8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/5579 E. , 2025/2450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulüne (harç) karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı adına kayıtlı eski 427 parsel sayılı ve 25.712 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 121 ada 71 sayılı parsel numarasıyla ve 25.551,74 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı DSİ adına tapuda kayıtlı eski 967 parsel sayılı ve 1.435 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 121 ada 70 parsel numarasıyla ve 1.442,95 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini ileri sürerek tespite itiraz davası açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı savı ile askı ilan süresi içinde açılan davada Kadastro Mahkemesi görevli olup, uygulama kadastrosu önemli oranda bir mühendislik faaliyeti olduğundan harita mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyeti vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak 3402 sayılı yasanın 22/2-a maddesi ile 26.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı hususunda düzenlenen ve yukarıda özetlenen bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda da belirlendiği üzere dava konusu edilen parsellerden 121 ada 68, 69, 70 ve 71 nolu parseller ile 120 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca oluşturulan uygulama tutanaklarının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı sabit olmakla, bu parseller yönünden davanın kabulüne; 120 ada 44 nolu parselin ise yüzölçümünün değişmemesi gerektiği anlaşılmakla bu parsel yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. .." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 120 ada 45 (eski 486), 120 ada 46 (eski 871), 121 ada 68 (eski 452), 121 ada 69 (eski 968), 121 ada 70 (eski 967) ve 121 ada 71 (eski 427) numaralı parsellere ait uygulama tespitinin iptali ile 05.12.2018 havale tarihli fen bilirkişi raporu içeriğindeki krokide; (A) harfi ile gösterilen (raporun 7. sayfasında koordinatları belirtilen) 1.376,59 metrekare yüzölçümündeki kısmın 121 ada 69 nolu parselden çıkarılarak 121 ada 71 nolu parsele eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen (raporun 7. sayfasında koordinatları belirtilen) 183,90 metrekare yüzölçümündeki kısmın 121 ada 68 nolu parselden çıkarılarak 121 ada 71 nolu parsele eklenmesine, (C) harfi ile gösterilen (raporun 7. sayfasında koordinatları belirtilen) 77,77 metrekare yüzölçümündeki kısmın 121 ada 70 nolu parselden çıkarılarak 121 ada 71 nolu parsele eklenmesine, (A) harfi ile gösterilen (raporun 8. ve 9. sayfasında koordinatları belirtilen) 215,60 metrekare yüzölçümündeki kısmın 120 ada 46 nolu parselden çıkarılarak 120 ada 45 nolu parsele eklenmesine, bu şekilde 121 ada 71 nolu parselin 27190,00 metrekare yüzölçümüyle; 121 ada 68 nolu parselin 15.341,09 metrekare yüzölçümüyle; 121 ada 69 nolu parselin 37477,36 m2 yüzölçümüyle; 121 ada 70 nolu parselin 1.365,18 metrekare yüzölçümüyle; 120 ada 45 nolu parselin 4601,00 m2 yüzölçümüyle; 120 ada 46 nolu parselin ise 1.544,18 metrekare yüzölçümüyle tapuya kayıt ve tesciline, teknik bilirkişilerin 05.12.2018 havale tarihli raporlarının ve ekindeki krokilerin kararın eki sayılmasına, davacının davasının 120 ada 44 (eski 487) nolu parsel yönünden reddi ile ... ilçesi, ... Mahallesi 120 ada 44 (eski 487) nou parselin uygulama tespitindeki gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, 121 ada 70 parsel maliki davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/1 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda; davanın uygulama kadastrosuna ilişkin olduğu, hükmü yalnızca 121 ada 70 parsel maliki DSİ'nin istinaf etmesi nedeniyle davacı ve müşterekleri adına kayıtlı 121 ada 71 parsel ile davalı DSİ adına kayıtlı 121 ada 70 parselin istinafa konu olduğu, davacının uygulama kadastrosu sonucu davalı parselinde kendi aleyhine meydana gelen fazlalığı davaya konu ettiği, fen bilirkişi raporunda yapılan çakıştırmaya göre uygulama kadastro sınırının davacı aleyhine oluşturulduğu bildirilmiş olup, hükmün istinaf incelemesi sırasında davalıya ait parselin kanal niteliğinde kamulaştırma sonucu oluşturulduğu anlaşılmakla, bu hususta fen bilirkişilerden ek rapor düzenlenerek davaya konu bölümün kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığının bildirilmesi istenilmiş olup, 01.11.2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile açıkça mahkemece kabul edilen (C) bölümünün kamulaştırılan alan içinde kalmadığı ve davalı parselinden davacı parseline ilave edilmesi gereken bölüm olduğu açıklanmakla davalı DSİ vekilinin sair istinaf nedenleri yerinde değildir. Ancak davalı DSİ harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulması isabetsiz olup davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü..." gerektiği belirtilerek, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve 5 nolu harca ilişkin hüküm fıkrasından DSİ'nin çıkarılmasına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı DSİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı DSİ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, DSİ'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.