İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile ilgili arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bir adet tacir çeki düzenlendiğini, düzenleyeni .... olan ... Şubesine ait ... çek numaralı, ... TL bedelli, ... vade tarihli, ... çek basım tarihli lehtarı ... olan kıymetli evrakın kargo yoluyla gönderildiği sırada kaybolduğunu, bu nedenle müvekkiline teslim edilemediğini, kaybolmasıyla ilgili ... İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurulduğunu ve ... tarihli “Kayıp Eşya” konulu şikayetçi ifade tutanağı düzenlendiğini, müvekkili beyanında çeki teslim alamadığını, çeke ulaşamadığını ve bu nedenle kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, çekin kaybolduğunun kesin olduğunu, müvekkili adına düzenlenmiş olan ... TL bedelli, ... vade tarihli, tacir çekinin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini, yargılama sonuçlanıncaya kadar çekin tedavüle sürülmesinin ve bankaca ödenmesinin engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; davacının lehtarı olduğunu ve kargoda kaybolması nedeniyle teslim alamadığını beyan ettiği çekin zayi olması nedeniyle ödeme yasağı kararı verilerek iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2012 tarih 2011/4524E. 2012/9838K. sayılı kararında; "...çekin henüz dava dışı alıcıya teslim edilmeksizin kargoda kaybolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı lehdar halen çekin yetkili hamili konumundadır. Teslim söz konusu olmadığından dava dışı alıcının yetkili hamil kabul edilmesi mümkün değildir..." denilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D. 2023/1568 Esas , 2023/1432 Karar sayılı ilamında "....
TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk
Dairesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı çekin lehdarı ancak yetkili hamili olmadığından davacının hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. " şeklinde karar verildiği görülmüştür. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2022/819 Esas, 2022/685 Karar; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi nin 2023/910 Esas, 2023/823 Karar; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2022/1833 Esas, 2022/1256 Karar sayılı ilamları da bulunmaktadır. Davacı, yukarıda örnekleri verilen yargı kararları uyarınca da, zilyetliğini devralmadığı davaya konu çekin yetkili hamili değildir ve bu nedenle işbu davayı açmada hukuki yarar bulunamamaktadır. İşbu davada basit yargılama usulü uygulanmaktadır.
HMK 320/1 maddesi uyarınca, basit yargılama usulü uygulanan davalarda dosya üzerinden karar verilebilir. Belirtilen nedenlerden dolayı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken peşin harç başlangıçta alındığı için, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde verilecek dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/05/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)