11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/6116 E. , 2025/5390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2021 tarihli ve 2021/29306 Soruşturma, 2021/127228 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.12.2023 tarihli ve 2023/8908 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.12.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/2577 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108210 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108210 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca,
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin muhasebecisinin kendisinden habersiz şekilde şifrelerini kullanarak gerçekte çalışmayan kişileri çalışan olarak gösterdiğini, bu kişilerin prim borçları nedeniyle maaşından kesinti yapıldığını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı açmış olduğu davanın reddine karar verildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; ödenmeyen primlerin cezalı olarak işverenden tahsil edilmesi işlemine karşı açılan davanın reddinin, işçilerin gerçekten çalışmadığı halde kimin tarafından SGK'ya bildirildiğini, bu durumun işverenin emir ve talimatı altında yapılıp yapılmadığını ispatlamayacağı gibi, şüpheli ...'ın SGK bildirimlerinin müştekinin sözlü talimatıyla yaptığını, yanında sigortasız olarak çalıştığı diğer şüphelinin de şikayete konu bildirimlerden haberdar olduğunu beyan etmesi, buna karşın diğer şüpheli ...'ın bahse konu beyanları yalanlaması, şüpheli ...'ı tanımadığını ifade etmesi ve 25/06/2020 tarihli ve 31166 sayılı Remi Gazete'den 6 ay süre ile mesleki faaliyetten alıkoyma cezası aldığının anlaşılması karşısında, öncelikle disiplin cezasının aynı döneme ait benzer bir faaliyetten dolayı verilip verilmediğinin araştırılması, varsa müştekinin tanıkları ve SGK'lı gösterilen kişilerin ifadelerinin alınması ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.5271 sayılı Kanun’un, karar tarihinde yürürlükte bulunan “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
2.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2021 tarihli ve 2021/29306 Soruşturma, 2021/127228 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, şikâyetçiye bizzat kalemde elden 29.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve bu karara karşı 24.10.2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmesi üzerine, İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.12.2023 tarihli ve 2023/8908 Değişik İş sayılı kararı ile dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği belirlenmiş ise de; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçiye usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığı belirlendiğinden, merci tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirilerek, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2025 tarihinde karar verildi.