Esas No
E. 2025/565
Karar No
K. 2025/544
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO: 2025/565 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2025/544

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/12/2021

ESAS-KARAR NO : 2017/591 E - 2021/862 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 09/05/2025
YAZILDIĞI TARİH: 03/06/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan bakiye kalan alacağının tahsili amacıyla Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14048 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı karşı davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesi kapsamında davacı yanın ayıplı ifası nedeniyle zarara uğradığını, bu alacağının tahsili amacıyla Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14099 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek asıl davanın reddi ile karşı dava yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı karşı davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında mevcut satış sözleşmesi kapsamında davacının satışını yapıp, montajını gerçekleştirdiği sözleşme konusu iş nedeni ile ortaya çıkan ayıbın davalı karşı davacı tarafça süresi içerisinde ihbar edilmediği gibi montaj ile ilgili proje yükümlülüğünün de davalı karşı davacı iş sahibinde olduğu, takipten önce davalı yanın temerrüde düşürülmediği belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı-karşı davacı vekili tarafından;

Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiğini, müvekkili tarafından yapılan tespite itibar edilmemişken davacı yanın yaptırdığı tespite neden itibar edildiğinin anlaşılamadığını, davacı karşı davalının yaptığı ölçümler neticesinde müvekkili tarafından proje çizdirildiğini, ölçümlere istinaden projenin çizilmesi nedeniyle davacı karşı davalının ayıptan sorumlu olacağını, bilirkişiler tarafından müvekkilinin talebinin anlaşılmadığını,

İstinaf eden- davacı-karşı davalı vekili tarafından; Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü kararının hatalı olduğunu, davalı yanın takipten önce temerrüde düşürüldüğünü, karşı dava yönünden ise kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararının doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi, ayıplı teslim nedeniyle zararın bulunup bulunmadığı ile kötüniyet talebi noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan bakiye kalan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası, karşı dava ise aynı satım sözleşmesi kapsamında ayıplı ifadan kaynaklanan zararın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Ankara 19.İcra Müdürlüğü’nün 2017/14048 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davacı karşı davalı (alacaklı) tarafından, davalı karşı davacı (borçlu) aleyhine 01/02/2017 tarihli 3 ayrı faturadan kaynaklı bakiye alacak dayanak gösterilmek sureti ile 57.639,81 TL asıl alacak, 2.217,16 TL işlemiş faiz toplamı 59.856,97 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak sureti ile tahsili amacıyla, 13/07/2017 tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin 17/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 18/07/2017 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmış, karşı davada ise karşı davacı tarafından Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2017/14099 E. sayılı dosyası ile Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/7 D.iş sayılı dosyası gösterilmek suretiyle 111.000,00 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya 24/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, karşı davalı vekili tarafından 26/07/2017 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın süresinde olduğu, asıl ve karşı davada itirazın iptali davalarının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında "mal satış sözleşmesidir" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşme sonrasında davacı tarafından her iki tarafın imza ve kaşesini düzenleyen proforma faturalara ve sözleşme içeriğine göre icra takibine konu faturaların düzenlendiği, fatura içeriklerine göre, fatura bedellerinin %90' ına yakın kısmının sözleşme kapsamında satılan malzeme kalanının işçilik bedelini oluşturduğu, buna göre satılan malzemenin montajı da davacı satıcıda olmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin ağırlığının satım ilişkisine dayalı olmasına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacı, taraflar arasındaki "mal satış sözleşmesidir" başlıklı sözleşme kapsamında belirlenen malzemelerin söz konusu yer için malzeme ve montaj dahil olmak üzere anahtar teslimi teslim etmeyi kabul etmiş, yine satıcının alıcının temin ettiği çizim, tasarım ya da spesifikasyon nedeniyle mallarda oluşan kusurlar bakımından sorumluluk kabul etmeyeceği kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmede, alıcının teslim anında tespit edilebilen ayıplar için derhal ve teslimde tespit edilemeyen malları için, ayıplar için 8 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğü bulunduğu belirlenmiştir. Davalı karşı davacı yanca, davacı karşı davalı tarafından satılan ve montajı yapılan malların ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de ayıp olgusu dosya kapsamı ile ispat edilemediğinden mahkemece karşı davanın reddi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı karşı davalı vekili tarafından karşı davanın reddine rağmen kötüniyet tazminatına karar verilmemesinin yerinde olmadığı belirtilerek karşı dava istinaf edilmiş ise de karşı davada davacı haksız ise de kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından mahkemece kötüniyet tazminatının reddi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Asıl dava yönünden taraflara ait ticari defter ve kayıtların bilirkişi tarafından incelendiği her iki yanın ticari defter ve kayıtlarının mutabık olduğu ve asıl davada davacı lehine 59.856,97 TL alacak gösterdiği anlaşılmıştır.

Asıl davada davacı karşı davalı tarafından Ankara 59. Noterliği’nin 03356 yevmiye numaralı ve 01.02.2017 tarihli ihtarnamesi ile takibe dayanak üç adet faturadan bakiye kalan alacağın tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi için ihtarname gönderildiği, anılan ihtarnamenin açık bir temerrüt ihtarnamesi olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından mahkemece işlemiş faizin reddi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.A)Asıl davada:

a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından davacı karşı davalıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.937,38TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 803,61TL harcın mahsubu ile bakiye 3.133,77TL harcın istinaf eden davalı karşı davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, B)Karşı davada:

a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcın, peşin alınan 807,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 191,60 TL harcın istinaf eden davacı karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davalı karşı davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 09/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan...

(e-imzalıdır)

Üye...

(e-imzalıdır)

Üye...

(e-imzalıdır)

Katip...

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog