafların başvurusu üzerine dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, yerel mahkemece HMK. 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, itirazın iptali davalarında, yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması hususunun bu davaya özgü özel bir dava şartı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)