Esas No
E. 2021/114
Karar No
K. 2025/96
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YEREL HUKUK MAHKEMESI

Yerel Hukuk Mahkemesi

E. 2021/114 K. 2025/96 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yerel Hukuk Mahkemesi, E. 2021/114, K. 2025/96, T. 10.04.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yerel Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/114
Karar No
2025/96
Karar Tarihi
10.04.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/114
KARAR NO: 2025/96
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 24/06/2021
KARAR TARİHİ: 10/04/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 2007 yılında ----- Enstitüsü içerisinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla Teknoloji Geliştirme Merkezi'nde kurulmuştur. Müvekkili Şirketin, Teknoloji Geliştirme Merkezi'nde yürüttüğü projelerin tamamı ısıtma-soğutma-İklimlendirme sektörüne yönelik yazılımları desteklemek üzere taslak olarak hazırlanmış, heyete sunulmuş, heyet tarafından desteklenmeye uygun görülmüş ve Müvekkili Şirket araştırma-geliştirme yapılması amacıyla desteklenerek çalışmalarını sürdürdüğünü, Projelerin tamamı, Bilgisayar Yüksek Mühendisi olan Şirket Yetkilisi ve Sahibi ----- ve o dönem Müvekkili Şirket çalışanları olan Bilgisayar Mühendisi -----, Bilgisayar Programcısı ve Fizik Doktoru Dr.----, Bilgisayar Programcısı ---- Bilgisayar Mühendisi ----- tarafından geliştirildiğini, Talep konuşu yazılımın tamamı özgün ve yerli olup; her bir satırı yukarıda belirtmiş olduğumuz ekip tarafından büyük bir titizlik ve özveri İle AR-GE projesi olarak geliştirildiğini, Geliştirilen bu yazılım için 2003 yılında başlayan ARGE çalışmaları halen de devam ettirildiğini, ayrıca bu yazılım için AR-GE çalışması ---( -----) tarafından özgün bir yazılım olarak desteklenmiş ve başarı ile sonuçlandırıldığı bildirildiğini, geliştirilen yazılım T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 12.11.2013 Tarihinde 219 Sayılı marka bülteninde yayımlanarak tescil edilmiş, daha sonra yazılım yeni modülleri ile geliştirilerek 08.01.2014 tarihinde -----kayıt İle yeniden tescili yapıldığını, Talep konusu ---- İsimli programın -----Şirketi tarafından dosyalan, kaynak kodları kopyalanmış bu dosyalar ve kaynak kodlar kullanılarak ürettikleri ------ ve türev isimlerle sundukları program ile müvekkil şirketin mali haklarına tecavüz ettiklerini, Daha önceden müvekkili firmanın müşterileri olan firmalara müvekkili şirketin programından çok daha ucuz rakamlar teklif ederek müvekkile ait kaynak kodları ile üretilen yazılım satılarak müvekkili zarara uğratıldığını, ----- Şirketi tarafından müvekkile ait programın dosyaları ve kaynak kodları kullanılması sonucunda müvekkili tarafından----- Şirketi ve yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, nitekim suç duyurusu ve toplanan deliller uyarınca ---- Fikri Ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi ---- Esas ve ----- Karar sayılı İlamla şirket yetkilisi bakımından mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ve karar kesinleştiğini, İlama esas alınan heyet raporunda açıkça davalı şirketin müvekkile ait kaynak kodları kullandığı, yine program içerisinde yer alan-----dosyalarının sanık dosyalarınca kullanıldığı, bu kodlarının birebir müvekkile ait kaynak kodlarla aynı oluğu, davalının sattığı ve sattığını ikrar ettiği "-----" programının bu kodlar olmaksızın çalışamayacağı şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiğini, Yargılama esnasında tam 3 defa bilirkişi raporu alındığını, alınan her 3 raporda da bilirkişi heyeti tarafından müvekkiline ait ----- isimli programın dosyaları ve kaynak kodlarının kullanıldığı, bu dosya ve kaynak kodlar ile ----- isimli bir yazılım üretildiğini, Ceza mahkemesi kararı ve ekte sunulan raporlardan da çok rahatça anlaşıldığı üzere-----Şirketi’nin müvekkiline ait dosyalar ve kaynak kodlan ile yazılmış kopya yazılımı 3. Şahıs firmalara satarak müvekkilinin mali haklarına yıllardır tecavüz ettiğini, ekte sunduğumuz faturalardan görüleceği üzere müvekkili şirketin, yetkililerinin ve ekibinin yıllarca verdiği emek ile ürettiği ürün yurt içinde ve yurt dışında bir çok firmaya ortalama 10.000 € fiyatla satılmakta olduğunu ve her yıl bakım ve destek bedeli ilave edildiğini, Bu Satış fiyatı müşterilerin ihtiyaç ve talebine, programın kullanıcı adedi ve miktarına göre fiyat artışı olarak değişkenlik gösterdiğini, davalı şirket ve müvekkili şirket defterlerinde yapılacak inceleme, vergi dairesinden celp edilecek BA - BS formları ile de davacı müvekkilinin uğradığı zarar çok daha rahat tespit edilebileceğini, aşağıda değinilecek olan ---- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasından verilen tedbir karar----- adresinde yer alan ve şirket merkezi olduğu belirtilen -----adresindeki incelemede 10 yıldır davalı şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ----- ile İlgili birlikteliğimizi 2020 yılında bitirdik. Daha önce ---- tarafından birlikte programı satıyorduk." diyerek bu hususu icra memuru ve tedbir talebinin uygulanmasında hazır bulunan bilirkişinin önünde açıkça ikrar ettiğini, Davalı şirket ---- isimli kişiyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek -----adını verdikleri kopya bir yazılım üretmiş ve ürettiği bu yazılımı da hem sanalda hem de sahada sattığını, gelir elde ettiğini, mahkeme huzurundaki işbu dava açılmadan evvel ----- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasından müvekkile ait ----- programına yönelik tecavüzün durdurulması, taklit yoluyla üretilen programların üretiminin, satışının durdurulması ve davalı şirkete ait iş yerlerinde bulunacak ürünlere el konulmasına yönelik tedbir kararı verildiğini, İddia ederek; Davalı şirket tarafından Müvekkiline ait ----- programının kaynak kodlarına ve programa tecavüz teşkil eden eylemlerinin (üretme, satma, bulundurma) durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, izinsiz kopyalama ve taklit yoluyla üretilen ürünler İçin davalı şirketin tüm bilgisayar, sunucu, bulut sunucular, harici diskler vb. Kayıt ortamlarından programın ve kaynak kodlarının silinmesine karar verilmesini, Yasal unsurları oluştuğundan taklit yoluyla üretilen ürünler bakımından bulunduğu yerde el konulmasına karar verilmesini, ----Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini, Davalı şirket tarafından müvekkilinin müşterilerine müvekkiline ait programın kaynak kodları ile oluşturulan programı satması sebebiyle şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın tecavüz tarihinden İtibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini, Davalı şirket tarafından müvekkiline ait programın kaynak kodlan ile oluşturulan programı satması sebebiyle müvekkilinin uğradığı şimdilik 10.000 TL ticari kazanç kaybının tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini, Davalı şirket tarafından müvekkiline ait programın kaynak kodları ile oluşturulan programı satması sebebiyle müvekkili şirketin itibarının zedelenmesi, müvekkili şirketin içine düştüğü zor durum sebebiyle 100.000 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

