Esas No
E. 2025/972
Karar No
K. 2025/1088
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/972

KARAR NO: 2025/1088

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/03/2025

NUMARASI: 2024/941 E. 2025/202 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025

KARAR YAZIM TARİHİ: 23/05/2025

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/03/2025 tarih ve 2024/941 E - 2025/202 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatifin iflasa sürüklendiğini, mağdur üyelerin bir araya gelerek konutların yapımı ve teslimi ile önceki dönemlere ait borçların ödenmesi için çabaladıklarını, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedelinin alınmadığının anlaşıldığını, buna ilişkin Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve davaların kabulüne karar verildiğini, davalının 2003 yılı ocak ayından 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun hesaplanmasını davalının kooperatiften temin ettiği Kayseri ili ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel... blok ...bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının beyanları hanesine davalıdır şerhi konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 100,00-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve müvekkilinin de buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödediğini ve tapusunu aldığını, yasada aranan şartları sağladığını ve bu kapsamda müvekkilinden kesin maliyet talep edilemeyeceğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin sona erdiğini, bu nedenle aidat alacağının talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tapuyu aldıktan sonra davacı kooperatif tarafından hazırlanan hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığını ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağının muaccel hale gelmediğin, davanın esastan ve zaman aşımı sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce verilen 15/05/2024 tarih 2023/491 esas 2024/536 karar sayılı ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih 2024/1957 esas 2024/2094 karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin 2024/941 esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı kooperatifin davalının kooperatife üye olması nedeniyle ödemesi gereken aidat ve ara ödemeleri ödemediğinden bahisle eldeki davayı açtığı, davalının cevap dilekçesi, adına ferdileştirme yoluyla taşınmaz tescil edilmesi, davalının istifa ettiğini gösterir her hangi bir belge ve ihraç kararının olduğuna dair dosyada delil bulunmaması nedeniyle davalının kooperatif üyesi olarak kabulü gerektiği, davalı 20/11/2024 tarihli dilekçesi ekinde istifasının kabulüne dair yönetim kurulu kararı sunmuş ise de bu hususta genel kurullarda her hangi bir karar alınmadığı, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınan ek rapora göre kooperatif genel kurul toplantı tutanaklarında ara ödeme ile ilgili alınan kararların Kooperatifler Kanunu 31. Maddesi uyarınca bilanço alacaklarının kapatılması amaçlı alınan ek ödeme niteliğinde olmadığı, ilgili genel kurul kararlarının iptali için açılan her hangi bir davanın bulunmadığı, davalı vekili Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/994 Esas, 2023/685 Esas ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/529 Esas sayılı dava dosyaları ile ile genel kurulların iptali için dava açıldığını beyan etmiş ise de ilgili dosyanın uyap kayıtlarının incelenmesinde Kayseri 2. ATM 2024/994 E sayılı dosyasının dava dışı ... tarafından 2022 yılı genel kurulu için açılan iptal davası olduğu, 2023/685 Esas sayılı dosyanın bir kısım kooperatif üyeleri tarafından 2023 yılı genel kurulu için açılan iptal davası olduğu, Kayseri 1. ATM 2024/529 Esas sayılı dosyanın ise yine bir kısım kooperatif üyeleri tarafından 2024 yılı genel kurulunun iptali için açılan iptal davası olduğu, bu davaların hiçbirinde davalı ...'in davacı olmadığı gibi Kayseri 2. ATM 2024/994 Esas sayılı dosya haricinde de işbu davaya konu ara ödeme alacaklarının kararlaştırıldığı genel kurulların iptali için dava açılmadığı, ancak o dosyada da davalının davacı olmadığı anlaşılmakla davalı yönünden hüküm ifade etmeyeceği, bu nedenle ilgili dosyaların sonucunun beklenmesinde hukuki fayda olmadığı, öte yandan ara ödeme kararlarının tüm kooperatif üyelerini kapsayacak şekilde belirlenmiş olması nedeniyle Kooperatifler Kanunu 23. Maddesi uyarınca eşitlik ilkesine aykırı bir durumun da söz konusu olmadığı, davacının davasında haklı olduğu kanaati ile dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile, 119.637,00-TL aidat ve 121.000,00-TL ara ödeme olmak üzere toplam 240.637,00-TL alacağın taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyet bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmediğini, hazirunlarda yer verilmediğini, dosyaya 20/11/2024 