11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ekmek fırını işlettiğini 2011 yılında aynı şirketin davacılardan önceki sahipleriyle kira sözleşmesi imzalandığını, 2015 yılında davacıların işletmeyi devralmasıyla davalı ve kardeşi ile imzalanan 06.04.2015 tarihli sözleşme ile kira ilişkisinin devam ettiren sözleşme imzalandığını, davacıların bu sözleşmenin 2. Maddesi üzerine mal sahiplerinin 100.000,00TL hava parası alması konusunda anlaşıldığını ve mal sahiplerinin bu bedel dışında birde teminat senedi aldıklarının, daha sonra davacı ile davalı arasında kira ilişkisinden doğan ihtilaflar çıktığını, davalının, davacıdan hak etmediği miktarlar üzerinden icra takibi başlattığını, davalının açılan takiplerde ve davalarda yarı yarıya haksız bulunduğunu, bunun üzerine davalının 2015 yılında alınan teminat senedini teminat senedinin verilmesinden sekiz yıl sonra tafrifat yapılarak icraya koyduğunu, davacının, davalı ile arasında kira ilişkisinden başka bir alışverişinin olmadığını ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, senetteki yazıların davacıya ait olmadığını sadece senedin alt tarafı olan borçlu ve kefil bilgilerini doldurduğunu, gerçeğe aykırı ve kötü niyetle yakın bir tarih ve afaki bir rakam ile doldurularak senedin takibe konulduğundan bahisle bu senet nedeni ile ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali ile eski hale iadesine, dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların iddiaları mesnetsiz ve olup davanın reddi gerektiğini, davacıların, imzalarını inkar etmedikleri takip dayanağı bononun; bir teminat senedi olduğunu, sözleşmeye aykırı doldurulduğunu, düzenlenme tarihinden 8 yıl sonra bononun icra takibine konu edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi iddialarınına ilişkin yazılı delil sunmadıklarını, davacıların diğer iddialarını da reddettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş olduğu deliller toplanmıştır. Dosya kapsamından; davalının davacılar aleyhine ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığı anlaşılmaktadır. Anılan takibin dayanağı ise 470.000,00-TL bedelli 14/04/2015 düzenleme, 20/02/2022 vade tarihli bir adet emre yazılı senettir.
Senede karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davacıda olup davacının senet nedeniyle borçlu olunmadığını yazılı deliller ile kanıtlaması gerekir.
Davacı taraf davalı ile aralarında kira ilişkisi dışında bir ticari ilişki bulmadığını ileri sürmüş ve buna ilişkin kira sözleşmesi ibraz etmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla yapılan inceleme sonucu düzenlenmiş bilirkişi raporunda ise, 2015 yılı davacı yevmiye defteri kayıtlarında bononun üzerinde yazılı olan 14/04/2015 tarihine göre borç senetleri hesap kodu ve 470.000,00-TL tutarında herhangi bir kayda rastlanmadığı, 2015-2022 yılları arasındaki tüm kapanış kayıtları incelendiğinde bu tutarda devren bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, 2022 yılı için vade tarihinde bu senedin ödendiğine dair kayda rastlanmadığı, davacı defterlerinde, kapanış hesaplarında, davalı satıcılar hesabı, cari hesap kodu ile bir bakiyeye rastlanmadığı, bononun davacı açısından ticari bir ilişkiye dayandığı hususunda bir bilgiye rastlanmadığı, davalının muavin defter kayıtlarını sunmaması nedeniyle, bononun ticari bir ilişkiden kaynaklı olup olmadığına dair tespit yapılamadığı mütalaa edilmiştir.
Davaya konu senet metni üzerinde yazı ve imza bakımından yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise özetle; " Dava konusu, alacaklısı ..., borçlusu ... ve ... TİC. SAN. LTD. ŞTİ. olan, 14.04.2015 tanzim ve 20.02.2022 ödeme tarihli, 470.000,00 (Dörtyüzyetmişbin)-TL bedelli emre muharrer senedini ön yüzünde ödeyecek bölümünde sol yanda atılı bulunanı iki adet imzanın ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Bahse konu emre muharrer senedin ön yüzünde ödeyecek bölümünde sağ yanda şirket kaşe izi üzerinde atılı bulunan iki adet imzanın ...'ın eli ürünü olduğu " mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda; taraflar arasında kira sözleşmesinden kaynaklananın dışında başkaca bir ticari ilişkinin bulunmadığı davacı tarafça sunulan yazılı kira sözleşmesi ve ticari defterler ile anlaşılmıştır.
Bu kapsamda davaya konu senedi taraflar arasında imzalanmış kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulüne, davacıların ... esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
2.Gerekli koşullar bulunmadığı değerlendirildiğinden davacı tarafın tazminat isteminin reddine,
3.Alınması gerekli 35.091,91TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.772,98TL harcın mahsubu ile kalan 26.318,93TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
4.Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 8.772,98TL peşin harç, 7.500,00TL bilirkişi ücreti, 320,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 16.862,83TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.AAÜT uyarınca belirlenen 81.057,36TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6.Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
7.HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren iki hafta içerisinde HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)