ISLAH:27/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde ise; FSEK m.70/3 gereği elde edilen kara ilişkin talep hakkımız baki kalmak ve fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; Dava dilekçesinde şimdilik 10.000 TL olarak olarak açtıkları maddi tazminatı davasını, 1.163.091,54 TL artırarak FSEK 68/1 uyarınca rayiç bedelin 3 katı fazlası olan 1.173.091,54 TL olarak yapmış oldukları ıslah talebinin kabulüne karar verilerek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, (talebin kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda Mahkemenin takdir hakkı bulunduğundan reddedilen kısım üzerinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesini), Davalı şirket tarafından müvekkiline ait programın kaynak kodları ile oluşturulan programı satması sebebiyle müvekkili şirketin itibarının zedelenmesi, müvekkili şirketin içine düştüğü zor durum sebebiyle 100.000 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı şirketin bu piyasada tekel olmak amacını gütmekte ve bu nedenle müvekkili şirket üzerinde sürekli baskı kurmayı amaçladığını, davacı şirket tarafından satılan programın çok eksik ve ihtiyacı karşılamayan bir program olması ve kullanan şirketlerin mennuniyetsizlikleri sebebiyle müvekkili şirketin programını tercih ettikleri davacı şirketin de bu nedenle müvekkili şirketi hedef aldığı gayet açık olduğunu, Huzurdaki dava, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği birkaç yazılım programının müvekkilleri tarafından kullanıldığı iddiasına dayandığını, Oysa söz konusu yazılımların dilleri dahi farklı olduğunu, Benzerlik gösteren kısımlar “açık kaynak kodlar” denilen ve tüm dünyada herkesin kullanımına açık tutulan kodlar olduğunu, Yıllardır tüm dünyada kolaylıkla ulaşılabilen açık kaynak kodlardan dava konusu ---- dosyasının Türkiye’de davacı tarafından tescil ettirildiği sonrasında da bu tescile dayanılarak müvekkil şirket üzerinde müvekkil şirkete ait olan ----- dosyasındaki teknik benzerlikler nedeni ile baskılar kurulduğu ve davaların kaldırılması karşılığında ciddi paralar tahsil edilmeye çalışıldığı aslında yaşanılan sürecin en basit izahı olduğunu, Davacı şirketin geliştirdiği ve müvekkili şirketin programından tamamen farklı bir program olan ----- isimli program müvekkile ait ------ isimli programla karşılaştırıldığında neredeyse hiçbir benzerlikleri olmadığı kolaylıkla anlaşılacağını,

Davacı tarafın davaya dayanak yaptığı ceza mahkemesi dosyası da incelendiğinde söz konusu yazılım dosyalarının kullanılmadığı sadece bazı program içeriklerinin benzerlik gösterdiği dolayısı ile dava konusu programdan faydalanılmış olabileceği yönünde tespitler yapılmış ve sayın mahkeme bu tespitlere itibar ederek en alt sınırdan bir para cezasına hükmetmiş ve söz konusu cezayı da HMK 231 gereği “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı vererek 5 yıl süreyle ertelediğini, zira programın benzerlikler göstermesi gayet doğaldır çünkü bütün mühendislik hesaplamaları tüm dünyada kullanılan aynı hesaplama yollarına dayandığını, Dava konusu programların tescilden çok önce piyasada bilinen ve kullanılan programlar olduğuna dair her türlü ispat mümkün olduğunu, • Müvekkili şirket ilk olarak 2006 yılında “----” isimli firmanın “Merkezi Klima Santrali Seçim Yazılımı”nı yapmak üzere 09.06.2006 tarihinde anlaşmış ve başında şirketin yazılımcısı ’--- olduğu ekibiyle çalışmaya başladığını, Yazılım geliştirme sürecinde ağırlıklı olarak fabrika müdürü “--- ” ile ve diğer mühendisler , ----- birlikte çalışarak takribi bir sene sonra programın geliştirmesi tamamlandığını, Programın kullanıcılarının programı internetten indirebilmesi için 01.06.2007 tarihinde ---- tarafından satın alınmış ve programın bu adres üzerinden indirilebilmesi sağlandığını, Whois hizmeti kullanılarak ----- adresinin kayıt edilme tarihi doğrulanabileceğini, Bu programın geliştirilmesi esnasında huzurdaki dosyanın şikayetçisi olan “----” isimli firmanın yetkilisi “--- “ (o dönemde --- firmasının ismi --- -) “-----” isimli batarya üreticisi firma için batarya hesaplama programının geliştirilmesi işini yaptığını, Batarya “Klima Santrali Seçim Yazılımı” içerisinde kullanılması gereken bir bileşendir ve o dönemde “ ----” batarya cihazlarının tedariğini “-----” isimli firmadan sağlandığını, “ ------”, geliştirmekte olduğumuz “Klima Santrali Seçim Yazılımı” içerisinde kullanmak üzere “----- batarya seçim programını talep etmiştir ve talep edilen bu ---- şahsına ait e-posta adresine gönderildiğini, Diğer bir deyişle bugün şikayet konusu yapılan yazılım programları ----- isimli firmanın talimatıyla bizzat şikayetçi ------ tarafından müvekkil şirkete gönderildiğini, “ -----“ ile olan tüm e-posta yazışmalarımız da ekte bilgilerinize sunulduğunu, Yani bu şahıs müvekkil şirketin 2006 yılından beri bu yazılımı geliştirmekte olduğunu bildiğini, Davacının şikayetinin temeli pazardaki hakimiyetini çok büyük oranda kaybetmiş olması ve bu yollarla maddi kazanç sağlamaya çalışması olduğunu, özetle dava konusu programın geliştirilme sürecinin temel dayanağı Isıtma Soğutma İklimlendirme sektörünün en önemli firmalarından -----. isimli firmanın kendi kullanımı için yine kendi bünyesinde geliştirdiği bir program yapılmasına karar vermesi olduğunu, Bu süreçte bu firmayla çalışan -----söz konusu programı kendi adına şirket dışındaki firmalara da satmaya çalıştığı tespit edilince bu şahıs ve firması derhal uzaklaştırıldığını, Diğer taraftan ----- kendi adına tescillediği termodinamik hesabı kodlarının nerede ise birebir aynısının aslında internette çok uzun yıllar evvel (1994 ve belki öncesinden bu yana) yayınlandığını tespit edilebilir durumda olduğunu, Kopyalanıp kullanıldığı iddia edilen kaynak kodların tamamı internette birden fazla sitede açık kodlar olarak zaten bulunduğunu, Dilekçesinde aynı kaynak kodlarının yayınlandığı web sayfalarının tüm adresleri mevcut olduğunu, örneğin aşağıdaki linkte bulunan sayfanın içerisinde --- programında tescillenmiş ---- hesapların hepsi bunduğunu----- programının kaynak koduna ---- ile bakıldığında ---- içerisindeki ------ isimli sınıf içerisinde olan fonksiyonların termodinamik hesaplar ile ilgili kısımlarının hepsinin zaten aşağıdaki verilen linkte olduğu görülebildiğini, ----- yazılımına ait kaynak kodlar incelenirse bu kodların parametrelerine, metodlar içerisinde kullanılan kodlara varıncaya kadar aynı olduğunun görüleceğini, Bu fonksiyonların; ----- aşağıdaki diğer linklerde başka fonksiyonların da bulunduğunu, özetle --- internetten edindiği kaynak kodları kendi adına tescilleyip müvekkili şirkete dava açmak için kullandığını, tescillediği kodların büyük bölümünün davacı şirkete ait olmadığı, bunların 2005'ten hatta belki daha önceden beri internette yayınlandığı, toplumun kullanımına sunulduğunu, bu durumda kaynak kodları ile tescillettiği programın tescilinin iptal sebebi olacağını, doğal olarak müvekkili şirketin de aynı açık kodları kendi programını geliştirmek için kullanmış olduğunu, ancak davacı şirket kötü niyetli ve kurnazca davranarak bu kodların kendi adına tescil olduğundan bahisle şikayette bulunduğunu, termodinamik hesapları, ---- ile ilgili internette sayısız kaynak bulunduğunu, dünyada havalandırma sektörü ile ilgili yazılım geliştiren firmalar/şahıslar mutlaka bu kaynaklara başvurmak durumunda kalır ve bu kaynakların kullanımı ile ilgili bir sınırlama bulunmadığını, ------

Dava konusu yazılıma ait tescilin gerçeğe aykırı beyanla yapıldığı, tescile konu kaynak kodların tescilden çok önce de piyasada var olduğu ve herkesçe bilindiği gerekçesiyle ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin (fikri sınai haklar mahkemesine izafeten) ----- esas nolu dosyası ile iptal davası açıldığını, huzurdaki davaya dayanak yapılan ceza davası söz konusu mahkeme kararının sonucunu beklemeden hüküm kurulduğunu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü söz konusu tescilleri yaparken hiçbir içerik incelemesi yapmadığını, sadece kaydın işlendiğini, bu nedenle söz konusu programların zaten tescilden çok önce kullanıldığı ve mülkiyet haklarının başka bir şirkete ait olduğu hususunun kolayca ispatlanabileceğini, bu nedenle müvekkili şirket hakkında şikayet üzerine yapılan yargılama devam ederken yukarıda izah ettiğimiz gerekçelerle davacı şirketin yolsuz tescilinin iptali için Fikri Sınai Haklar Mahkemesi’ne izafeten ----- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile iptal davası açılmış olup söz konusu dava bilirkişi incelemesi aşamasında ve derdest olduğunu, Davacı şirketin söz konusu programın müvekkili şirket tarafından ucuz fiyatla piyasaya satıldığı ve kendi müşterilerinin de müvekkil şirketi tercih ettiği dolayısıyla bu nedenle uğradığı zararın tespit edilerek tazminini talep etmiş ise de bu talebi tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, diğer taraftan davacının iddia ettiği ve programın sadece çok küçük bir parçasını oluşturan benzerlik için bütün programın ve programa bağlı verilen teknik destek hizmetinin tazmininin mümkün olmadığını, diğer bir deyişle öncelikle davacının zaten açık bulunan kaynak kodlarına dayanarak talep ettiği tazminatın kullanılan programın yüzde kaçlık kısmına tekabül ettiğinin bunun üzerinden nasıl bir tazminat oranı hesaplanacağının tespitinin gerektiğini, tüm bunlardan önce davacının tescilinin yolsuz olup olmadığına ilişkin davanın neticelenmesinin gerektiğini, Davalının 2016 yılından bu yana aleyhine yapılan art niyetli şikayet sebebiyle zaten söz konusu ----- dosyasını yolsuz tescil davası sonuçlanıncaya kadar yazılımından çıkartarak kullanımından vazgeçtiğini, Her ne kadar söz konusu davanın ve müvekkili şirket yetkilisi hakkında yapılan şikayetin usulsüz ve kötü niyetli olduğunu beyan etsek de gerek şirket müşterilerinin olası bir mağduriyet yaşamaması gerek ise yıllardır müvekkili şirket tarafından emek verilerek geliştirilen ve halen geliştirilmeye devam eden bu kadar nitelikli bir programın böyle kurnazca tasarlanmış küçük bir benzerlik detayıyla anılmaması amacıyla müvekkili şirket başka bir yazılım geliştirerek dava konusu yapılan yazılımı 2016 yılı itibariyle tamamıyla kendi yazılımından çıkardığını, aslında manevi olarak yıpranan, asılsız ithamlarla müşterilerini ve piyasa itibarını koruma mücadelesi veren tarafın davalı şirket olduğunu, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini,

Davacı vekilinin başvurusu üzerine -----Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin -----dosyası ile “3. Kişilerle ilgili talebin reddi ile müvekkil şirketin adresinde ----- programının bulunması durumunda kaldırılmasına…. “ şeklinde tedbir kararı verildiğini, kararın ---- İcra Dairesi’nin ------ Esas sayılı dosyası ile işleme koymuş ve aynı dosyadan müvekkil şirket merkezine hacze gelindiğini, söz konusu tescil işleminin iptali için açılmış ve derdest bir dava bulunduğunu, bu nedenlerle huzurdaki davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kültür Bakanlığında davacı adına tescil ettirilen ----- isimli bilgisayar yazılımının dosyalarının ve kaynak kodlarının davalılar tarafından kopyalanıp kopyalanmadığı, ----- isimli davalı tarafa ait bilgisayar yazılımının bu şekilde oluşturulup oluşturulmadığı, davacının FSEK' ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına bu şekilde tecavüz edilip edilmediği, davacının yazılımının internet ortamında yer alan açık kaynak kodlarından yararlanılarak yazılıp yazılmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat ile ticari kazanç kaybı talep edip edemeyeceği ve bu tutarların ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ------ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 26/02/2021 olduğu anlaşılmıştır. Davalının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 13/11/2020 olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı markasının(Emtia:42) ----- adına tescili olduğu, 10/04/2013 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;

1.Davacıya ait "-----" adlı bilgisayar programının FSEK mad 2 kapsamında “İlim ve Edebiyat Eserleri” kapsamında eser olduğu, bu bilgisayar programın davacı şirket bünyesinde bağlı çalışan Bilgisayar Yüksek Mühendisi olan Şirket Yetkilisi ve Sahibi ----, Bilgisayar Mühendisi ----, Bilgisayar Programcısı ve Fizik Doktoru Dr.----Bilgisayar Programcısı ----, Bilgisayar Mühendisi ---- tarafından geliştirildiği belirtildiği, bu nedenle ------ isimli yazılımdan doğan tüm mali hakların FSEK 18/2 maddesi uyarınca davacı tarafından kullanılabileceği,

2.Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulan yazılım kodları ile davalıya ait ----- isimli yazılım kodlarının benzerliği hakkında yapılan incelemelerde,

a)Dava konusu yazılımın “Merkezi Klima Santrali Seçim Yazılımı” olduğu, Dosyaya konu yazılım projesi, geliştiricileri tarafından dünyanın en çok tercih edilen yazılım dillerinden olan ----- dili ile yazılmış olduğu,

b)Kodların benzerliğinin ele alınabilmesi için Kültür Bakanlığından dosyaya gelen CD içinde bulunan yaklaşık 3200 satır kaynak kodun, davalıya ait yazılım kodlarındaki 602 klasör ve 11,747 adet kaynak kod dosyalarında nasıl bir benzerliğin bulunduğunun tek tek tespitinin heyetimizce mümkün olamayacağı için dava dilekçesinde belirtilen davalı ve davacıya ait kaynak kodları üzerinde -----ibareleri aratılarak karşılaştırmaya tabi tutulduğu,