tarihinde müvekkilinin istifasının kabul olduğuna ilişki karar sunulduğunu, davacı kooperatifin haksız kazanç kapısı haline getirdiği davalarda zayıf konumda bulunan müvekkilinin lehine olacak belgeleri mahkemeye sunmayarak mahkemeye yanıltmaya çalıştığının açık olduğunu, ilgili belgenin sonuçları konusunda inceleme yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 01/01/2003- 30/06/2023 dönemi itibariyle yapılan hesapların dikkate alındığını, fakat BAM kaldırma kararında 28/02/2011 - 31/05/2022 tarihleri arası dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğinin belirtildiğini, BAM kararında açıkça hesap dönemi belirtildiğini ve hatta bu durumun gerekçeli karar da dahi belirtilmişken ilgili durum dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin üye olduğuna ilişkin hiçbir kayıt kooperatif tarafından dosyaya sunulmadığını, aynı zaman da müvekkili tarafından yapılan ödeme kayıtlarının da dosyaya sunulmadığını, davacı kooperatif tarafından müvekkiline ait kayıtların dosyaya sunulmaktan kasti olarak imtina edildiğini, bu halde müvekkilinin yaptığı ödemelerde dosya arasında bulunmadığını, bu sebeple müvekkilinin davacı kooperatife yaptığı ödemelerin kayıtlarının bildirilen bankalar aracılığıyla celp edilmesi gerekirken bu hususta inceleme yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkemenin resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini. davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işlemin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsam da da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenerek tapuyu aldığı tarih itibariyle ticari defterlerde borcu olup olmadığının incelenmesi taraflarınca belirtildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile kooperatifin tacir olup olmadığı hususundaki tartışmanın noktalandığı ve kooperatifin şirket niteliğinde bulunduğunun vurgulandığını, 6102 Sayılı TTK'nın 124/1. maddesiyle de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiğini, kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı bir yorum faaliyeti olduğunu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin "... ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir..." olduğunun ifade edildiğini, bu durumda ticari defter ve kayıtlarının da dönemsel olarak tutulması gerektiğinin açık olduğunu, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmadığının açık olup raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmediğini, istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamının kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacıın talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olup söz konusu rapora dayalı olarak verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı kooperatifin 28.11.2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti için açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/917 E. 2023/237 K. sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 6. HD 2024/320 E. 2024/3203 K. Sayılı ilamı ile onandığını, ilgili genel kurul kararında alınan kararların yok hükmünde olduğunu, Kayseri 1. ATM'nin 2021/917 E. sayılı dosyası ile 2021 yılı genel kurulunun yoklukla malül olduğunun kesin olarak tespit edilmişken hesaplamada 2021 yılına ilişkin aidatların da hesaplanmış olduğundan raporun hatalı olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından ilgili dosya celp edilerek söz konusu kararda dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı kooperatifin davasını kabul etmemekle birlikte genel kurulda alınan kararların kanun ve ana sözleşmelere aykırı olamayacağına dair Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları olduğundan 11. Maddenin iptaline başvurulması yahut iptal edilmediğinden geçerli olacağı yönünde bir tespitte bulunulmasının hatalı olduğunu, zira 1163 sayılı kanunda ve kooperatifin ana sözleşmesinde kiraya ilişkin bir düzenlemenin yer almadığını, Yargıtay ve istinaf ilamlarında ise kira alacağı talebinin ancak konutunu teslim almayan üyeye ödenmek üzere istenebileceği ve genel kurulda da bu yönde karar alınması gerektiğinin düzenlenmiş olmakla davacı kooperatifin 21.04.2019 tarihli 11. Maddesi açıkça Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil etiğini, davacı kooperatifin genel kurulunda konutunu teslim almayan üyeye kira ödeneceğine dair bir karar yer almadığı gibi müvekkilinden tahsil edilmesi halinde kira alacağının kooperatifin hangi gideri için kullanılacağının dahi belirsiz olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk dairesi kira alacağı istenerek inşaat finansması, genel gider gibi yerlerde kullanılamayacağını açıkça içtihat etmesi karşısında davacı kooperatifin yoklukla malül genel kurul kararına dayanılarak kira talep edilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H. M.K 355.

Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, aidat ve ara ödeme alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davalının cevap dilekçesi incelendiğinde:

Davacı tarafından açılmış olan davayı kabul etmiyoruz .Davacının haksız davasının reddini talep ediyoruz.Davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsamında da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve müvekkilim de buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödemiş ve tapusunu almıştır. "şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davalı cevap dilekçesinde üye olduğunu kabul ettiği görülmektedir.

Davalı istinaf dilekçesi incelendiğinde ( ilk kez 06.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde) Kayseri 1. ATM 2021/917 Esas 2023/237 Karar sayılı dosyası ile 2021 yılı genel kurulunun yoklukla malül olduğu tespit edildiğini ileri sürmüştür. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/917 Esas. 2023/237 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 28/11/2021 tarihli genel kurulda alınan gündemin 3, 11, 12 ve 14. maddelerinde alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/320 Esas 2024/3203 Karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür. Dosyada yer alan 23.02.2024 tarihli rapor incelendiğinde; 28.11.2021 Tarihli Genel Kurulun 16. Gündem maddesinde, 125 m2 daireler için aylık 1400 TL, 150 m2 daireler için aylık 1500 TL ve 170 m2 daireler için 1700 TL aidat kararı alındığı belirtilmiş olup genel kurulun 16. Maddesinin yoklukla malul olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Davalı istinaf dilekçesi incelendiğinde ; Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/685 Esas Sayılı dosyasında açılan genel kurul kararının iptali davasının derdest olduğunu ileri sürmüş olup mahkemece alınan 20.01.2025 tarihli raporda "Ara ödemelerin kararlaştırılmış olduğu; 08.04.2012 Tarihli Genel Kurul 3.madde, 24.03.2013 Tarihli Genel Kurul 6.madde, 01.06.2014 Tarihli Genel Kurul 3.madde, 24.01.2015 Tarihli Genel Kurul 14.madde, 06.03.2016 Tarihli Genel Kurul 6.madde, 26.03.2017 Tarihli Genel Kurul 9.madde ve 25.06.2022 Tarihli Genel Kurul 8.madde yönünden yokluk ile malul olduklarına dair herhangi bir dava açılmış olduğuna ilişkin veri bulunmadığının belirtildiği görüldüğü gibi Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/685 Esas Sayılı dosyasında açılan davanın genel kurulun 2., 3.,4., 6. Maddelerinin iptali davası olduğu 8. Maddenin iptaline yönelik dava olmadığı görülmüştür.

Mahkemece alınan 20.01.2025 tarihli raporda davacının en son 25.06.2022 tarihli genel kurulun 8. gündem maddesi uyarınca Temmuz 2022 ayından başlamak üzere 170 m2 konutlar için aylık net 6.000 TL; 150 m2 konutlar için aylık net 5.000 TL, 125 m2 konutlar için aylık net 4.000 TL aidat kararı alınmıştır. Ayrıca Temmuz 2022 yılından başlamak üzere 6 eşit taksitte ödenmek üzere 40.000'TL ara ödeme talebinde bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.

Davacı eldeki davada 2003 yılı Ocak Ayından 2023 yılı Nisan ayına kadar talepte bulunmuş olup 25.06.2022 Tarihinden sonra yapılan genel kurullarda alınan aidat ve ara ödeme kararları eldeki davaya konu taleplere ilişkin olmadığı, davacının istinaf dilekçesinde 25.06.2022 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptali için Kayseri 2 ATM' 2024/994 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı yönünde açık bir istinafının bulunmadığı görülmüştür.

Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.

Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) (Benzer Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...) Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe zaman aşımı işlemeyecektir.

Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D 2023/4418 Esas 2024/375 Karar; Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar )

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, Dairemiz kaldırma kararı öncesi ve sonrasında toplanan deliller, mahkemece Dairemizin 2024/1957 Esas 2024/2094 Karar 24.10.2024 tarihli kaldırma ilamı doğrultusunda alınan 20.01.2025 tarihli raporlardaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin yukarıda yazılı ve yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, davalı taraf vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dava tarihi 2023 olup dava değeri 240.637 TL olduğu görülmüştür.

Anayasa Mahkemesinin 2023/182 esas-2024/203 karar sayılı,04/12/2024 tarihli ve Resmi Gazetenin ... tarihli ... sayılı sayısında yayımlanan kararıyla, 6100 sayılı HMK na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı kanunun 44. Md ile eklenen ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan "...341 inci ve 362 inci..." ibaresi ile "....362 inci..." ibaresinden sonra gelen "...ve..." kelimelerinin Anayasa aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş olması, Danıştay 12. Dairesinin emsal 2021/6033 esas-2021/5638 karar sayılı içtihadı ve yerleşmiş istikrarlı içtihatları ile Anayasanın 153. Maddesinde yer alan Anayasa mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm birlikte gözetildiğinde ; Her ne kadar işbu iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmişse de, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecek olması nedeniyle, dairemizce verilen işbu istinaf karar ilamı yönünden dava tarihindeki kesinlik/temyiz sınırı dikkate alınmış ve bu sebeple de Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/03/2025 tarih ve 2024/941 E - 2025/202 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli olan 16.437,91 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.109,48 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 12.328,43 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3.İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı TTK'nın 124/1. maddesiyle de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiğini, kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı bir yorum faaliyeti olduğunu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin "... ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir..." olduğunun ifade edildiğini, bu durumda ticari defter ve kayıtlarının da dönemsel olarak tutulması gerektiğinin açık olduğunu, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmadığının açık olup raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmediğini, istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamının kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacıın talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 K1163 md.11 K6100 md.44 HMK md.361/1 TTK md.124/1 K6102 md.124/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog