4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12823
- Karar No
- 2024/12316
- Karar Tarihi
- 05.12.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2024/12823 E. , 2024/12316 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, itiraz aşamasında sunduğu ıslah dilekçesiyle talebini 109.004,33 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazların kısmen kabulü ile davanın kabulüne ve 109.004,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ile çelişkili olduğunu, vekalet ücretinin nispi tam vekalet ücreti olması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olmasına, aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, usul ve yasaya uygun olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında , davacı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Olay esnasında motorsiklet sürücüsü olan davacının, kaza tespit tutanağına göre her ne kadar koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı belli olmasa da , davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyetin baş bölgesi dahil olacak şekilde skar izleri nedeniyle olmasına göre yaralanmasını önleyebilecek gerekli tedbirleri almadan kasksız olarak yolculuk yapıldığı anlaşılmış olup, bu husus tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. O halde, İtiraz Hakem Heyetince hükmedilecek tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3.HMK'nin 266.maddesi hükmüne göre hakim çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin görüşüne başvurur. Kusur konusu teknik değil hukuki bilgiyi gerektirir. Hakim, Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğine göre belirlenmiş kural ihlallerine göre tarafların kusur durumlarını takdir edecektir.
Somut olayda, kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında sadece davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirtilmiş,
Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetlerince, tahkim yargılamasında alınan ve hükme esas alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu, davacı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu kusur raporuna göre karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasında açık çelişki mevcuttur.
O halde İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyası da getirtilerek İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten kaza tespit tutanağı ve hükme esas alınan kusur raporu da irdelenmek suretiyle oluşan çelişkiyi giderecek mahiyette, kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.