c)“----” ibaresi davalı tarafın kodları üzerinde rastlanmadığı, “----” ibaresine davacı tarafın kodları üzerinde rastlanmadığı, bu nedenle karşılaştırmaya tabi tutulacak kodların bulunmadığı, sonuç olarak davalıya ait “------” isimli yazılımın ve davacı kaynak kodları temel alınarak geliştirdiğine ilişkin delile rastlanmadığı, Bu nedenle davaya konu “----” isimli yazılımın davacının “------” isimli yazılımından farklı olduğu

3.Davaya konu “----- “ isimli yazılımın FSEK 2. Maddesi kapsamında “İlim ve Edebiyat Eserleri” içinde yer aldığı, sözkonusu eserden doğan FSEK kapsamındaki mali hakların davalı şirkete ait olduğu, Davalı şirketin eylemlerinin ve kullanımlarının FSEK kapsamında davacıya ait mali haklara tecavüz teşkil etmediği,

4.Sayın mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, davaya konu yazılımın rayiç bedelinin tespiti için dosyada somut veri olmadığı, bu nedenle de davacıya veya davalıya ait yazılımların rayiç bedelinin tespitinin mümkün olmadığı, " yönünde görüş bildirilmiştir. 06/01/2024 tarihli ek raporda ise;

1.Sayın Mahkemenizin görevlendirmesinde belirtildiği üzere, davalı tarafa ait “-----” isimli yazılımların tespiti amacıyla ---- Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ------ sayılı dosyadaki “Sanık Şirkette Bulunan Programın Kaynak Kodları” isimli zarfta yer alan CD içeriği ve diğer CD’lerde yer alan, davacı ve davalıya ait olarak belirtilen Kodların benzerlik içerip içermediği yönüyle karşılaştırılması sonrasında, bu şekilde endüstriyel büyük bir yazılımda bağımsız iki yazılımcının tercih edebileceği binlerce değişken adı, algoritma, yöntem kullanılabilecekken her iki yazılımın tesadüf olamayacak derecede benzerlikler içerdiği, davalıya ait yazılımın davacıya ait yazılımdan esinlenerek geliştirilmiş olduğunun kabul edilebileceği,

2.Davacı yanın kaynak kodlarını internette bularak tescillediği iddia edildiği, bu bağlamda yapılan incelemelerde davacının iddia edilen fonksiyonları açık kaynak kodlar üzerinde güncellemeler ve geliştirmeler yaparak özgün bir yazılım ortaya koyduğu anlaşıldığı,

3.Bu bağlamda, ek rapor görevlendirmesinde Sayın Mahkemeniz tarafından işaret edilen ---- Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ------Esas sayılı dosyadaki davalıya ait kodlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda kök raporumuzda varılan sonuçlardan tersi yönde bir sonuca varıldığı, buna ilişkin Ceza dosyasında alınmış olan bilirkişi raporlarında yapılan incelemeleri ve varılan sonuçları onayladığımızı,

4.Dava konusu ------ rayiç bedelinin 10.427 USD + KDV olduğu, Takdir Sayın Mahkemenize ait olmakla; hak sahiplerinin FSEK 68/1 maddesi uyarınca rayiç bedelin 3 katı fazlasını isteyebileceği, buna göre 10.427 USD + KDV X 3 = 32.281-USD+KDV olabileceği," yönünde görüş bildirilmiştir. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: FSEK 2/1, 8/1,9,22, 38/2 VD. MADDELERİ,

GEREKÇE

Dava, davalı tarafın "-----" isimli yazılımında davacıya ait ------ yazılımının kaynak kodlarını kullanmak ve kopyalanmak suretiyle davacının FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan, tecavüzü tespiti, önlenmesi ile maddi ve tazminat, manevi tazminat davasıdır.

Davacı taraf, davalı tarafa ait "-----" isimli programın kendisine ait "------" isimli programın program dosyaları, kaynak kodları kullanılarak oluşturulduğunu, bu haliyle davalı eyleminin davacının FSEK'ten kaynaklı eser üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini beyan ve iddia ederek tecavüzün ortadan kaldırılmasını ve tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. FSEK'nun 2/1 maddesi uyarınca, "Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları'" lim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır.

Yine FSEK 38/2 hükmü gereği bilgisayar programlarının bir bilgisayara yüklenmesi ve çalıştırılması hakkının onu yasal yollardan edinen kişilere ait olduğu, ancak bu serbestinin ön şartının bilgisayar programını hukuki olarak elde etmek olduğu, programın hukuki bir işlemle veya kanun gereği iktisap edilmiş olması gerektiği, hukuki yoldan iktisap eden kişinin ise programı devralan, lisansı bulunan, bunların yetkilendirdiği kişiler ve anılan kişilerin halefleri olabileceği, bu şekilde bilgisayar programını iktisap eden kişilerin programı bilgisayara yükleyebileceği; çalıştırabileceği ve hataları düzeltebileceği kabul edilmektedir.

Zira; FSEK 22. maddeye göre “Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir... Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar”. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere FSEK bilgisayar programları açısından diğer eser türlerine nazaran daha geniş bir koruma getirmiştir. Buna göre kanun lafzıyla anlaşıldığı üzere bir bilgisayar programının taşıyıcıya yüklenmesi, taşıyıcıdan bilgisayarın sabit diskine yüklenmesi, programın çalıştırılması ve benzeri eylemlerin herbirinin ayrı ayrı çoğaltma kapsamında değerlendirilmek gerektiği kuşkusuzdur.5846 sayılı FSEK'nun 8/1. maddesi uyarınca, eser sahibi bir eseri meydana getiren kişidir. Kanunun 9. maddesinde eser sahiplerinin birden fazla oluşu hallerine yer verilmiştir. Buna göre birden fazla kimsenin birlikte vücuda getirdiği eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri meydana getirdiği bölümün sahibi sayılır. Ancak birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, bu takdirde eserin sahibi onu meydana getirenlerin oluşturduğu birliktir.

Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde; Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan “Bilgisayar Programları ve Veritabanlarına İlişkin Kayıt Tescil Belgesi (Kayıt Tescil Tarihi: 08.01.2014)” ibareli belge ekinde CD içinde bulunan programın davacı tarafa ait olduğu----- isimli klasörün içeriğinde 50 adet txt uzantılı dosyanın bulunduğu, bu dosyalar içindeki kaynak kodların alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya ait "------" adlı bilgisayar programının FSEK mad 2 kapsamında eser olduğu, bu bilgisayar programın davacı şirket bünyesinde bağlı çalışan Bilgisayar Yüksek Mühendisi olan Şirket Yetkilisi ve Sahibi ----, Bilgisayar Mühendisi -----, Bilgisayar Programcısı ve Fizik Doktoru Dr.----, Bilgisayar Programcısı ----, Bilgisayar Mühendisi ---- tarafından geliştirildiği belirtildiği, bu nedenle ----- isimli yazılımdan doğan tüm mali hakların FSEK 18/2 maddesi uyarınca davacı tarafından kullanılabileceği sabittir.

Bu tespit karşısında davacı tarafın mali ve manevi haklardan kaynaklı ihlal talepleri değerlendirilmiş, davacı tarafa ait ----- programı ile davalı tarafa ait “-----” isimli yazılımların tespiti amacıyla ---- Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyadaki “Sanık Şirkette Bulunan Programın Kaynak Kodları” isimli zarfta yer alan CD içeriği karşılaştırıldığında, davacıya —ait -----— isimli dosya ile sağda davalıya — ait “------” isimli her iki dosyanın 73.728 byte boyutunda (aynı boyutta) olduğu, Davacıya ait “----” isimli dosya ile sağda davalıya ait “------” isimli her iki dosyanın 49.152 byte boyutunda (aynı boyutta) olduğu, davacıya ait “-----” isimli dosya ile sağda davalıya ait “------ dosyanın 40.960 byte boyutunda (aynı boyutta) olduğu, davacı ve davalı yana ait programların değişkenlerin isimleri ile yazılış sıralarının aynı olduğu, her iki programın yazılım dilleri farklı olsa da, kod bloklarındaki sıra farklılıklarının programın çıkartacağı sonuca etki etmeyeceği, algoritma işlem basamaklarının neredeyse aynı olduğu, kodların karşılaştırılması süreci sonrasında, bu şekilde endüstriyel büyük bir yazılımda bağımsız iki yazılımcının tercih edebileceği binlerce değişken adı, algoritma, yöntem kullanılabilecekken her iki yazılımın tesadüf olamayacak derecede benzer şekilde geliştirilmiş olduğu, bu şekilde endüstriyel büyük bir yazılımda bağımsız iki yazılımcının tercih edebileceği binlerce değişken adı, algoritma, yöntem kullanılabilecekken her iki yazılımın tesadüf olamayacak derecede benzerlikler içerdiği, davalıya ait yazılımın davacıya ait yazılımdan esinlenerek geliştirilmiş olduğu bu haliyle davalı tarafa ait ----- isimli programın davalı tarafın ----- isimli programından kopyalanmak suretiyle geliştirilmiş olduğu kabul edilerek davacı tarafın eserden kaynaklı hakların ihlal edildiği kabul edilmiştir.

Her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın eserini meydana getirdiği kaynak kodlarının açık kaynaktan alınarak meydana getirildiği bu haliyle davacı tarafın programının hususiyet taşımadığı iddia edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı tarafın kaynak kodlarını iddia edilen fonksiyonları açık kaynak kodlar üzerinde güncellemeler ve geliştirmeler yaparak özgün bir yazılım ortaya koyduğu , bu haliyle programa hususiyet kazandırdığı dikkate alındığında davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.

Bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, davacı tarafın eserden kaynaklı haklarının davalı tarafça ihlal edildiğinin sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafın FSEK 68. Maddesine göre ihlale konu programın 3 katına kadar bedel üzerinde talepte bulunabileceği, alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait programın rayiç bedelinin buna göre 10.427 USD+ KDV olduğu bu bedelin 3 katı tutarı olan 32.281-USD+KDV alacağın ıslah tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı olan 1.173.091,54-TL'sine kadar bedel yönünden talepte bulunulabileceği, ancak bu miktara kadar tazminat talebi halinde her ihlalin karşılığının üç katı tutar olmayacağı üç katına kadar tazminata Mahkemece ihlalin mahiyeti gereği karar verileceği kabul edilerek takdiren iki katı tutarındaki 782.061,02-TL tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş, ancak takdiri indirim uygulandığında reddedilen kısım yönünden davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir.Davacı tarafın maddi tazminat yanında manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere ihlale konu eserin davacı tarafa ait olduğu, FSEK 8.madde hükmüne göre eseri ancak bir gerçek kişi yaratabileceği, ancak şartları bulunduğu ölçüde tüzel kişiler de manevi tazminata hak kazanabileceği, dava konusu somut olayda davalı tarafça davacı tarafın programının kopyalandığı, davacının manevi olarak da ürünler üzerinde eser sahipliğinden kaynaklanan FSEK 14. Maddesinde belirtilen umuma arz salahiyeti ve FSEK 15.madde çerçevesinde "eser sahibi olarak tanıtılma hakkının" ihlal edildiği gözetilerek takdiren 80000 TL manevi tazminat davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,

1.Davalı tarafın "----" isimli yazılımı ile davacı tarafın ---- kopyalanmak suretiyle geliştirildiği kabul edilerek davalının, "-----" isimli yazılımı çoğaltma, satma ve bulundurma fiillerinin durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "------" isimli yazılımın davalı tarafın tüm bilgisayarları, sunucuları, bulut sunucular ve harici diskler vb. Kayıt ortamlarından programın ve kaynak kodların silinmesine, Taklit yoluyla üretilen ve ------ yönünden iltibas oluşturan ve içeriği alınan 06.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen yazılımlara bulunduğu yerde el konulmasına,

06.01.2024 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,

2.782.061,02 TL maddi tazminat alacağının 10.000,00-TL'sine haksız fiil tarihi olan 17.06.2021 tarihinden bakiye 771.061,02-TL'sine ıslah tarihi olan 27.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3.80.000,00 TL Manevi tazminat alacağının haksız fiil tarihi olan 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

4.Alınması gerekli 58.887,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 97,70 TL ve ıslah harcı olarak olarak 21.742,00 TL olmak üzere toplam 21.839,70 TL harcın mahsubu ile 37.047,69 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafça başlangıçta yatırılan toplam 21.839,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davacı yararına " FSEK'ten kaynaklı ihlalin tespiti, durdurulması ve ortandan kaldırılması davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

7.Davacı yararına "Maddi tazminat davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 121.309,15 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

8.Davacı yararına "Manevi tazminat davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

9.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası yönünden 62.564,88 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

10.Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 67,80 TL ilk dava masrafı, 135,05 TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam11.202,85 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%82,21 kabul) 9.210,31 TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

11.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

12.Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog